C O N S E I L D E  
L ' E U R O P E  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
TOPAKGÖZ - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no:76481/01)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
13 HAZĐRAN 2006  
Đꢀbu karar Sözleme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde  
kesinleecek olup ekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 76481/01 bavuru no’lu davanın nedeni, Türk  
vatandaı Fatma Topakgöz’ün (Bavuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 31  
Ekim 2000 tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözlemesi’nin (AĐHS)  
34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur. Bavuran, Ankara Barosu avukatlarından  
Tekin Akıllıoğlu, Adil Aktay ve Mustafa Nerse tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
Karayolları Genel Müdürlüğü (Đdare), 1992 yılında Đskenderun’da otoyol inaatı için  
bavurana ait arsayı kamulatırmıtır.  
Ödenen tutar üzerinde anlamazlık doğunca bavuran, Đskenderun Asliye Hukuk  
Mahkemesi’ne kamulatırma bedelinin artırılması talebiyle bavuruda bulunmutur.  
Đskenderun Asliye Hukuk Mahkemesi, 30 Kasım 1998 tarihli kararla Topakgöz’ü haklı  
bulmuve malın Đdare’ye devredildiği tarihten itibaren ilemeye balayan yıllık % 50  
oranında gecikme faizi ile birlikte 2.610.000.000 TL ek kamulatırma bedelinin bavurana  
ödenmesine karar vermitir.  
Yargıtay, 12 Nisan 1999 tarihli kararla bu kararı onamıtır.  
Faizle birlikte o tarihte 7.568.550.000, TL olan ek kamulatırma bedeli, bavurana 9  
Ağustos 2000 tarihinde ödenmitir.  
HUKUK AÇISINDAN  
I. 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
HAKKINDA  
Bavuran, 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin iki açıdan ihlal edildiğini iddia  
etmektedir. Bavuran ilk olarak, 1992 yılında belirlenen ilk tazminatın, arsanın mülkiyeti  
Devlet’e geçtikten sonra, 1996 yılında ödendiğine dikkati çekmektedir. Bavuran son olarak,  
daha sonraki yargılama sonucunda karar verilen ek tazminatın ödenmesindeki gecikmeyi dile  
getirmektedir. Bu konuda, daha önceki ödemedeki gecikme dolayısıyla herhangi bir gecikme  
faizinin ödenmemesi ve Türkiye’deki yüksek enflasyon oranına göre verilen faizlerin yetersiz  
olması nedeniyle gecikmenin telafi edilmediğini savunmaktadır.  
A. Kabuledilebilirlik Hakkında  
AĐHM, ikayetin ilk kısmı konusunda bavuranın kamulatırma kararının tapu sicil  
kaydına ilenmesinden sonra geçen ilk dört sene boyunca herhangi bir zarara uğradığını  
ortaya koyma durumunda olmadığını not etmektedir. Her ne olursa olsun, ulusal mahkemeler  
önünde ikayetini ileri sürmek için bavuran tarafından hiçbir adım atılmadığından dolayı,  
ikayetin bu kısmı iç hukuk yollarının tüketilmemesi gerekçesine ters dümemektedir.  
Dolayısıyla AĐHM, davayı sadece ek tazminatın ödenmesindeki gecikmeye ilikin ikayet  
açısından inceleyecektir.  
2
Bu bağlamda Hükümet, iç hukuk yollarının tüketilmemesini ileri sürmektedir.  
Bavuran, ne ikayetini ulusal mahkemeler önünde dile getirmine de Borçlar Kanunu’nun  
105. maddesinin sunduğu hukuk yolunu kullanmıtır.  
Bavuran bu savlara itiraz etmektedir.  
AĐHM, bavuranın ikayetlerine benzer ikayetler konusunda, teoride varolan tek  
bavuru yolunun Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi olduğunu kabul etmektedir. Ancak  
AĐHM’yi sözkonusu bavuru yolunun etkili olmadığı sonucuna varmaya iten gerekçelerden  
dolayı (Aka-Türkiye kararı), bu bağlamda yapılan itiraz reddedilmelidir.  
AĐHM, içtihadından çıkan kriterler ıığında (Bkz. özellikle Akkukararı) ve elinde  
bulunan unsurları gözönünde bulundurarak, ikayetin bu kısmının esastan incelenmesi  
gerektiğine kanaat getirmektedir. Sonuç itibariyle AĐHM, bavurunun hiçbir kabul  
edilemezlik gerekçesiyle çelimediğini tespit etmektedir.  
B. Esas Hakkında  
AĐHM, daha önce bu davanınkine benzer soruları gündeme getiren baka davaları da  
incelemive 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıtır (Bkz. Akkuꢀ  
kararı ve Aka kararı).  
AĐHM, mevcut davayı incelemive Hükümet’in davayı farklı ekilde sonuçlandıracak  
hiçbir tespit ve delil sunmadığına kanaat getirmektedir. Ulusal mahkemelerin kararına göre  
kamulatırmayı yapan Đdare tarafından bavurana verilmesi gereken ek tazminatın  
ödenmesindeki gecikme, bavuranı, mülkünün kamulatırılmasına ilaveten ayrı bir zarara  
daha sokmutur. Sözkonusu davanın toplam fiili süresine eklenen bu gecikme, AĐHM’yi,  
bavuranın toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında  
hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alıılmıın dıında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak  
zorunda kaldığı yönünde düünmeye sevk etmektedir.  
Sonuç olarak, 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuran, 1992 yılında kamulatırma kararının tapu sicil kaydına ilenmesiyle  
balayan ve 2000 yılının Ağustos ayında ek tazminatın ödenmesiyle son bulan kamulatırma  
ilemi süresinin, AĐHS’nin 6§1 maddesini ihlal etmesinden ikayetçi olmaktadır.  
AĐHM, bu ikayetin AĐHS’nin 35§3 maddesi uyarınca açıkça dayanaktan yoksun  
olduğunun söylenemeyeceğine kanaat getirmektedir. Baka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi  
bulunmamaktadır. Ancak, AĐHM 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi alanında vardığı sonucu  
gözönüne alarak, ivedilik sorununu 6§1 maddesi açısından da yeniden incelemeye gerek  
olmadığına kanaat getirmektedir.  
3
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. Tazminat, Masraf ve Harcamalar  
Bavuran, 9 Aralık 2003 tarihli yazılı görülerinde, bavurusunda daha önce dile  
getirdiği iddialarını yinelemektedir. Böylece 2.994 Amerikan Doları tutarındaki maddi  
zararının karılanması gerektiğini ileri sürmektedir.  
Buna karın bavuran, bavuru formunda, rakam belirtmeksizin manevi zararının ve  
AĐHM ile ulusal mahkemeler önünde yaptığı masraf ve harcamalarının da karılanmasını  
istemitir.  
AĐHM, Akkukararında benimsenen hesaplama yöntemini gözönünde bulundurarak  
ve ilgili ekonomik veriler ıığında, bavurana maddi tazminat adı altında istenilen 2.994  
Dolar’ın yani 2.344 Euro’nun ödenmesine karar vermitir.  
AĐHM, manevi zarar için, dava koullarında, ihlal tespitinin yeterli adil tazmin  
oluturduğuna kanaat getirmektedir.  
AĐHM, masraf ve harcamalar konusunda, AĐHS’nin 41. maddesi bakımından yalnızca  
gerçekten yapıldığı ve makul tutarda olduğu ortaya konulan masrafların ödendiğini  
hatırlatmaktadır (Bkz. diğerleri arasında Nikolova-Bulgaristan).  
Bu durumda, talebi belgelerle ortaya konulmamıolsa da, AĐHM Đçtüzüğü’nün 60.  
maddesi gereğince yapılan bütün masraflar için bavurana 1.000 Euro ödenmesinin uygun  
olacağına kanaat getirmektedir.  
C. Gecikme faizi  
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz  
oranına 3 puanlık bir artıın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesine göre ek tazminatın geç ödenmesine ilikin yapılan  
ikayet ve AĐHS’nin 6§1 maddesine göre yapılan ikayetin kabuledilebilir olduğuna;  
2. Bavurunun geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;  
3. 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
4. AĐHS’nin 6§1 maddesine göre yapılan ikayetin esasını ayrıca incelemeye gerek  
olmadığına;  
5. Đhlal sonucunun manevi zarar için tek baına adil tazmin oluturduğuna;  
6. a) AĐHS’nin 44§2 maddesi uyarınca, kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek üzere ve Savunmacı  
Hükümet tarafından bavurana;  
4
i. maddi tazminat için 2.344 (iki bin üç yüz kırk dört) Euro;  
ii. masraf ve harcamalar için 1.000 (bin) Euro;  
iii. miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödenmesine,  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Hükümet’in,  
Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eit  
oranda faiz uygulanmasına;  
7. Adil tazmine ilikin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77§§ 2 ve 3  
maddesine uygun olarak 13 Haziran 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
5