AİHM, başvuranınki gibi bir şikayet durumunda teorik olarak varolan tek başvuru yolunun
Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi ile öngörülen yol olduğunu kabul eder. Bununla birlikte,
AİHM’yi sözkonusu başvuru yolunun etkisiz nitelikte olduğu sonucuna ulaştıran
gerekçelerden dolayı, bu başlık altında yapılan itirazın reddedilmesi gerekmektedir (Aka-
Türkiye, 23 Eylül 1998).
Altı ay süresine riayet edilmemesine ilişkin olarak ise, Tiryakioğlu-Türkiye (başvuru no:
45436/99, 24 Mayıs 2005) kararında ortaya konmuş olan aynı gerekçeler çerçevesinde
sözkonusu itirazın reddedilmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak, AİHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan
yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca, başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik
unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
Esasa ilişkin olarak ise, AİHM, mevcut davadakine benzer sorunların konu olduğu çok sayıda
dava incelemiş ve 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (Bkz,
Akkuş-Türkiye, 9 Temmuz 1997).
Dava koşullarını incelemesinin ardından AİHM, mevcut davada Hükümet’in davayı farklı
şeklide sonuçlandıracak hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatindedir. AİHM, ulusal
mahkemeler tarafından ödenmesine hükmedilen kamulaştırma bedelinin ödemesindeki
gecikmenin idareye isnat edilebileceğini tespit etmektedir. Kamulaştırma bedelinin gecikmeli
olarak ödenmesi başvuranı mülkiyetin kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha
uğratmıştır. Bu gecikme, AİHM’yi, başvuranın toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet
hakkına saygının korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın
dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldıkları yönünde düşünmeye sevk
etmektedir.
Bu itibarla 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHS’NİN 6. ve 13. MADDELERİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran, yargılama süresinin uzunluğundan şikayetçi olmaktadır ve AİHS’nin 6. maddesine
atıfta bulunmaktadır. Başvuran, ayrıca, iç hukukta AİHS’nin 13. maddesi uyarınca idareyi
borcunu ödemeye zorlayacak etkili bir başvuru yolunun bulunmaması nedeniyle de
şikayetçidir. Hükümet, sözkonusu iddialara itiraz etmektedir.
AİHM, AİHS’nin 35/3 maddesi uyarınca hiçbir gerekçe gösterilmemesi nedeniyle sözkonusu
iddiaları kabuledilebilir ilan etmektedir.
Buna karşın, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi uyarınca ulaştığı ihlal tespitini göz önüne
alarak, AİHM, işbu başvuruda ortaya konan temel hukuki sorunu incelediği kanaatindedir.
Dava unsurlarının ve tarafların iddialarının tamamını göz önüne alarak, AİHM, AİHS’nin 13.
maddesi ile birlikte AİHS’nin 6. maddesi kapsamında yapılan şikayetlerin esas bakımından
ayrıca incelenmesine gerek olmadığı kanaatindedir (Andiçi-Türkiye, başvuru no: 27796/03, 4
Mart 2008).
III. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
AİHS’nin 41. maddesi uyarınca, başvuran, 100.000 Euro maddi tazminat talep etmektedir.
3