COUNCIL  
AVRUPA  
OF E U R O P E  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
TEVFĐK OKUR – TÜRKĐYE  
(B a vuru no. 2843/05 )  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
29 Eylül 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir.  
ekli düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 2843/05 no’lu davanın nedeni, Tevfik Okur  
(“bavuran”) adlı T.C. vatandaının Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne, 3 Aralık 2004  
tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilikin Sözleme’nin (“Avrupa  
Đnsan Hakları Sözlemesi - AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran Ankara Barosu avukatlarından C. Çalıtarafından temsil edilmitir.  
OLAYLAR  
DAVANIN KOULLARI  
1970 doğumlu olup Nevehir’de ikamet etmekte olan bavuran, bavuruya mahal veren  
olaylar sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri’nde devlet memuru olarak hizmet vermekte idi.  
Askeri mahkeme tarafından mahkumiyetine karar verilmesini takiben, 10 Eylül 2003  
tarihinde Milli Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla memuriyet görevini  
kötüye kullandığı gerekçesiyle bavuranın devlet memurluğuyla iliiği kesilmitir.  
Ardından  
bavuran  
kararın  
iptali  
istemiyle  
Askeri  
Yüksek  
Đdare  
Mahkemesi’nde(“AYĐM”) dava açmıtır.  
Milli Savunma Bakanlığı, bavuranın görülerine cevaben, bavuranın iliiğinin, 657  
No’lu Devlet Memurları Kanunu ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görevli Devlet Memurları  
Disiplin Kuralları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri kapsamında  
kesildiğini ifade etmitir. Milli Savunma Bakanlığı ayrıca 1602 Sayılı Askeri Yüksek Đdare  
Mahkemesi Kanunu’nun 52 (4) maddesi uyarınca “gizli belge” olarak sınıflandırılan bilgi ve  
belgeleri Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’ne sunmutur. Bu belgeler bavurana  
gösterilmemitir.  
Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi 24 Haziran 2004 tarihinde bavuranın talebini  
reddetmitir. Yargılama sırasında AYĐM basavcısının Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’ne  
sunduğu mütalaa bavurana tebliğ edilmemitir.  
Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi 16 Eylül 2004 tarihinde bavuranın kararın düzeltilmesi  
talebini reddetmitir.  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
Bavuran, AĐHS’nin 6/1 maddesi çerçevesinde, Milli Savunma Bakanlığı’nın Askeri  
Yüksek Đdare Mahkemesi’ne sunduğu gizli bilgiye eriememesi ve bu mahkemeye bağlı  
1
basavcının mütalaasının kendisine tebliğ edilmemesi nedeniyle kuvvetlerin eitliği ilkesinin  
ihlal edildiğinden ikayetçi olmutur.  
A. Kabuledilebilirliğe ilikin  
Hükümet, AĐHS’nin 35/1 maddesi kapsamında iç hukuk yolları tüketilmediği için,  
AĐHM’den, basavcının mütalaasının bavurana bildirilmemesine ilikin ikayeti  
reddetmesini talep etmitir. Hükümet bu bakımdan bavuranın bu ikayeti ne Askeri Yüksek  
Đdare Mahkemesi’nin huzuruna getirdiğini ne de AYĐM basavcısının durumada okunan  
görülerini yanıtladığını ileri sürmütür.  
AĐHM Miran – Türkiye (43980/04) davasında benzer bir ön itirazı reddettiğini gözlemler.  
Mevcut davada da farklı muamelede bulunmakta sebep görememektedir. Bu nedenle  
Hükümet’in itirazını reddeder.  
Bavurunun AĐHS’nin 35. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, baka bir gerekçe altında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
B. Esas  
1. Gizli bilgiye eriilememesi  
Hükümet, bavuranın devlet memurluğuyla iliiğinin kesilmesinin nedeninin, Askeri  
Yüksek Đdare Mahkemesi kararında açıkça ifade edildiğini ve 1602 Sayılı Kanun’un 52 (4)  
maddesi kapsamında sunulan belgelerin yargılamanın sonucu için önemi bulunmadığını ileri  
sürmütür.  
AĐHM, daha önce benzer ikayetleri incelediğini ve AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal  
edildiğini tespit ettiğini kaydeder (bkz. Güner Çorum – Türkiye, 59739/00; Aksoy (Eroğlu) –  
Türkiye, 59741/00; Miran ve Topal – Türkiye, 3055/04). AĐHM mevcut davada bu içtihadın  
ına çıkılmasını gerektirecek özel koullar tespit etmemitir. AĐHM özellikle Hükümet’in  
Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’ne sunulan gizli belgelerin önemsiz olduğu yönündeki  
iddialarının bu belgelerin bavurana gösterilmemesini dayanaktan daha fazla yoksun hale  
getirdiğini kaydeder.  
Buna göre, bavuranın Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’ne verilen gizli belgelere  
eriememesi nedeniyle AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmitir.  
2. AYĐM basavcısının mütalaasının tebliğ edilmemesi  
Hükümet, bavuranın, istediği zaman, AYĐM basavcısının tebliğnamesini içeren dava  
dosyasını inceleme fırsatına sahip olduğunu savunmutur. Ayrıca cumhuriyet savcısının  
görülerinin idari takibat esnasında mahkemenin kararı üzerinde etkisi olmadığını  
savunmutur.  
AĐHM daha önce benzer ikayetleri incelediğine ve AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal  
edildiğini tespit ettiğine iaret eder (bkz. Meral – Türkiye, 33446/02 ve Miran). AĐHM,  
Hükümet’in mevcut davada daha önceki bulgularından sapmasını gerektirecek hiçbir delil  
veya görüsunmadığı kanısındadır.  
2
Buna göre AYĐM basavcısının mütalaasının bavurana tebliğ edilmemesi nedeniyle  
AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmitir.  
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
A. Tazminat ve mahkeme giderleri  
Bavuran, devlet memurluğuyla iliiği kesilmeseydi emekliliğine kadar alacağı toplam  
maabedeli olan 50.000 Euro (EURO) maddi tazminat ve 25.000 EURO da manevi tazminat  
talep etmitir. Bavuran iddialarını destekleyici hiçbir belge sunmaksızın yargılama gideri  
olarak 5.000 EURO talep etmitir.  
Hükümet bu iddialara itiraz etmitir.  
AĐHM, tespit edilen ihlalle olutuğu iddia edilen maddi zarar arasında illiyet bağı  
görememektedir (bkz: Kingsley – Đngiltere [BD], 35605/97). Bu nedenle bu talebi reddeder.  
Öte yandan AĐHM, mevcut kararda bavuranın AĐHS’nin ihlal edildiğinin tespit edilmesiyle  
yeterince telafi edilemeyecek bir manevi zarara uğramıolduğu kanısındadır. Hakkaniyete  
uygun surette, 41. maddeyle uyumlu olarak, bavurana 6.500 EURO ödenmesine hükmeder  
(bkz. Güner Çorum; Aksoy (Eroğlu); Miran; Topal). AĐHM, yargılama gideriyle ilgili olarak  
bavuranın iddialarını kanıtlayamaması nedeniyle bu balık altında tazminat ödenmemesine  
karar verir.  
B. Gecikme Faizi  
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına  
üç puanlık bir artıın eklenmesinin uygun olduğuna karar vermitir.  
AĐHM, BU GEREKÇELERE DAYANARAK, OYBĐRLĐĞĐYLE  
1. Bavurunun geri kalanının kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. (a) AĐHS’nin 44. maddesi’nin 2. fıkrası gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç  
ay içinde, Savunmacı Hükümet tarafından bavurana, ödeme tarihinde geçerli olan döviz  
kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere, uygulanabilecek her türlü vergiyle beraber  
6.500 EURO (altı bin beyüz Euro) manevi tazminat ödenmesine;  
(b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına  
kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı  
oranının üç puan fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
4. [Oybirliğiyle] bavuranın adil tatmine ilikin diğer taleplerinin reddedilmesine  
3
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar, Đngilizce olarak hazırlanmıve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve  
3. fıkraları uyarınca 29 Eylül 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
Françoise Elens-Passos  
Zabıt Katibi  
Françoise Tulkens  
Bakan  
4