Baꢀvuranlar bu hususa karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM, yerleꢀik içtihadına göre ara ve nihai kararın infazının veya herhangi bir hükmün
«davanın» bütünleyen bir parçası olarak sayılması gerektiğini hatırlatmaktadır (Bkz. sözü
edilen Hornsby kararı).
AĐHM, Đcra dairesinin 5 Kasım 2003 tarihinde düzenlediği resmi evraka göre Đdare’nin nihai
hale gelen yargı kararlarından doğan yükümlülüklerini halen yerine getirmediğini tespit
etmektedir. Baꢀvuranlar 7 Kasım 2003 tarihinde Mahkeme’ye baꢀvurmakla AĐHS’nin 35/1.
maddesinde öngörülen koꢀulu yerine getirmiꢀlerdir.
Hükümetin itirazı reddedilmektedir.
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvuruların dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvurular kabuledilebilir niteliktedir.
III. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
HAKKINDA
Baꢀvuranlar, kesinleꢀmiꢀ yargı kararlarıyla Đdare tarafından kendilerine ödenmesi gereken
gelen iꢀ sonu tazminatlarının ödenmemesi nedeniyle mülkiyet haklarına riayet edilmediğinden
ꢀikayetçi olmakta, bu bağlamda Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesini ileri sürmektedirler.
Hükümet davanın esası hakkında görüꢀ bildirmemiꢀtir.
AĐHM bundan önce de bu baꢀvurudakine benzer sorunları ortaya koyan davaların ele
alındığını ve bunların Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını
kaydetmektedir (Bkz. Bourdov-Rusya kararı no: 59498/00, Romachov-Ukrayna kararı no:
67534/01 27 Temmuz 2004; sözü edilen Tunç kararı, Kuzu-Türkiye kararı no: 13062/03 17
Ocak 2006).
AĐHM’ye göre talep edilebilirliği yeterince ispat edildiği takdirde bir «alacak» Ek 1 no’lu
Protokol’ün 1. maddesi çerçevesinde bir «mülk» oluꢀturabilmektedir (Bkz. Stran ve Stratis
Andreadis Yunan Rafinerileri-Yunanistan kararı, 9 Aralık 1994).
AĐHM, baꢀvuranların Sındırgı Đꢀ Mahkemesi tarafından 18 Ekim 2001 ve 29 Kasım 2001
tarihlerinde alınan kararlar uyarınca talep edilebilir alacakları olduğunu gözlemlemektedir.
Taraflarca bir baꢀvuruda bulunulmadığından mahkemenin bu kararları kesin hüküm haline
gelmiꢀ ve bir icra süreci baꢀlatılmıꢀtır. Baꢀvuranlar açısından en azından 9 Haziran 2007’ye
kadar sözkonusu mahkeme kararının ifasının sağlanamaması, Ek 1 no’lu Protokol’ün 1.
maddesinin ilk paragrafının ilk cümlesinde ifadesini bulan mülkiyet haklarına yönelik bir
müdahaledir (Bkz. mutatis mutandis sözü edilen Bourdov kararı).
AĐHM, özellikle Devletin bir kurumunun yargı kararıyla kesinleꢀmiꢀ borcunu ödememek için
kaynak yetersizliği bahanesini öne süremeyeceğini hatırlatmaktadır. Bu baꢀvuruda nihai
olarak kesinleꢀen yargı kararlarına uygun gerekli önlemleri almayan ulusal merciler Ek 1
no’lu Protokol’ün 1. maddesinin anlamını ortadan kaldırmıꢀlardır.
Sonuç olarak, Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
4