bilgilendirmesi gerektiğini, ancak mevcut davada böyle bir durumun sözkonusu olmadığını
belirtmektedir. Hükümet, bu durumdan, başvuranın avukatlık ücretini ödemek için yeterli
geliri olduğu, o halde mahkeme masraflarını da ödeme imkanına sahip olduğu sonucuna
ulaşmaktadır. Hükümet, başvuranın yargılama masraf ve giderlerini azaltacak şekilde kısmi
dava açabilme imkanının bulunduğunu da sözlerine eklemektedir.
Hükümete göre, adli yardım talebinin reddedilmesi, mahkemeye erişim hakkının özüne halel
getirecek şekilde veya düzeyde başvuranın erişimini engellememiştir.
AİHM, mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığını ve zımnen kabul edilmiş bazı
sınırlamalara tabi olabileceğini, zira erişim hakkının doğası gereği, devlet tarafından bir
düzenleme gerektirdiğini hatırlatmaktadır. AİHS’nin 6/1 maddesi davacıların “medeni hak ve
yükümlülüklerine” ilişkin kararlar hakkında mahkemeye erişim hakkını etkin bir biçimde
güvence altına almakta ise de bu hususta kullanılacak araçların seçimini devlete bırakır.
Ancak, Sözleşmeye taraf olan devletler, bu konuda belli bir takdir payına sahip olsalar da
AİHS’nin gereklerine riayet edilip edilmediğine dair son karar AİHM’ye aittir (Airey-İrlanda,
9 Ekim 1979 tarihli karar ve Z ve diğerleri-Birleşik Krallık, başvuru no: 29392/95).
Mahkemeye erişim hakkı, bir yargılanabilirin mahkemeye erişim hakkının özüne halel
getirecek şekilde ve düzeyde sınırlandırılamaz. Mahkemeye erişim hakkına getirilen
kısıtlama, meşru bir amaç taşıdığı ve kullanılan araçlarla amaç arasında makul bir orantılılık
ilişkisi mevcut olduğu sürece, AİHS’nin 6/1 maddesine uygun düşer (Bellet-Fransa, 4 Aralık
1995 tarihli karar).
Sözkonusu sınırlama mali nitelikli olabilir (Kreuz-Polonya, başvuru no: 28249/95). AİHM,
adaletin iyi şekilde tecelli etmesi için, bir kişinin mahkemeye erişim hakkına mali kısıtlamalar
getirilebileceğini hiçbir zaman göz ardı etmemiştir (Tolstoy-Miloslavsky- Birleşik Krallık, 13
Temmuz 1995 tarihli karar). Hukuk mahkemelerinde açılan davalar için mahkeme harcı
ödenmesinin istenmesi, AİHS’nin 6/1 maddesine aykırı olarak mahkemeye erişim hakkının
sınırlaması olarak kabul edilemez. Bununla birlikte, ilgilinin, mahkemeye erişim hakkından
yararlanıp yararlanmadığının ve “davasının bir mahkeme tarafından görülüp görülmediğinin”
belirlenmesinde, bir davanın özel koşulları ışığında değerlendirilen masrafların tutarı, kişinin
ödeme gücü ve sözkonusu sınırlamanın yargılamanın hangi safhasında ortaya çıktığı gibi
faktörlerin dikkate alınması gerekir. (Kreuz, Weissman ve diğerleri- Romanya, başvuru no:
63945/00, Iorga-Romanya başvuru no: 4227/02, 25 Ocak 2007).
Mevcut davada, yargılama masraflarının ödenmemesi, İdare Mahkemesi’nin davanın
açılmamış sayılmasına yol açmıştır. Başvuranın ödemesi gereken yargılama masraflarının
miktarı 607.880.000 TL’ydi (yaklaşık 370 Euro). Sözkonusu miktar çok yüksek gibi
görünmese de aylık emekli maaşı 376.000.000 TL (yaklaşık 220 Euro) olan ve kirada oturan
başvuran için yüksek bir meblağ idi.AİHS’nin amacının teorik ya da hayali hakları değil
gerçek ve etkili hakları (Artico-İtalya, 13 Mayıs 1980) korumak olduğunu göz önüne alan
AİHM, geliri yalnızca emekli aylığından ibaret olan başvuran için yargılama masraflarının
başvurana aşırı yük yüklediği kanaatindedir (Iorga).
AİHM, adli yardım talebini reddederken, İdare Mahkemesi’nin, yoksulluk, talebin yerindeliği
gibi, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 465. maddesinde belirtilen koşulların biraya
gelmediği kanaatine vardığını not etmektedir.
Başvuranın durumunun belirsizliği, mahkemeye erişim hakkına yönelik olarak getirilen
kısıtlamanın incelenmesinde belirleyici bir unsur oluşturmaktadır. AİHM, devletin kamu
4