HUKUK
I. KABULEDĐLEBĐLĐRLĐK
Baꢀvuran, kendisini yargılayan Askeri Disiplin Mahkemesi’nin AĐHS’nin ilgili
kısımları aꢀağıda kaydedilen 6 § 1. maddesinin gerektirdiği gibi bağımsız ve tarafsız olmadığı
hususunda ꢀikayette bulunmuꢀtur:
“Herkes ... cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla
kurulmuꢀ bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının ... hakkaniyete uygun ... olarak
görülmesini istemek hakkına sahiptir.”
A. Kabuledilebilirlik
Hükümet, baꢀvuran aleyhindeki suçlamaların “ceza” ile değil “disiplin” ile ilgili
olduğunu ileri sürmüꢀtür. Bu nedenle, sözkonusu davada 6 § 1. maddenin uygulanmamıꢀtır ve
sözkonusu ꢀikayet, AĐHS hükümlerine ratione materiae (konu bakımından) uygun olmadığı
için reddedilmelidir.
Baꢀvuran Hükümet’in iddialarına itiraz etmiꢀ ve bir onbaꢀı olarak 477 No.lu Kanun’un
38. maddesinin (C) paragrafında belirtilen hükümler uyarınca cezasını çekmiꢀ olduğunu ileri
sürmüꢀtür. Dolayısıyla, kapıda bir muhafız ile birlikte 40 gün boyunca bir hücrede kilitli
kalmıꢀtır. Bununla birlikte, bu süreç askerlik hizmetine dahil edilmediği için ordudan
öngörüldüğünden 40 gün sonra terhis edilmiꢀtir.
AĐHM, Hükümet’in 6 § 1. maddenin uygulanması ile ilgili ilk itirazının, sözkonusu
ꢀikayetin esaslarının incelenmesi ile bağlantılı olduğu kanısındadır. Bu nedenle AĐHM ilk
itiraz ile sözkonusu ꢀikayet arasında bağlantı kurmaktadır. Ayrıca sözkonusu ꢀikayetin,
AĐHS’nin 35 § 3. maddesi bağlamında temelden yoksun olmadığını belirtmektedir.
Kabuledilmez olduğuna karar vermek için de gerekçe bulunmamaktadır. Bu nedenle
kabuledilebilir olduğuna karar verilmelidir.
B. Esaslar
1. Madde 6 § 1’in uygulanabilirliği
AĐHM öncelikle iꢀlenen suçu tanımlayan hükümlerin, sorumlu Devlet’in hukuk
sistemine göre, ceza hukukuna mı, disiplin hukukuna mı veya aynı zamanda her ikisine birden
mi ait olduğunu tespit etmenin gerekli olduğunu hatırlatmaktadır. Ancak bu yalnızca baꢀlama
noktasıdır. Elde edilen delillerin yalnızca resmi, göreceli bir değeri bulunmaktadır ve birçok
Sözleꢀmeci Devlet’te karꢀılaꢀtırmalı hukukun ortak paydasında ele alınmalıdır. Suçun niteliği
daha önemlidir. Ancak, AĐHM denetimi burda bitmemektedir. Bu tür bir denetim, ilgili
kiꢀinin maruz kalma riskini taꢀıdığı suçun ağırlık derecesi gözönüne alınmadığı takdirde
aldatıcı olacaktır (Engel ve Diğerleri/Hollanda, 8 Haziran 1976 tarihli karar, A Serisi no. 22,
§§ 82-83).
AĐHM, ilgili iç hukukun sözkonusu davada anılan suçlara (tabi olanlara hakaret etmek,
kasıtlı olarak üstlerinden gerçeği gizlemek ve tabi olanlara hakaret içeren emirler vermek)
disiplinle ilgili bir mesele olarak yaklaꢀtığını gözlemlemektedir. Sözkonusu suçlar
tasarlanmıꢀtır ve askeriye içerisinde düzeni devam ettirme amacını izlemektedir. Siviller için
eꢀit seviyede ve net bir cezai hukuk mevcut değildir. Ancak yukarıda anılan Engel kriterinin
3