CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
UYSAL VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no:13101/03)  
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
STRAZBURG  
22 EYLÜL 2005  
İşbu karar Sözleşme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde  
kesinleşecek olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 13101/03 başvuru no’lu davanın nedeni,  
Türk vatandaşı Tuncay Uysal, Nazım Uysal, Hasan Uysal, İsmail Uysal, Mehmet Uysal,  
Emine Taşkın, Nermin Aklan ve Gülten Eğe’nin (Başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları  
Mahkemesi’ne (AİHM) 31 Mart 2003 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS)  
34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurudur.  
Başvuran, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde Ankara Barosu avukatlarından  
T. Akıllıoğlu, A. Aktay ve M. Nerse tarafından temsil edilmektedirler.  
OLAYLAR  
Başvuranlar sırasıyla 1947, 1956, 1942, 1952, 1946, 1949, 1961 ve 1954 doğumlu  
olup Mersin’de ikamet etmektedirler.  
Karayolları Genel Müdürlüğü (İdare) 16 Aralık 1998 tarihinde başvuranların arsasını  
kamulaştırmıştır.  
İdare’ye bağlı bilirkişi komisyonu kamulaştırılan arsanın bedelini 18.293.553.000 TL  
olarak belirlemiştir. Bu tutar başvuranlara 7 Temmuz 1999 tarihinde ödenmiştir.  
Ödenen miktarda anlaşmazlığa düşen başvuranlar, 6 Ağustos 1999 tarihinde, Mersin  
Asliye Hukuk Mahkemesi’nde kamulaştırma bedelinin artırılması başvurusunda bulunmuştur.  
Mahkeme 11 Nisan 2000 tarihli kararla, başvuranları haklı bulmuş ve İdare’nin  
başvuranlara 42.181.023.000 TL ek tazminat bedelini, 7 Temmuz 1999 tarihinden itibaren  
işleyen gecikme faizi ile beraber ödemeye mahkum etmiştir.  
Yargıtay, 15 Ocak 2001 tarihli kararla bu kararı bozmuştur.  
Asliye Hukuk Mahkemesi, 15 Temmuz 2002 tarihinde, Yargıtay’ın kararı geri  
göndermesi üzerine, İdare’yi, 21.293.509.902 TL ek tazminat bedelini 7 Temmuz 1999  
tarihinden itibaren işleyen gecikme faizi ile beraber başvuranlara ödemeye mahkum etmiştir.  
Yargıtay 8 Ekim 2002 tarihinde, bu kararı onamıştır.  
İdare 12 Eylül 2003 tarihinde, ek tazminat bedeli olarak başvuranlara 81.055.050.000  
TL ödemiştir.  
HUKUKA DAİR  
1. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLMESİNE DAİR  
Başvuranlar, Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karşısında gecikme faizinin yetersiz  
olması nedeniyle ek kamulaştırma bedelinde kayba uğradıklarından şikayetçi olarak, bu  
konuda AİHS’nin Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.  
A. Kabul edilebilirliğe ilişkin  
AİHM, içtihat kararlarından çıkan kriterler ışığında (Bkz. özellikle Aka-Türkiye  
kararı, 23 Eylül 1998, 1998-VI, s. 2674-2676, § 17-25) ve elinde bulunan unsurları  
2
gözönünde bulundurarak, bu şikayetin esasının da incelenmesi gerektiğine kanaat  
getirmektedir. AİHM sonuç olarak, başvurunun hiçbir kabul edilemezlik gerekçesiyle ters  
düşmediğine kanaat getirmektedir.  
B. Esas Hakkında  
AİHM, geçmişte mevcut davada olduğu gibi birçok davada ortaya çıkan benzer  
sorunları irdelemiş ve Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır  
(Bkz. sözügeçen Akkuş, s. 1317, § 31 ve sözüedilen Aka, s. 2682, §§50-51).  
AİHM mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in, sözkonusu durumu farklı bir sonuca  
ulaştırabilecek ne bir olay ne de bir delil sunduğuna kanaat getirmektedir. Yerel mahkemeler  
tarafından ödenmesi istenilen ek istimlak bedellerinin ödenmesindeki gecikme, mülkiyet  
sahiplerine mallarının istimlak edilmesine ek olarak bir diğer zarara uğratan istimlak  
dairesinden kaynaklanmaktadır. Sözkonusu işlemin mevcut genel süresiyle beraber ikiye  
katlanan bu gecikme, Mahkeme’nin başvuranların, genel menfaat ve mallara saygı haklarının  
güvence altına alınmasının gerektirdiği zorunluluklar arasında olması gereken dengeyi bozan  
ölçüsüz özel bir yükümlülüğü yerine getirdikleri sonucuna varmasına neden olmaktadır.  
Bu nedenle Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.  
II. AİHS’NİN 6§1 MADDESİNİN İHLAL EDİLMESİNE DAİR  
Başvuranlar, adli yargılama süresinin AİHS’nin 6§1 maddesini tanımamasından  
şikayetçi olmaktadırlar.  
A. Kabul edilebilirliğe ilişkin  
AİHM, bu şikayetin AİHS’nin 35§3 maddesi uyarınca açıkça dayanaktan yoksun  
olmadığına kanaat getirmektedir. Başka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi bulunamamıştır.  
B. Esas Hakkında  
Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi alanında varılan sonuç gözönüne alınınca AİHM,  
bu konuyu ayrıca 6§1 maddesi açısından incelemeye gerek olmadığına kanaat getirmiştir.  
III. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. Maddi ve Manevi Tazminat  
Başvuranlar, 42.623 Amerikan Doları (Dolar) tutarındaki maddi zararının telafi  
edilmesinin gerektiğini belirtmiştir. Başvuranlar ayrıca manevi zarar için 20.000 Dolar talep  
etmektedirler.  
Hükümet bu taleplere itiraz etmektedir.  
Aka kararında (sözüedilen karar, s. 2683-2684, § 55-56) uygulanan hesap şeklini ele  
alarak ve mevcut ekonomik veriler ışığında, AİHM, başvuranlara ortaklaşa maddi tazminat  
adı altında 6.715 Euro ödenmesine karar vermiştir.  
3
AİHM manevi zarar konusunda, bu davanın koşullarında ihlal kararının yeterli adli  
tazmin oluşturduğuna kanaat getirmektedir.  
B. Masraf ve Harcamalar  
Başvuranlar, AİHM’deki yaptıkları masraf ve harcamalar için 5.511 Dolar talep  
etmektedirler.  
Hükümet bu iddialara itiraz etmektedir.  
AİHM, konu hakkında elinde bulunan unsurları ve içtihatları gözönünde bulundurarak,  
bütün masraflar için başvuranlara ortaklaşa 500 Euro ödenmesinin uygun olacağı  
kanaatindedir.  
C. Gecikme Faizi  
AİHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı basit faiz  
oranına 3 puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE  
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;  
2. Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. AİHS’nin 6§1 maddesine göre yapılan şikayetin ayrıca incelenmesine gerek  
olmadığına;  
4. İşbu kararın tek başına manevi zarar için yeterli adil tazmin oluşturduğuna;  
5. a) AİHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay  
içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden T.L.’ye çevrilmek üzere, miktara  
yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet’in başvuranlara  
ortaklaşa;  
i. maddi tazminat için 6.715 Euro (altı bin yedi yüz on beş Euro);  
ii. masraf ve harcamalar için 500 Euro (beş yüz Euro);  
ödemesine;  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar,  
Hükümet’in, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit  
oranda basit faizi uygulamasına;  
6. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMİŞTİR.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin İçtüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3.  
maddelerine uygun olarak 22 Eylül 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.  
4