HUKUK
I. AĐHS’YE EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ
ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran, kamulaꢀtırma bedelinin artırımı davasının açıldığı dönemden hükmedilen
meblağların efektif olarak ödendiği döneme kadar geçen süre zarfında parada meydana gelen
yüksek değer kaybının telafisi için uygulanan yasal gecikme faizi oranının yetersiz kalması ve
ek kamulaꢀtırma tazminatının geç ödenmesi sebebiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden
ꢀikayetçi olmaktadır. Baꢀvuran bu hususta 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesine atıfta
bulunmaktadır.
A. Kabuledilebilirliğe iliꢁkin
Hükümet mevcut baꢀvurunun iç hukuktaki yargılamanın sonuçlanmasından önce yapılması
nedeniyle iç hukuk yollarının tüketilmediğine dikkat çekmektedir.
Bir baꢀvuranın AĐHM’ye baꢀvurmadan önce iç hukuktaki muhtelif baꢀvuru yollarını gereği
gibi kullanma yükümlüğü olduğu ilke olarak doğruysa da, mevcut davada olduğu gibi,
baꢀvuru sunulduktan kısa bir süre sonra, ancak kabuledilebilirliğe iliꢀkin bir hüküm
verilmesinden evvel bu baꢀvuru yollarının son aꢀamasına varılmıꢀ olmasına müsamaha
edilmesi mümkündür (E.K. – Türkiye, no: 28496/95, 28 Kasım 2000). Bu itibarla AĐHM,
Hükümetin iç hukuk yollarının tüketilmediği yönündeki itirazını reddeder.
Hükümet ayrıca baꢀvuranın AĐHS’nin ihlali nedeniyle mağdur olduğunu iddia edemeyeceğini
belirtmektedir. Hükümet, baꢀvuranın belediye malları üzerindeki haczin kaldırılmasına rıza
gösterdiğini kanıtlayan bir belge sunmaktadır. Hükümete göre baꢀvuranın bu talebi kendisine
ödenen meblağdan tatmin olduğunun ve mevcut ihtilafın sona erdiğinin bir beyanıdır.
AĐHM sözkonusu belgenin, baꢀvuran tarafından kendi önünde sunulan ꢀikayetlerin esasına
iliꢀkin olmadığını tespit etmektedir. Baꢀvuranın AĐHM önünde dile getirdiği ꢀikâyetler, yasal
gecikme faizi oranının enflasyon oranının oldukça altında kalmasına ve belediyenin borçlarını
geç ödemesinden kaynaklanan zarara iliꢀkindir. Ayrıca baꢀvuran, ulusal mahkemeler önünde
daha yüksek bir tazminat elde etme imkanından vazgeçtiğini belirtmediği gibi halihazırda 1
No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi yönünden AĐHM’ye yaptığı taleplere iliꢀkin olarak bir
tatmin elde ettiğine de iꢀaret etmemiꢀtir. Bu noktada mevcut dava, baꢀvuranların ihtilafa
iliꢀkin tüm iddialarından vazgeçtikleri diğer kabuledilemez davalardan ayrılmaktadır (bkz.,
diğerleri arasında, Hüseyin Sarı – Türkiye, no: 14798/03, 29 Eylül 2005).
Bu itibarla AĐHM, baꢀvuranın 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlalinin mağduru
olduğunu iddia edebileceği kanaatindedir.
Đçtihadından (bkz., bilhassa, Aka, adıgeçen) doğan kıstasların ıꢀığında elindeki unsurların
tamamını dikkate alan AĐHM ꢀikayetin esastan incelenmesi gerektiği neticesine varmaktadır.
AĐHM, bu ꢀikayetin baꢀka herhangi bir kabuledilemezlik gerekçesinin bulunmadığını tespit
etmektedir.