COUNCIL  
AVRUPA  
OF E U R O P E  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
SEVAL TEKSTĐL SANAYĐ VE MÜMESSĐLLĐK DITĐCARET LTD. TĐ –  
TÜRKĐYE  
(B a vuru no. 8476/05)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
22 Eylül 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir.  
ekli düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Bu dava, Seval Tekstil Sanayi ve Mümessillik DıTicaret Ltd. ti. (“bavuran irket”)  
adlı irketin Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 31 Ocak 2005 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel  
Özgürlüklerin Korunmasına Đlikin Sözleme’nin (“Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi -  
AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yaptığı 8476/05 numaralı bavuru sonucu görülmütür.  
Bavuran irket Kocaeli ilinde ikamet eden avukat A. Akpınar tarafından temsil edilmitir.  
OLAYLAR  
Bavuran irket 3 Aralık 1997 tarihinde Đstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde özel  
bir banka (“banka”) hakkında tazminat davası açmı, bankanın uyguladığı yüksek faiz  
nedeniyle maddi zarara uğradığını iddia etmitir. Bunun ardından banka karı dava açmıtır.  
Đki dava 22 Eylül 1998 tarihinde birletirilmitir.  
Mahkeme 20 Ocak 2004 tarihinde bavuran irkete tazminat ödenmesine hükmetmitir.  
Kararı her iki taraf temyiz etmitir. Yargıtay 18 Nisan 2005 tarihinde usuli nedenlerle kararı  
bozmutur.  
Đstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 17 Kasım 2005 tarihinde usuli düzeltmeler yapıp,  
bankanın bavuran irkete tazminat ödemesine hükmetmitir. Her iki taraf da kararı temyiz  
etmitir. Yargıtay 13 Mart 2006 tarihinde bavuran irketin temyiz talebini, yasal süre içinde  
bavurulmadığı gerekçesiyle reddetmitir. Öte yandan Yargıtay bankayla ilgili kararı hem  
usul hem de esas yönünden bozmutur. Bavuran irket 30 Haziran 2006 tarihinde kararın  
düzeltilmesini talep etmitir. Yargıtay 19 Haziran 2006 tarihinde bavuran irketin talebini  
reddetmitir.  
Đstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 21 Haziran 2007 tarihinde görevsizlik kararı  
vermitir. Bavuran irket 25 Ocak 2008 tarihinde kararı temyiz etmitir.  
Bavuranların u ana dek sundukları dava dosyasındaki bilgilere göre, dava ulusal  
mahkemelerde halen derdesttir.  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
Bavuran irket, davanın süresinin, AĐHS’nin 6/1 maddesinde belirtilen “makul süre”  
kouluyla örtümediğinden ikayetçi olmutur. Hükümet bu sava itiraz etmitir.  
Göz önünde bulundurulacak süre 3 Aralık 1997 tarihinde balamı, henüz sona  
ermemitir. Dolayısıyla dava iki yargı aamasında yaklaık 11 yıl 9 ay sürmü, u ana dek altı  
karar verilmitir.  
1
Hükümet, AĐHM’den, bavuran irketin AĐHM’nin 35/1 maddesinin öngördüğü üzere iç  
hukuk yollarını tüketmediği gerekçesiyle bavuruyu reddetmesini talep etmitir. Bu bakımdan  
Hükümet, bavuran irketin ikayetin özünü ulusal mahkemelere belirtmediğini ileri  
sürmütür.  
AĐHM, daha önceki davalarda Hükümet’in benzer itirazlarını inceleyip reddettiğini  
yineler (özellikle bkz. Karakulukçu – Türkiye, 49275/99). AĐHM mevcut davada içtihadın  
ına çıkılmasını gerektirecek özel koullar tespit etmemitir. Bu nedenle Hükümet’in  
itirazını reddeder.  
AĐHM bu ikayetin AĐHS’nin 35/3 maddesi çerçevesinde açıkça dayanaktan yoksun  
olmadığı sonucuna varır. Ayrıca diğer bakımlardan da kabuledilmez olmadığını kaydeder. Bu  
nedenle bavurunun kabuledilebilir olduğunu belirtir.  
ikayetin esasıyla ilgili olarak AĐHM, mevcut bavurudakine benzer meseleleri ortaya  
koyan davalarda sıklıkla AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmektedir  
(diğerlerinin yanı sıra bkz. Frydlender – Fransa [BD], 30979/96). AĐHM, kendisine sunulan  
tüm bilgi ve belgeleri incelemi, Hükümet’in mevcut davada farklı bir karara varmasını  
sağlayacak hiçbir delil ya da savunma sunmadığı kanısına varmıtır. Konuya ilikin içtihadını  
göz önünde bulundurarak, davanın haddinden uzun sürdüğü ve “makul süre” kouluna  
uymağı sonucuna varmıtır. Buna göre AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmitir.  
AĐHS’nin 41. Maddesi kapsamındaki hakkaniyete uygun tatmine ilikin olarak, bavuran  
irket, Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 60. maddesiyle, ilgili Uygulama Talimatı’nın 5. maddesine  
riayet etmemi, kendilerinden istenildiğinde, adil tatmin talebinde bulunmamılardır. Bu  
nedenle AĐHM bu balık altında tazminata hükmedilmesine gerek görmemektedir (bkz.  
Marčić ve Diğerleri – Sırbistan, 17556/05).  
Öte yandan AĐHM, sözkonusu davanın ulusal mahkemelerde halen derdest olmasına  
ilikin olarak, en uygun tatmin biçiminin, adaletin doğru ileyiiyle AĐHS’nin 6. maddesine  
ilikin koulları gözeterek, bu davaları olabildiğince hızlı ekilde sonlandırmak olacağı  
kanısına varır.  
AĐHM YUKARIDAKĐ GEREKÇELERE DAYANARAK, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Hukuk yargılamasının süresine ilikin ikayetin kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar, Đngilizce olarak hazırlanmıve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve  
3. fıkraları uyarınca 22 Eylül 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
Sally Dollé  
Zabıt Katibi  
Françoise Tulkens  
Bakan  
2