tarihinde « Ronahi » kod adıyla da bilinen bir Alman vatandaꢀı olan Andrea Wolf’un Van’ın
Çatak ilçesi yakınlarında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından öldürüldüğü haberini verdiğini ;
ayrıca ölümüyle ilgili bir röportajın yayınlandığını belirtmektedir. Bu röportaj Frankfurt
savcılığının yürüttüğü soruꢀturma dosyasında bulunmaktadır. Đlgili ꢀahıs, ayrıca diğer Türk ve
Alman gazetelerinin de isimlerini vermektedir.
Baꢀvuran, 2001 yılı ꢁubat ayında yapılan bir telefon konuꢀmasında avukatının Çatak
Cumhuriyet savcısı R.B.’ye Andrea Wolf’un nerede gömüldüğünü bilen insanların olduğunu
söylediğini belirtmektedir. Savcı, yerini bildirdikleri takdirde mezarın açılması talimatını
vereceğini söylemiꢀtir. Ancak bu konuda hiçbir ꢀey yapılmamıꢀtır.
2. AĐHM’nin takdiri
a) Andrea Wolf’un ölümü hakkında
i. Đlgili genel ilkeler
AĐHM, 2. maddenin AĐHS’nin temel maddeleri arasında yer aldığını ve sözkonusu maddenin,
3. madde ile birlikte Avrupa Konseyi’ni oluꢀturan demokratik toplumların temel
değerlerinden birini ifade ettiğini hatırlatmaktadır (Birleꢀik Krallık aleyhine Finucane davası,
no 29178/95, prg. 67-71, CEDH 2003-VIII, ve Türkiye aleyhine Çakıcı davası [GC],
no 23657/94, prg. 86, CEDH 1999-IV). Üstelik AĐHS’nin 2. maddesi ile tanınan güvencenin
önemi dolayısıyla AĐHM, yaꢀam hakkına iliꢀkin ꢀikayetleri son derece büyük bir titizlikle
inceleyerek bir görüꢀ oluꢀturmak zorundadır (Türkiye aleyhine Tekdağ davası, no 27699/95,
prg. 72, 15 Ocak 2004, ve Türkiye aleyhine Ekinci davası, no 25625/94, prg. 70, 18 Temmuz
2000).
AĐHS’nin 2. maddesi, bütün olarak okunduğunda, bu maddenin sadece kasti öldürmeleri
kapsamadığı; ancak, kasıtlı olmayarak yaꢀama hakkından mahrum bırakmayla
sonuçlanabilecek “kuvvet kullanımına” müsaade edilen durumları da kapsadığı
anlaꢀılmaktadır. Bununla birlikte, ölümcül güce kasti olarak baꢀvurma, bunun zorunluluğunu
değerlendirirken göz önünde bulundurulacak faktörlerden sadece biridir. Ancak, (a), (b) ve (c)
fıkralarında ortaya konan amaçlardan birine veya birden fazlasına ulaꢀmak için, “mutlak
zorunluluk” haline gelmesi dıꢀında kuvvete baꢀvurmamak gerekmektedir. Bu koꢀul, AĐHS’nin
8 ila 11. maddelerinin 2. paragrafları uyarınca Devlet’in müdahalesinin “demokratik toplumda
gerekli” olup olmadığının belirlenmesinde normal olarak uygulanana göre daha katı ve
zorlayıcı bir zorunluluk kıstası uygulanması gerektiğini göstermektedir. Dolayısıyla, kuvvete
baꢀvurma, izin verilmiꢀ amaçlara ulaꢀmak ile kesin bir ꢀekilde orantılı olmalıdır (bakınız,
diğer birçoğu arasından, Türkiye aleyhine Anık ve diğerleri davası, no 63758/00, prg. 53,
5 Haziran 2007, Birleꢀik Krallık aleyhine McKerr davası, no 28883/95, prg. 110, CEDH
2001-III, Rusya aleyhine Issaïeva davası, no 57950/00, prg. 173, 24 ꢁubat 2005, Türkiye
aleyhine Akkum ve diğerleri davası, no 21894/93, prg. 237, CEDH 2005-II (alıntılar)).
Đnsanların korunması için bir araç olarak AĐHS’nin hedef ve amacı, ayrıca, 2. maddenin,
teminatlarını etkili ve uygulanabilir kılacak ꢀekilde, yorumlanmasını ve uygulanmasını
gerektirir (Birleꢀik Krallık aleyhine McCann ve diğerleri davası, 27 Eylül 1995 tarihli karar,
seri A no 324, s. 45-46, prg. 146-147).
AĐHS’nin 2. maddesinde teminat altına alınan korumaların önemini kabul eden AĐHM, bir
görüꢀe varmak amacıyla, özellikle ölüme yol açan olayları dikkatle incelemeli ve yalnızca
güce baꢀvuran Devlet görevlilerinin eylemlerini değil aynı zamanda dava koꢀullarının
tamamını da göz önüne almalıdır (Rusya aleyhine Issaïeva davası, ilgili bölüm, prg. 174).
12