verdiği kararda, aynı ateꢀ açma olayını ve aynı soruꢀturmanın etkinliğini zaten ???incelemiꢀ
olduğunu gözlemler.
Yukarıda bahsedilen 24 Mayıs 2005 tarihli kararda AĐHM, altı kiꢀinin öldürülmesi ile iki
baꢀvuranın yaralanmasına sebebiyet verilmesinin, AĐHS’nin 2. maddesini ihlal ettiği
sonucuna varmıꢀtır. Ayrıca, esası bakımından soruꢀturma ile yargılamanın etkisiz olduğu ve
(usul bakımından) 2. madde ile 13. maddenin ihlal edilerek, baꢀvuranların etkili baꢀvuru
yollarından mahrum edildikleri sonucuna da varmıꢀtır.
AĐHM mevcut baꢀvuruyla tarafların görüꢀlerini incelemiꢀtir. Hükümet’in, AĐHM’nin
yukarıda belirtilen kararla ilgili içtihadının dıꢀına çıkmasını sağlayacak bir argüman
geliꢀtirmediği kanısındadır.
Bu bağlamda, AĐHM, özellikle, sivil gönüllülerin köy korucusu olarak polis gibi
kullanılmasıyla ilgili endiꢀelerini yineler. Avꢀar – Türkiye (25657/94) davasındaki kararında
iꢀaret edildiği üzere, köy korucuları, jandarma ve polis memurlarına verilen olağan disiplin ve
eğitim düzeninin dıꢀında hareket etmiꢀtir. Dolayısıyla, köy korucularının kendi
inisiyatifleriyle veyahut güvenlik güçlerinin talimatları kapsamında gerçekleꢀtirdikleri kasten
veya kasıtsız biçimde hakim durumlarını kötüye kullanmaları karꢀısında ne çeꢀit önlemler
alındığı belli değildir (bkz. Acar ve Diğerleri). Bu bağlamda AĐHM, , köy korucularına
kapsamlı profesyonel eğitim verilmemesinim dikkat çekici olduğu kanısındadır. Ayrıca
AĐHM’nin bu çerçevedeki endiꢀeleri, Đçiꢀleri Bakanlığı’na ait olup, baꢀvuranların AĐHM’ye
sunduğu ve doğruluğu tartıꢀma götürmez bilgiler doğrultusunda da artmıꢀtır.
Ayrıca AĐHM, Hükümet’in ateꢀ açma olayında köy korucularının devlet adına hareket
etmedikleri yönündeki iddiasını kabul etmeye hazır değildir. Bu bağlamda, köy korucularının
devlet tarafından görevlendirildikleri ve silahlandırıldıklarını kaydeder. Denizli Ağır Ceza
Mahkemesi’nin tespit ettiği üzere, köy korucuları izlerini örtmek ve savcının soruꢀturma
yapmasını engellemek için askerlerden yardım almıꢀlardır. Esasında AĐHM, Acar ve
Diğerleri kararında hükmettiği üzere, jandarmanın köy korucularının kanunsuz hareketlerine
tepki vermemesinin, bu tür hareketlere zımni muvafakat edilmesi anlamına geldiği
kanısındadır.
AĐHM, yukarıda belirtilenler ıꢀığında, devletin, baꢀvuranların yakınları Süleyman Acar
ve Sabri Acar’ın öldürülmeleri ile baꢀvuranlar Yusuf Acar ve Süleyman Acar’ı öldürmeye
teꢀebbüs olayında, sorumluluk yüklenmesi gerektiği sonucuna varmıꢀtır. Öldürme ve
öldürmeye teꢀebbüs olayları için herhangi bir gerekçe öne sürülmemiꢀ olduğu göz önünde
bulundurularak, AĐHM, 2. maddenin ihlal edildiği kanısına varır.
AĐHM ayrıca soruꢀturmayı da incelemiꢀtir. Bir kez daha, Hükümet’in, AĐHM’nin Acar ve
Diğerleri kararındaki içtihadının dıꢀına çıkmasını sağlayacak bir argüman geliꢀtiremediği
sonucuna varır.
Buna göre, soruꢀturmanın etkisizliğiyle ilgili olarak AĐHS’nin 2. maddesi usul
bakımından ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 8. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
4