AĐHM, ek kamulaꢀtırma bedelinin bir bölümünün, 15 Ocak 1998 tarihinden itibaren iꢀletilen
gecikme faiziyle birlikte Yargıtay tarafından ilk derece mahkemesinin kararının
onanmasından önce baꢀvurana gerçekten ödendiğini tespit etmektedir. Bununla birlikte
paranın değer kaybetmesinden doğan muhtemel bir zarar olup olmadığını belirlemek
maksadıyla AĐHM, ilgili döneme ait ekonomik verileri dikkate alan bir hesaplama yöntemi
kullanarak bu zarar hakkında bir hükme varmalıdır.
Mevcut davada AĐHM, tazminat elde etmek amacıyla açılan davanın üç yıl sürdüğünü ve bu
dönemde parada görülen değer kaybının baꢀvuranı mülkünün kamulaꢀtırılmasına ek olarak
ayrı bir zarara daha soktuğunu kaydetmektedir. Baꢀvuranın alacağının taꢀınmazının
kamulaꢀtırıldığı dönemdeki değeriyle, ödemenin yapıldığı tarihteki değeri arasındaki fark
AĐHM’yi, ilgilinin kamu menfaati gereklilikleriyle mülkiyet hakkına saygının korunması
arasında olması gereken adil dengeyi bozan alıꢀılmıꢀın dıꢀında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak
zorunda kaldığı yönünde düꢀünmeye sevk etmektedir (bkz., diğer birçokları arasında, Aka,
adıgeçen ; Akkuꢀ, adıgeçen ; Ertuğrul Kılıç – Türkiye, no: 38667/02, prg. 20, 12 Aralık 2006).
Bu itibarla 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran, Yargıtay’ın kendisine ödenecek ek kamulaꢀtırma bedeli miktarının düꢀürülmesi
yönünde bilirkiꢀilere talimat vermek suretiyle adli denetim yetkisini aꢀtığını iddia etmektedir.
Bu çerçevede baꢀvuran, sözkonusu miktarın taꢀınmazının piyasa değerini karꢀılamaktan uzak
olduğunu iddia ederek mevcut davada uygulanan gecikme faizi oranlarının Türkiye’deki
yüksek enflasyon oranı karꢀısında yetersiz kalması nedeniyle ödenen meblağın değerini
yitirdiğinden yakınmaktadır. Baꢀvuran ayrıca yargılama sürelerinin AĐHS’nin 6/1 maddesine
aykırı olduğunu iddia etmektedir.
AĐHM bu ꢀikayetlerin yukarıda incelenen ꢀikayetlerle bağlantılı olması sebebiyle
kabuledilebilir ilan edilmesi gerektiğini tespit etmektedir. Ancak 1 No’lu Ek Protokol’ün 1.
maddesi yönünden yaptığı tespiti göz önünde bulunduran AĐHM ꢀikayetlerin geriye kalanını
ayrıca incelemeye gerek olmadığı kanaatindedir.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Maddi ve manevi tazminat
Baꢀvuran maddi tazminat olarak, taꢀınmazın piyasa değeri ile eline geçen kamulaꢀtırma bedeli
arasındaki farka tekabül edecek ꢀekilde 2.788.000 Euro, ödemelerdeki gecikmelerin tazmini
için 26.067.000 Euro, kamulaꢀtırma nedeniyle doğan zararı için ise 1.584.000 Euro talep
etmektedir. Baꢀvuran ayrıca 200.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.
Hükümet bu taleplere itiraz etmektedir.
Konuyla ilgili içtihadına (adıgeçen Aka ve Akkuꢀ kararları) uygun olarak elinde bulunan
uygun ekonomik veriler ıꢀığında kendi hesap yöntemine baꢀvuran AĐHM, baꢀvurana 117.175
Euro maddi tazminat ödenmesine hükmetmektedir.
Manevi tazminata iliꢀkin olarak ise AĐHM, mevcut dava koꢀullarında ihlal tespitinin baꢀlı
baꢀına yeterli bir adil tatmin teꢀkil ettiği kanaatindedir.
4