CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
TÜKETİCİ BİLİNCİNİ GELİŞTİRME DERNEĞİ - TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no: 38891/03)  
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
STRAZBURG  
27 Şubat 2007  
İşbu karar AİHS’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup,  
şekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (38891/03) başvuru no’lu davanın nedeni Tüketici  
Bilincini Geliştirme Derneği’nin (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne 11 Kasım  
2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Temel İnsan Haklarını güvence altına  
alan 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuran Avrupa İnsan Hakları  
Mahkemesi (AİHM) önünde İstanbul barosu avukatlarından M. Ş. Kısacık tarafından temsil  
edilmektedir.  
OLAYLAR  
Başvuran 1997 yılında kurulmuş ve merkezi İstanbul’da bulunan bir dernektir.  
Başvuran 17 Nisan 1998 tarihinde Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi’ne Türk Telekom  
A.Ş.’nin tüketicilerden aldığı ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürdüğü ücretin kaldırılması  
talebiyle müracaat etmiştir.  
Ticaret mahkemesi 23 Şubat 2001 tarihinde ratione materiae bakımından görevsizlik kararı  
vererek dosyayı İstanbul Tüketici mahkemesine göndermiştir.  
Tüketici mahkemesi 23 Mart 2001 tarihinde ticaret mahkemesi lehine karar vermiştir.  
Yargıtay 8 Haziran 2001 tarihinde Tüketici mahkemesinin kararını bozmuş ve mahkemenin  
sözkonusu davada yetkili olduğuna karar vermiştir.  
Tüketici mahkemesi esasa dayalı olarak 12 Temmuz 2002 tarihinde başvuranın davasını  
reddetmiştir.  
Yargıtay 20 Şubat 2003 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.  
Başvuran tarafından 16 Haziran 2003 tarihinde yapılan temyiz başvurusu reddedilmiştir.  
HUKUK AÇISINDAN  
I. AİHS’NİN 6 § 1. MADDESİ’NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA  
Başvuran yargı sürecinin uzunluğu ile AİHS’nin 6 § 1. maddesinde öngörülen «makul süre»  
ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.  
A. Kabuledilebilirlik üzerine  
Hükümet, AİHS’nin 35 § 1. maddesi uyarınca altı ay kuralına riayet edilmediği gerekçesiyle  
AİHM’den başvuruyu reddetmesi talebinde bulunmaktadır. Hükümete göre bu süre Yargıtay  
kararının tarihi olan 20 Şubat 2003 tarihinden itibaren başlamaktadır.  
AİHM, Yargıtay’ın kararın tashihi başvurusunu 16 Haziran 2003 tarihinde reddettiği tespitini  
yapmaktadır. Bu karar başvurana 25 Temmuz 2003 tarihinde tebliğ edilmiştir. Yargıtay’a 11  
Kasım 2003 tarihinde başvuruda bulunan başvuran AİHS’nin 35 § 1. maddesinde yer alan  
koşulu yerine getirmiştir. Bu durumda itirazın reddedilmesi gerekir.  
2
AİHM bu şikayetin AİHS’nin 35 § 3. maddesi uyarınca dayanaktan yoksun olmadığı tespitini  
yapmaktadır. Ayrıca başka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi yer almamaktadır.  
B. Esas hakkında  
AİHM, dikkate alınacak dönem için tarafların Kadıköy Ticaret mahkemesi’ne yapılan 17  
Nisan 1998 tarihi üzerinde hemfikir olduklarını gözlemlemektedir.  
Süreci tamamlanan tarihin belirlenmesi ile ilgili, AİHM bu konudaki yerleşik içtihadını  
hatırlatarak buna göre medeni bir hak üzerine bir itirazı çözümlemeyi öngörmemesi ve cezai  
alanda bir suçlamanın esasını belirlememesi doğrultusunda, maddi bir hatanın düzeltilmesine  
değin sürecin ilke olarak AİHS’nin 6. maddesi’nin uygulama alanına girmediğini  
hatırlatmaktadır (Bkz. Wiot-Fransa kararı, no: 43722/98, 7 Ocak 2003 ve Mehmet Özel vd.-  
Türkiye kararı, no: 50913/99, 26 Nisan 2005). Bununla birlikte AİHM, bu başvuruda  
başvuran tarafından yapılan tashih başvurusunun maddi bir hatanın düzeltilmesini değil,  
ilgiliye göre yasaya aykırı bulunan Türk Telekom A.Ş.’nin yapmış olduğu uygulamanın  
kaldırılmasını amaçladığını hatırlatmaktadır (Bkz. Kök-Türkiye kararı, no: 1855/02, 19 Ekim  
2006). Sonuç olarak, AİHM tashihe ilişkin dönemin dikkate alınması gerektiği kanısındadır.  
AİHM, sürecin 17 Nisan 1998 tarihinde başlayıp 16 Haziran 2003’te sona erdiğini  
gözlemlemektedir. Netice itibariyle, davanın pek çok kez ele alındığı iki dereceli yargılamada  
dava yaklaşık beş yıl sürmüştür.  
AİHM yargı sürecinin makul yapısının mahkemenin yerleşik içtihadından doğan kriterleri  
ışığında özellikle davanın karmaşıklığı, başvuranın ve yetkili mercilerin tutumu ile  
değerlendirildiğini hatırlatmaktadır (Bkz. diğerleri arasında, Pelissier ve Sassi-Fransa kararı,  
no: 25444/94).  
AİHM, davayı inceleyen mahkeme sayısı dikkate alındığında sürecin uzunluğunun makul  
olmadığı saptamasını yapmaktadır. Bunun yanı sıra AİHM, ulusal mahkemelerin üç yıldan  
fazla bir süre boyunca yalnızca ratione materiae bakımından yetkili olup olmadıkları üzerinde  
durduklarını ifade etmektedir.  
Mahkemeye sunulan bütün delil unsurlarının incelenmesinden AİHM, Hükümetin makul  
olmayan bu süreç hakkında ikna edici bir açıklamayı veya tespitini getiremediğini  
kaydetmektedir.  
Bu unsurlar AİHM’ye dava koşullarında başvuranın davasının makul bir süre zarfında  
incelenmediği sonucuna varması için yeterli bulunmaktadır. Bu nedenle, AİHS’nin 6 § 1.  
maddesi ihlal edilmiştir.  
II. AİHS’NİN 41. MADDESİ’NİN UYGULANMASI  
A. Tazminat  
Başvuran 10.000 Euro maddi ve 40.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.  
Hükümet bu miktara karşı çıkmıştır.  
3
AİHM öne sürülen maddi tazminat ile ihlal tespiti arasında hiçbir illiyet bağı kuramadığından  
bu talebi reddetmektedir. Buna karşın AİHM, manevi tazminat olarak başvurana 750 Euro  
ödenmesini kararlaştırmıştır.  
B. Masraf ve harcamalar  
Başvuran iç hukukta ve AİHM önünde yapmış olduğu yargı giderleri için 3.950 Euro talep  
etmektedir.  
Hükümet bu miktara itirazda bulunmuştur.  
AİHM hakkaniyete uygun olarak başvurana bu doğrultuda 500 Euro ödenmesini  
kararlaştırmıştır.  
C. Gecikme Faizi  
Gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı  
faiz oranına 3 puanlık bir artış eklenecektir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,  
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AİHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. a) AİHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf  
tutulmak üzere Savunmacı Hükümetin başvurana manevi tazminat olarak 750 (yedi yüz elli)  
Euro ve yargı giderleri için 500 (beş yüz) Euro ödemesine;  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez  
Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizin  
uygulanmasına;  
4. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMİŞTİR.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.  
maddelerine uygun olarak 27 Şubat 2007 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.  
4
5