AĐHM, göz önüne alınması gereken sürenin, Türkiye’nin kiꢀisel baꢀvuru hakkını
tanıdığı 28 Ocak 1987’de baꢀladığını kaydeder. Ancak, sözkonusu tarihten bu yana geçen
sürenin makullüğü değerlendirilirken, yargılamanın o tarihte bulunduğu aꢀama göz önüne
alınmalıdır (bkz. ꢁahiner/Türkiye, no. 29279/95, 21. paragraf, AĐHM 2001-IX). 28 Ocak 1987
tarihi itibariyle davanın, yedi yıl on bir aydan fazla süredir devam etmekte olduğunu
kaydeder. Anlaꢀıldığı kadarıyla yargılamanın halen devam etmesi nedeniyle, sözkonusu süre
henüz sona ermemiꢀtir. Dolayısıyla, iki aꢀamalı yargılamada yirmi iki yıl sekiz ay devam
etmiꢀtir.
AĐHM yargılama süresinin makullüğünün, dava koꢀulları ıꢀığında ve davanın
karmaꢀıklığı, baꢀvuranlar ile ilgili makamların tutumları ve baꢀvuranlar için nelerin riskte
olduğu gibi kriterler göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatır (bkz.
Frydlender/Fransa [BD], no. 30979/96, 43. paragraf, AĐHM 2000-VII).
AĐHM, mevcut baꢀvurudakine benzer sorunların ortaya konduğu davalarda sıklıkla,
AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıꢀtır.
Sunulan delilleri inceleyen AĐHM, Hükümet’in mevcut davada farklı bir sonuca
varmasını sağlayacak görüꢀler ya da iddialar ileri sürmediği kanaatindedir. Konuya iliꢀkin
içtihadını göz önüne alan AĐHM, yargılama süresinin aꢀırı olduğu ve “makul süre” koꢀulunu
karꢀılamadığı kanısına varmaktadır. Dolayısıyla, AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
AĐHM, baꢀvuranların AĐHS’ye ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi bağlamındaki
ꢀikayetleri hususunda yargılamanın halen devam ettiğini ve baꢀvuranların, taꢀınmazın yasal
sahipleri olup olmadıklarının, henüz nihai bir kararla çözüme ulaꢀtırılmıꢀ olmadığını
gözlemler. Sonuç olarak, AĐHM sözkonusu ꢀikayetin, açıkça dayanaktan yoksun olması
nedeniyle AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca reddedilmesi gerektiği
sonucuna varır (bkz. Ali Kemal Uğur ve Diğerleri/Türkiye, no. 8782/02, 39. paragraf, 3 Mart
2009).
AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
AĐHS’nin 41. maddesi ꢀöyledir:
“Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek
Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde,
hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”
A. Tazminat
Baꢀvuranlar, maddi tazminat olarak 8,655,150 Euro talep etmiꢀtir. Ayrıca manevi
tazminat olarak 1,195,000 Euro talep etmiꢀtir. Talep edilen 1,195,000 Euro’nun 195,000
Euro’su yargılama süresinin aꢀırı olması hususundaki ꢀikayete iliꢀkin, kalan meblağ da 1
No’lu Protokol’ün 1. maddesi bağlamındaki ꢀikayete iliꢀkindir. Baꢀvuranlar son olarak,
yargılama masraf ve giderleri için 72,000 Euro talep etmiꢀtir. Talep edilen 72,000 Euro’nun
8,000 Euro’su AĐHM önünde yapılan yargılamalara, kalan 64,820 Euro’su da ulusal
mahkemeler önünde yapılan yargılamalara iliꢀkindir. Baꢀvuranlar bu bağlamda, diğer
belgelerin yanısıra, bir bilirkiꢀi raporuna, ulusal mahkemeler ve noterlerce verilen
makbuzlara, tarihi 1979 yılına kadar giden çeꢀitli avukatlık sözleꢀmelerine, vekaletname
ücretlerine ve posta makbuzlarına dayanmıꢀlardır.