AĐHM Hükümetin bu davada farklı bir sonuca ulaꢀmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit
ve delil sunmadığına itibar ederek AĐHS’nin 5/3 maddesinin bu bakımdan ihlal edildiği
sonucuna varmaktadır.
AĐHS’nin 5/4 maddesine iliꢀkin ꢀikayet ile ilgili Hükümet görüꢀ bildirmemiꢀtir, AĐHM buna
benzer bir ꢀikayetin daha önce de incelendiğini ve sözü edilen bu hükmün ihlal edildiğini
anımsatır (Bkz. Bağrıyanık-Türkiye kararı, no: 43256/04, 5 Haziran 2007). AĐHM bu
baꢀvuruda da farklı bir sonucun alınmasını gerektirecek herhangi bir durumun olmadığı ve
aynı gerekçelerle AĐHS’nin 5/4 maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmaktadır.
II. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
AĐHS’nin 6/1 maddesine atıfta bulunan baꢀvuran davasının makul bir sürede görülmesi
hakkının ihlal edildiğini iddia etmektedir.
Hükümet davanın iç hukuktaki mahkemeler nezdinde halen sürüyor olması dolayısıyla iç
hukuk yollarının tüketilmediği itirazında bulunmaktadır.
AĐHM bu bağlamda Gülbahar ve Tut-Türkiye kararında (no: 24468/03, 24 ꢁubat 2009) buna
benzer bir itirazı reddettiğini hatırlatmaktadır. Daha önce varmıꢀ olduğu bu sonuçtan
ayrılmasını gerektirecek herhangi bir özel durumun bulunmayıꢀında AĐHM, Hükümetin
itirazını reddetmektedir. AĐHS’nin 35. maddesi bakımından herhangi bir kabuledilemezlik
unsuru bulunmamaktadır. AĐHM bu nedenle ꢀikayeti kabuledilebilir nitelendirmektedir.
Esasa gelince, AĐHM davanın halen devam ettiğini, yalnızca tek dereceli mahkeme önünde
geçen bu sürenin altı yıl dört aydan fazla olduğunu, dosyada yer alan unsurlardan ꢀu ana dek
herhangi bir karara varılmadığının anlaꢀıldığını hatırlatır.
AĐHM daha önce de birçok davada bu baꢀvurudakine benzer sorunların dile getirildiğini,
mahkemenin bu konudaki yerleꢀik içtihadından ileri gelen kıstaslar ıꢀığında «makul süre»
ilkesinin ihlal edildiği sonucuna varıldığını hatırlatır (Bkz. birçokları arasında Frydlender-
Fransa kararı no: 30979/96). Mevcut bu baꢀvuruda dava dosyasında farklı bir sonucun
çıkmasına elveriꢀli herhangi bir delil unsurunun yokluğunda, örgütlü iꢀlenen suçların
karmaꢀıklığı dikkate alınmakla birlikte, AĐHM, AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği
sonucuna varmaktadır.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
Baꢀvuran 55.000 TL. (yaklaꢀık 25.300 Euro) maddi tazminat ve 50.000 TL. (yaklaꢀık 23.000
Euro) manevi tazminat talep etmektedir. Baꢀvuran ayrıca avukatlık temsil gideri için 18.650
TL. (yaklaꢀık 8.580 Euro), iç hukuktaki ve AĐHM önünde yapmıꢀ olduğu yargılama
giderlerinin karꢀılığı olarak ise 4.540 TL. (yaklaꢀık 2.100 Euro) talep etmektedir. Baꢀvuranın
avukatı ispat edici belge mahiyetinde Đstanbul Barosu’nun avukatlık ücret tarifesini ve yapılan
çeꢀitli giderlere iliꢀkin bilgilerin (posta, telefon, kırtasiye giderleri, tercüme masrafı,
baꢀvuranın hükümlü bulunduğu sıradaki ulaꢀım giderleri vs.) ayrıntılı bir örneğini ve bu
baꢀvurunun hazırlanması için gereken çalıꢀma süresini sunmaktadır. Hükümet AĐHM’yi bu
talepleri reddetmeye davet etmektedir.
AĐHM tespit edilen ihlal ile öne sürülen maddi tazminat arasında hiçbir illiyet bağı
kuramamakta ve bu talebi reddetmektedir. Buna karꢀın, baꢀvurana manevi tazminat olarak
3