C O N S E I L D E  
L ' E U R O P E  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
TOPAL - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 3055/04)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
21 Nisan 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup, ekli  
bazı düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
T.C. vatandaı Mücahit Topal (bavuran) tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 26 Aralık  
2003 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilikin Sözleme’nin  
(Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapılan 3055/04 numaralı  
bavuru sonucu bu dava görülmektedir.  
OLAYLAR  
DAVANIN KOULLARI  
1982 doğumlu ve Ankara’da ikamet eden bavuran 2001–2002 eğitim-öğretim döneminde  
Beytepe Jandarma Astsubay Meslek Yüksekokulu’nda öğrenciydi. Bavuran bu okula  
kaydolurken babası Nuri Topal oğlunun okulla iliiği kesildiği takdirde okul masraflarının ve  
yatılı okul ücretinin tarafınca karılanacağına dair teminat vermitir.  
Meslek Yüksekokulu Yüksek Disiplin Kurulu, yetkili kamu mercilerinin yürüttüğü gizli bir  
soruturmanın akabinde 15 Temmuz 2002 tarihinde bavuranın okuldan ihraç edilmesine  
karar vermitir.  
Bavuran 15 Ağustos 2002’de Askeri Yüksek Đdari Mahkeme’ye bavurarak kararın iptali  
talebinde  
bulunmutur.  
Bavuran  
okuldan  
atılma  
gerekçeleri  
konusunda  
bilgilendirilmemesinin çekimeli yargı ve silahların eitliği ilkesine aykırı olduğunu ileri  
sürmütür.  
Đçileri Bakanlığı 4 Kasım 2002 tarihinde cevap niteliğindeki yazılı görülerinde Emniyet  
birimlerinin ve Jandarma komutanlığının gizli haber alma servislerince bavuran ve ailesi  
hakkında yürütülen gizli soruturmada edinilen bilgiler ıığında ve jandarma ve askeri öğrenci  
alma yönetmeliğinin ilgili hükümlerine uygun olarak Bakanlığın bavuranın okuldan atılması  
kararını aldığını belirtmitir. Bakanlık ayrıca aynı hükümler gereğince gizli soruturma  
sonuçlarının bildirilmediğini, adı geçenin yalnızca soruturma sonucundan haberdar edildiğini  
ifade etmitir. Bakanlık söz edilen nedenlerden dolayı mahkeme tarafından istenilen yazılı  
görülerin gizli ibareli belge niteliğiyle ayrı olarak Askeri Yüksek Đdari Mahkemesi’ne  
iletildiğini vurgulamıtır.  
Askeri Yüksek Đdari Mahkemesi savcısı 31 Mart 2003 tarihinde davanın esası hakkındaki  
görüünü sunmutur. Savcı bilhassa jandarma ve askeri öğrenci alma yönetmeliğinin ilgili  
hükümleri göz önüne alındığında, bavuranın ihraç kararının iptali bavurusunun reddedilmesi  
gerektiği yönünde görübildirmitir.  
28 Mayıs 2003 tarihli bir karar ile Askeri Yüksek Đdari Mahkemesi tarafları dinlemesinin  
ardından ve Đçileri Bakanlığı’nın 1602 sayılı Kanun’un 52. maddesine dayanarak iletmiꢀ  
olduğu kanıt ve belgeleri dikkate alarak ihraç kararının yasaya uygun olduğuna kanaat  
getirmive bavuranın iptal bavurusunu reddetmitir.  
Askeri Yargıtay 1 Ekim 2003’te karar düzeltme bavurusunu reddetmitir.  
Đçileri Bakanlığı 14 Temmuz 2005 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 8 Eylül  
2005 tarihinde hayatını kaybeden bavurana ödenen okul ve yurt giderlerinin geri alınması  
amacıyla dava açmıtır. Asliye hukuk mahkemesi 6 Aralık 2006 tarihli bir karar ile Đçileri  
Bakanğı’nın talebini yerinde bulmuve bavuranın hak sahipleri olan anne ve babasını  
2
13.710 TL (o dönemde yaklaık 7.500 Euro) ödemeye mahkum etmitir. Dosyada yer alan  
bilgilerden kamu borcu sayılan borcun geri ödemesi Nuri Topal’ın maaından kesinti  
yapılarak gerçekletirilmektedir.  
HUKUK  
I. ÖN GÖRÜLER  
Bavuran 8 Eylül 2005’te askerlik hizmetini yaptığı sırada hayatını kaybetmitir. Bavuranın  
babası Nuri Topal, annesi Sırma Topal ve erkek kardeleri Sinan Topal ve Cihan Korel Topal  
bavuruyu sürdürme niyetlerini bildirmilerdir. Hükümet bu talebe karı çıkmaktadır. AĐHM  
bavuranın aile fertlerinin bu bavurunun sürdürülmesinde meru çıkarları olduğuna itibar  
etmekte ve bavuranın yerine geçmelerinde bir sakınca görmemektedir (Bkz. mutatis  
mutandis, Çakar-Türkiye kararı, no: 42741/98, 21, 23 Ekim 2003).  
II. GĐZLĐ ĐBARELĐ BELGELERĐN ERĐꢀĐMĐNĐN MÜMKÜN OLMAMASI  
ÇERÇEVESĐNDE AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
HAKKINDA  
Bavuran AYĐM’in kararının dayanağını oluturan «gizlilik dereceli» belge ve bilgilere  
eriiminin mümkün olmaması nedeniyle sözkonusu davada çekimeli yargı ve silahların  
eitliği ilkesinden yararlanamadığından ikayetçi olmaktadır. Bavuran bu bağlamda  
AĐHS’nin 6. maddesine atıfta bulunmaktadır.  
Hükümet öncelikle AĐHM’nin Pellegrin-Fransa (no: 28541/95) kararındaki içtihadına atıfta  
bulunarak AĐHS’nin 6. maddesinin bu çerçevede uygulanamayacağını savunmaktadır.  
Bavuran bu duruma itiraz etmektedir.  
AĐHM, Vilho Eskelinen vd.-Finlandiya (no: 63235/00) kararındaki son yerleik içtihadını  
hatırlatır. Mevcut bavuruda bavuranın ulusal hukuk uyarınca dava açtığı ve davasını askeri  
idari mahkeme önüne taıdığı konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. AĐHM Hükümetin ön  
itirazını reddetmekte ve 6. maddenin mevcut bavuruya uygulanabileceği sonucuna  
varmaktadır.  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bavurunun dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
AĐHM esas ile ilgili daha önce de benzer bir bavuruyu incelediğini ve AĐHS’nin 6/1  
maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını hatırlatır (Bkz. özellikle, Güner Çorum-Türkiye  
kararı, no: 59739/00, 31 Ekim 2006 ve Aksoy (Eroğlu)-Türkiye no: 59741/00, 31 Ekim  
2006). AĐHM mevcut bavuruda da yerleik bu içtihadının dıına çıkılmasını gerektirecek  
herhangi bir neden görememektedir.  
Bu nedenle AĐHS’nin 6. maddesi ihlal edilmitir.  
3
III. ÖNE SÜRÜLEN DĐĞER ĐDDĐALAR HAKKINDA  
Bavuran AĐHS’nin 6. maddesine atıfta bulunarak AYĐM’in kararlarının temyiz edilememesi  
çerçevesinde bu mahkemedeki davaya ilikin ikayetlerini dile getirebileceği etkili bir iç  
hukuk yolu bulunmadığından yakınmaktadır. Bavuran yetkili mercilerin kendisi ve ailesi  
hakkında yürütmüoldukları gizli soruturmanın AĐHS’nin 8. maddesine aykırı olarak özel  
hayata ve aile yaamına saygı ilkesinin ihlaline yol açtığını ileri sürmektedir. Bavuran  
jandarma okuluna devam ettiği sürece Devlet desteği sağlanan yurt giderlerinin ve okul  
masraflarının geri ödetilmesinin ciddi bir maddi külfeti oluturduğundan ikayetçi olmakta ve  
özü itibariyle AĐHS’ye Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesini öne sürmektedir.  
Bavuranın iki dereceli mahkemenin eksikliği konusundaki ikayeti ile ilgili AĐHM,  
AĐHS’nin medeni alanda taraf devletlere istinaf ve temyiz aaması olmak üzere iki dereceli  
mahkemeyi oluturma zorunluluğunu getirmediğini hatırlatır (Bkz. De Cubber-Belçika kararı,  
26 Ekim 1984). AĐHM ayrıca bavuranın iç hukukta öngörüldüğü ekliyle yürütmenin  
durdurulması için Askeri Yüksek Đdari Mahkemesi’ne bavurduğunu, dolayısıyla iç hukukta  
bavuru yolunun bulunmadığını öne süremeyeceğini belirtir. Yapılan bu ikayetin dayanaktan  
yoksun bulunması nedeniyle AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragraflarına uygun olarak  
reddedilmesi gerekir.  
AĐHS’nin 8. maddesi hakkındaki ikayetle ilgili AĐHM, irdelenmesi gereken temel hukuki  
sorunun Mücahit Topal’ın askeri okuldan atılma kararına dair yürütmenin iptali talebinin  
AĐHS’nin 6. maddesine uygun olarak hakkaniyete uygun bir yargı süreci sonunda reddedilip  
reddedilmediği olduğunu ifade etmektedir. Yukarıda bahse konu bu hükmün ihlal edildiği  
sonucuna varması ıığında AĐHM, bu ikayetin ayrıca incelenmesine gerek duymamaktadır  
(Bkz. aynı anlamda sözü edilen Güner Çorum kararı).  
AĐHM, Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesine ilikin benzer bir ikayeti Avrupa Đnsan Hakları  
Komisyonu’nun daha önce reddettiğini anımsatır (Bkz. Yanaık-Türkiye kararı no: 14524/89,  
Komisyonun kararı 6 Ocak 1993). AĐHM mevcut ikayette bu sonucun dıına çıkılmasını  
gerektirecek herhangi bir neden görememektedir. Dayanaktan yoksun bulunan bu ikayetin  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca reddedilmesi gerekir.  
IV. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
Bavuran öncelikle jandarma okulunda Devlet desteği verilen yatılı okul masraflarını ve yurt  
giderlerini geri ödemesi nedeniyle maddi zarara uğradığını öne sürerek 12.800 Euro maddi  
tazminat talep etmektedir. Bavuran ayrıca 70.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.  
Bavuran ayrıca bazı belgeler sunarak iç hukukta ve AĐHM nezdinde yapmıolduğu  
yargılama giderleri için 3.500 Euro talep etmektedir.  
Hükümet bu taleplere karı çıkmaktadır.  
AĐHM bu bavurudaki adil tazmin dayanağının yalnızca bavuranın 6/1 maddesinin sağladığı  
güvencelerden yararlanamaması olduğunu hatırlatır. AĐHM, bavuranın 6/1 maddesinin  
güvencelerinden yararlandığı bir davanın akıbetinin ne olacağı üzerinde spekülasyon  
yapamayacağını ifade etmektedir (Bkz. sözü edilen Aksoy (Eroğlu) kararı). AĐHM sonuç  
olarak bavuranın maddi tazminata ilikin talebini reddetmektedir. AĐHM bununla birlikte  
bavuranın belirli bir ölçüde manevi zarara uğradığını ve bunun yalnızca ihlal tespiti ile  
giderilemeyeceğine itibar etmektedir. AĐHM 41. madde uyarınca hakkaniyete uygun  
4
bavurana 6.500 Euro manevi tazminat ödenmesini kararlatırmaktadır. Yargılama masraf ve  
giderleri ile ilgili bavurana 2.000 Euro ödenmesini uygun görmektedir.  
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç  
puanlık bir artıın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Askeri Yüksek Đdari Mahkemesi önündeki yargılamada gizli belgelere eriimin mümkün  
olmadığı yönündeki ikayetin kabuledilebilir, bunun dıında kalanların kabuledilemez  
olduğuna;  
2. Askeri Yüksek Đdari Mahkemesinde görülen davada bavuranın «gizli» ibareli belgelere  
eriiminin imkânsız olması nedeniyle AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. a) AĐHS’nin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL’ ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf  
tutulmak üzere Savunmacı Hükümet tarafından bavurana;  
i.  
ii.  
manevi tazminat olarak 6.500 (altı bin beyüz) Euro ödenmesine;  
yargılama masraf ve giderleri için 2.000 (iki bin) Euro ödenmesine;  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, bu meblağlara  
Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eit oranda basit  
faizin uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 21 Nisan 2009 tarihinde yazıyla bildirilmitir.  
5