CONSEIL DE
L'EUROPE
AVRUPA
KONSEYĐ
Fiiliyet Şen-TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru no: 31154/96)
Kararın Özeti (Dostane Çözüm)
1961 doğumlu olan başvuran Fiiliyet Şen, T.C. vatandaşı olup İstanbul'da ikamet et-
mektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde İstanbul Barosu avukatlarından
Sn. M. A. Kırdök, A. Doğan ve C. Yücel tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
İsmail Hakkı Adalı (İ.A.), Fevzi Yalçın (F.Y.), Kemal Soğukpınar (K.S.) ve Refa Şen
(R.Ş.), 7 Ekim 1988 tarihinde saat 13:00 sıralarında, İstanbul Tuzla'da kendilerini yakalamak
isteyen emniyet güçleri tarafından öldürülmüşlerdir.
Kartal Cumhuriyet Başsavcısı 17 Ekim 1988 tarihli iddianame ile, 16 emniyet
memuru hakkında Türk Ceza Kanununun (TCK) 448, 281 ve 463.
maddeleri uyarınca İ.A., F.Y., K.S. ve R.S.'yi öldürmekten Kartal Ağır Ceza
Mahkeme dava açmıştır.
Başvuran Kartal Ağır Ceza Mahkemesinde polisler hakkında devam eden davaya, 17
Ocak 1989 tarihinde tazminat hakkını saklı tutarak "müdahil taraf” olarak katılmış ve polisler-
in yetkilerini aşarak taammüden suç işlediklerini iddia etmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Şubat 1995 tarihli bir karar ile polis memurlarını
TCK'nın 49. maddesi hükümlerine göre serbest bırakmıştır. Mahkemenin tespitlerine göre,
güvenlik güçleri bir ihbar üzerine, Kırşehir Cezaevinden firar eden ve polis karakoluna bom-
balı bir saldırı düzenlemek için İstanbul-İzmir istikametinde yol alan mahkumları
yakalamak amacıyla Tuzla köprüsü civarında pusu kurmuşlar; pusuyu fark eden şüpheliler,
yapılan uyarıya rağmen ateş açarak, araçları ile hızla uzaklaşmaya çalışmışlardır. Mahkeme,
kararını, özellikle olay yerinde bulunan polis memurlarının ifadelerine, olay yeri tutanağına,
otopsi ve bilirkişi raporlarına dayandırmıştır. Güvenlik güçleri yaylım ateşinden sonra
aracı aramışlardır. Yetkililer, mermi dolu bir tabanca ve aşırı sol görüşlü yasadışı bir örgütün
faaliyetleri ile bağlantılı yayınlar bulmuşlardır. Olay mahallinde, elliye yakın mermi çekirdeği
bulunmuştur. Ayrıca daha sonra yapılan ikinci bir aramada bir tabanca daha bulunmuştur.
Mahkeme, şüphelilerin yakalama sırasında kullanılan yasal güç sonucu öldüğünü belirtmiştir.
Adıgeçen mahkeme, olayla ilgili polis memurların Polis Vazife ve Salahiyetleri Yasasına uy-
gun olarak şüphelilere ateş açtıkları yönünde karar vermiştir. Aynı mahkeme, başvuranların
polislerin şüphelileri ikaz etmeden ve yakın mesafeden ateş ettiklerine ilişkin iddialarını red-
detmiştir. 6 Şubat 1995 tarihli karara karşı başvuran ve Cumhuriyet Savcısı Yargıtay'a temyiz
başvurusunda bulunmuşlardır. Yargıtay, yargılamanın CMUK'a uygun yapıldığı gerekçesiyle
17 Ekim 1995 tarihinde kararı onamıştır.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2002. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.