AĐHM, polis müdahalesinin ve baꢀvuranların, müteakip olarak, düzenlenen mitinge
katılmaları nedeniyle suçlu bulunmalarının, 11. madde bağlamındaki haklarına baꢀlı baꢀına
bir müdahale teꢀkil ettiği kanaatindedir.
2. Müdahalenin haklı olup olmadığı
Hükümet, sözkonusu mitingin kanuna aykırı olarak düzenlendiğini kaydetmiꢀtir. 11.
maddenin ikinci paragrafının, kargaꢀayı önlemek amacıyla barıꢀçı toplantı hakkına
kısıtlamalar getirdiğini kaydeder.
AĐHM, müdahalenin “kanunda öngörülmüꢀ” olmadığı, 2. paragraf bağlamındaki bir ya
da daha fazla meꢀru amaca hizmet etmediği ve sözkonusu amaçların yerine getirilmesi için
“demokratik bir toplumda gerekli” olmadığı müddetçe 11. maddenin ihlalini teꢀkil edeceğini
yineler.
Bu bağlamda, mevcut davadaki müdahalenin 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri
Yürüyüꢀleri Kanunu’nun 22. maddesine dayandığı ve dolayısıyla AĐHS’nin 11/2 maddesi
bağlamında “kanunda öngörülmüꢀ” olduğu kaydedilmiꢀtir. Hükümet, meꢀru amaca iliꢀkin
olarak, müdahalenin kamu düzeninin bozulmasını engellemeye yönelik meꢀru bir amaca
hizmet ettiğini kaydetmiꢀ ve AĐHM, bunu kabul etmiꢀtir.
Müdahalenin, “demokratik bir toplumda gerekli” olup olmadığı hususunda AĐHM,
öncelikle 11. maddeye iliꢀkin kararlarına dayanak teꢀkil eden temel ilkelere atıfta bulunur
(bkz. Djavit An/Türkiye, no. 20652/92, paragraflar 56-57, AĐHM 2003-III, ve Plattform
“Ärzte für das Leben”/Avusturya, 21 Haziran 1988, 32. paragraf, A Serisi no. 139). Bu
içtihattan, yetkili makamların, kanuna uygun olarak yapılan mitinglerin barıꢀçı ꢀekilde
gerçekleꢀtirilmesine ve vatandaꢀların güvenliğinin sağlanmasına yönelik uygun önlemleri
alma yükümlülüklerinin bulunduğu anlaꢀılmaktadır (bkz. Balçık ve Diğerleri/Türkiye, no.
25/02, 46. paragraf, 29 Kasım 2007, ve Oya Ataman/Türkiye, no. 74552/01, 35. paragraf,
AĐHM 2006-…).
AĐHM ayrıca devletlerin, yalnızca barıꢀçı toplantı özgürlüğünü korumakla yükümlü
olmayıp aynı zamanda sözkonusu hakka makul olmayan dolaylı kısıtlamalar getirmekten de
kaçınması gerektiğini kaydeder. AĐHM son olarak, 11. maddenin asıl amacının bireyi, koruma
altındaki haklarını kullanırken keyfi müdahalelere karꢀı korumak olduğunu; bununla birlikte,
bu haklardan etkili ꢀekilde yararlanılmasını sağlama amaçlı pozitif yükümlülüklerin de
bulunabileceğini değerlendirmektedir (bkz. Djavit An, 57. paragraf ve Oya Ataman, 36.
paragraf).
AĐHM, sözkonusu ilkelerin aynı zamanda kamuya açık alanlarda düzenlenen
gösterilere ve yürüyüꢀlere de uygulanabileceği kanısındadır. Ancak, Yüksek Sözleꢀmeci bir
Devlet’in, a priori, kamu düzeni ve ulusal güvenlik sebepleriyle, toplantı düzenlenmesini izne
tabi tutması ve dernek faaliyetlerini düzenlemesi 11. maddenin ruhuna aykırı değildir (bkz.
Djavit An, paragraflar 66-67).
AĐHM, ulusal mevzuat uyarınca, sözkonusu tarihte kamuya açık bir miting
düzenlemek için izin gerekmediğini; ancak, yapılacak toplantının olaydan yetmiꢀ iki saat önce
bildirilmesi gerektiğini gözlemler. Đlke olarak, bu nitelikteki düzenlemeler, AĐHS tarafından
koruma altına alınan barıꢀçı toplantı özgürlüğüne gizli engel teꢀkil etmemelidir. Gayet açıktır