prematüredir ve AĐHS’nin 35. maddesinin 1. ve 4. paragrafları kapsamında, iç hukuk
yollarının tüketilmemesi nedeniyle reddedilmelidir.
Birinci baꢀvuran hususunda ise, AĐHM, geçmiꢀte benzer davaları incelediğini ve
AĐHS’nin 6/1. maddesinin ihlal edilmiꢀ olduğu kararını verdiğini hatırlatmıꢀtır (bkz., Özel –
Türkiye, no. 42739/98, 7 Kasım 2002; Özdemir – Türkiye, no. 59659/00, 6 ꢁubat 2003).
Ancak, bu baꢀvuru aꢀağıda belirtilen sebeplerden ötürü farklı tutulabilir.
AĐHM, birinci baꢀvuranın, heyetinde askeri hakim bulunan Diyarbakır Devlet
Güvenlik Mahkemesi tarafından mahkum edilmiꢀ olmasına rağmen, sonradan söz konusu
kararın 14 Ekim 1999 tarihinde Yargıtay tarafından bozulduğunu kaydetmiꢀtir. Bu süre
zarfında, temyiz davası devam ederken, Haziran 1999’da Anayasa’da değiꢀiklik yapılmıꢀ ve
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi heyetinde bulunan askeri hakim sivil hakim ile
değiꢀtirilmiꢀtir. Sonuç olarak, Yargıtay’ın kararını müteakip, birinci baꢀvuran, olağan ceza
hukukunca sağlanan usule iliꢀkin bütün güvencelerle birlikte, üç sivil hakimden oluꢀan
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yeniden yargılanmıꢀtır (bkz., Yaꢀar – Türkiye,
no. 46412/99, 31 Mart 2005; Tarlan – Türkiye, no. 31096/02, 30 Mart 2006; Pakkan –
Türkiye, no. 13017/02, 31 Ekim 2006).
Yukarıda belirtilenler ıꢀığında, AĐHM, birinci baꢀvuranın, Diyarbakır Devlet Güvenlik
Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığına iliꢀkin ꢀikayetinin, AĐHS’nin 35. maddesinin 3.
ve 4. paragrafları uyarınca açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddedilmesi gerektiği
kararını vermiꢀtir.
B. Davanın süresi
Baꢀvuranlar, dava süresinin, AĐHS’nin 6/1. maddesinde ortaya konan “makul süre”
ꢀartıyla uyumlu olmadığı konusunda ꢀikayetçi olmuꢀlardır. Söz konusu madde ꢀöyledir:
“Herkes, ... cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, ... bir mahkeme
tarafından davasının makul bir süre içinde, ... görülmesini istemek hakkına sahiptir.”
Hükümet, kovuꢀturmanın 49 sanığı kapsaması ve bu sanıklar hakkındaki
suçlamalarının çok ciddi olması nedeniyle davanın karmaꢀık olduğunu belirtmiꢀtir.
Dolayısıyla, delil toplamak ve olayları tespit etmek güç olmuꢀtur. Hükümet, ayrıca,
baꢀvuranların ve baꢀvuranların avukatının çok fazla duruꢀmaya katılmadıklarını ileri
sürmüꢀtür. Son olarak, ikinci baꢀvuran, kaçarak davanın süresinde etkili olmuꢀtur.
1. Kabuledilebilirliğe Đliꢀkin
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, baꢀvurunun baꢀka açılardan bakıldığında da
kabuledilemezlik unsuru taꢀımadığını tespit etmiꢀtir. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir
niteliktedir.
2. Dikkate alınması gereken süre
i. Birinci baꢀvurana iliꢀkin
Dikkate alınması gereken süre birinci baꢀvuranın yakalanmasıyla 27 Haziran 1992
tarihinde baꢀlamıꢀ ve Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin kararıyla 30 Eylül 2003
3