subayın da bulunduğu yargıçlar kurulu tarafından yargılanmasından tedirginlik duymasının
anlaşılabilir olduğu kanısındadır. Bu nedenle Hükümet, Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin
davanın niteliğiyle hiçbir ilgisi olmayan düşüncelerden etkilenebileceğinden endişelenebilirdi.
Sonuç olarak, başvuranın mahkemenin bağımsızlığı ve tarafsızlığıyla ilgili şüpheleri tarafsız
bir biçimde haklı görülebilir (bkz. Incal / Türkiye, 9 Haziran 1998 tarihli karar, Raporlar
1998-IV, s. 1568, § 72 in fine).
22. Sonuç olarak, AİHM, başvuranı yargılayan ve suçlu bulan Devlet Güvenlik
Mahkemesi’nin, AİHS’nin 6 § 1 Maddesi uyarınca bağımsız ve tarafsız bir mahkeme
olmadığı kanısına varmıştır.
2. Yargılama usulünün doğruluğu
23. Başvuranın bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil bir biçimde yargılanma
hakkının ihlal edildiği saptamasına dayanarak AİHM, yerel mahkemeler önündeki yargılama
usulünün doğruluğuyla ilgili olarak AİHS’nin 6. Maddesi uyarınca yapılan diğer şikayetleri
incelemeyi gerekli görmemiştir (bkz., diğer yetkili makamlar arasında, Incal, yukarıda
kaydedilmiş, § 74, ve Ükünç ve Güneş / Türkiye, no. 42775/98, § 26, 18 Aralık 2003).
II. AİHS’NİN 41. MADDESİ’NİN UYGULANMASI
24. AİHS’nin 41. Maddesi şöyledir:
“Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek
Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği
takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”
A. Tazminat
25. Başvuran, manevi tazminat olarak 300,000 euro (EUR) istemiştir. Başvuran aynı
zamanda, maddi tazminat talebinde de bulunmuştur. Başvuran, bu miktarın belirlenmesini
AİHM’nin takdir yetkisine bırakmıştır.
26. Hükümet, bu taleplere itiraz etmiştir.
27. Başvuranın iddia ettiği maddi tazminatla ilgili olarak, AİHM, başvuranın talebini
destekleyen hiçbir makbuz ya da belge sunmadığını belirtmiştir. Dolayısıyla, AİHM bu talebi
reddetmiştir.
28. AİHM ayrıca, 6. Madde’nin ihlalinin saptanmasının, başvuranın bu konuda yaşadığı
manevi zararı yeterli biçimde karşıladığını belirtmektedir (bkz. Incal, yukarıda kaydedilmiş,
s. 1575, § 82, ve Çıraklar, yukarıda kaydedilmiş, § 45).
29. AİHM, bir başvuranın AİHS’nin 6 § 1 Maddesi uyarınca, bağımsız ve tarafsız bir
mahkeme tarafından suçlu bulunduğunu saptadığı durumlarda, en iyi yolun başvuranın
bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından en kısa zamanda yeniden yargılanmasını
sağlamak olduğu kanısındadır (Gençel, yukarıda kaydedilmiş, § 27).
B. Masraf ve Harcamalar
30. Başvuran, AİHM huzunda ve yerel duruşmalarda yapmış olduğu masraf ve
harcamaları gösteren hiçbir makbuz ya da fatura sunmamıştır. Başvuran, uygun miktarın
değerlendirilmesini AİHM’nin takdir yetkisine bırakmıştır.
31. Hükümet, yalnızca gerçekten yapılan harcamaların tazmin edilebileceğini ileri
sürmüştür. Bu bağlamda Hükümet, bütün masraf ve harcamaların başvuran ya da temsilcisi
tarafından belgelenmesi gerektiğini belirtmiştir.