COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ÜÇÜNCÜ DAĐRE  
ꢀĐMEK/TÜRKĐYE  
(B a vuru no. 72520/01)  
KARAR  
STRAZBURG  
22 Aralık 2005  
Sözkonusu karar AĐHS’nin 44§2. maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır. Ancak, ekle ilikin  
değiiklik yapılabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
imek/Türkiye davasında,  
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (Üçüncü Daire),  
Sn. B.M. ZUPANČIČ, Bakan,  
Sn. J. HEDIGAN,  
Sn. R. TÜRMEN,  
Sn. M. TSATSA-NIKOLOVSKA,  
Sn. E. MYJER,  
Sn. DAVID THÓR BJÖRGVINSSON,  
Sn. I. ZIEMELE, yargıçlar,  
Ve Bölüm Sekreteri Sn. V. BERGER’in katılımı ile Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi Heyeti  
olarak toplanmı,  
1 Aralık 2005 tarihindeki gizli görüme sonucunda,  
Yukarıda anılan tarihte benimsenmiolan aağıdaki karara varmıtır:  
USULĐ ĐꢀLEMLER  
1.Davanın nedeni, Türk vatandaı Piryan imek’in (“bavuran”), 7 Ocak 2000  
tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Sözleme’nin (“Sözleme”)  
34. maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne  
yaptığı bavurudur (bavuru no. 72520/01).  
2.Bavuranı, görevini Afyon’da ifa etmekte olan avukat A. Akdağ temsil etmitir.  
Türk Hükümeti (“Hükümet”), bu dava için bir Ajan tayin etmemitir.  
3. 24 Eylül 2004 tarihinde AĐHM, bavuruyu Hükümet’e bildirmeye karar vermitir.  
AĐHS’nin 29 § 3. maddesinin hükümleri uyarınca, bavurunun esasları ile kabuledilebilirliğini  
birlikte incelemeye karar vermitir.  
OLAYLAR  
I. DAVA OLAYLARI  
4. Bavuran, 1941 doğumludur ve Almanya’da Freising’de yaamaktadır.  
5. 8 ubat 1996 tarihinde Bayındırlık ve Đskan Bakanlığı, 1 Ekim 1995 tarihinde  
gerçekleen deprem ardından Afyon’a bağlı bir kaza olan Dinar’da bavurana ait bir parsel  
taınmaz alan için kamulatırma emri çıkarmıtır. Bilirkii komitesi, taınmazın değerini  
belirlemive belirlenen miktar, bavurana ödenmitir.  
6. 2 Nisan 1997 tarihinde bavuran, Dinar Asliye Hukuk Mahkemesi huzurunda ek  
tazminat almak için dava açmıtır.  
2
7. 14 Ağustos 1997 tarihinde Asliye Mahkemesi, bavurana 2 Nisan 1997 tarihinden  
itibaren hesaplanmak üzere Mahkeme’nin sonuca vardığı tarihte uygulanabilir oran üzerinden  
ileyecek yasal faiz ile birlikte 3,330,990,000 Türk Lirası (TRL) ek tazminat ödenmesine  
karar vermitir.  
8. 22 Ekim 1997 tarihinde Yargıtay, Dinar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararını  
onamıtır.  
9. Belirsiz bir tarihte, bavuran Yargıtay kararının düzeltilmesini talep etmitir.  
10. 8 Aralık 1997 tarihinde Yargıtay, bavuranın talebini reddetmitir.  
11. 20 Nisan ve 19 Temmuz 1999 tarihlerinde Bakanlık, faizi ile birlikte ek tazminat  
olarak bavurana 6,242,830,425 TRL ödemitir.  
II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK VE UYGULAMASI  
12. Đlgili iç hukuk ve uygulaması, 23 Eylül 1998 tarihli Aka/Türkiye kararında  
açıklanmaktadır (Hüküm ve Karar Raporları 1998-VI, sayfa 2674-76, §§ 17-25).  
HUKUK  
I. 1 NO.LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI,  
13. Bavuran, kamulatırmaya karılık olarak yetkili makamlardan davanın  
görülmesinden sekiz ay sonra aldığı ek tazminatın, ödenebilir gecikme faizinin Türkiye’deki  
yüksek enflasyon oranı ile orantılı olmaması nedeniyle değer kaybettiği hususunda ikayette  
bulunmutur. ikayeti, 1 No.lu Protokol’ün aağıda kaydedilmiolan 1. maddesine  
dayanmaktadır:  
Her gerçek ve tüzel kiinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.  
Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koullara ve uluslararası hukukun  
genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.  
Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek  
veya vergilerin ya da baka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli  
gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”  
A. Kabuledilebilirlik  
14. Hükümet, öncelikle, AĐHS’nin 35. maddesi bağlamındaki altı aylık süre limiti  
kuralına uymaması nedeniyle AĐHM’den, bavuruyu reddetmesini istemitir. Sözkonusu  
madde hususunda süre, 20 Nisan 1999 tarihinden itibaren ilemeye balamıtır. Ancak  
bavuran, Dinar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ödenmesine karar verdiği ek tazminatın  
ödenmesinden sekiz ay on yedi gün sonra, 7 Ocak 2000 tarihine kadar bavurusunu AĐHM’ye  
sunmatır.  
15. AĐHM, Asliye Mahkemesi tarafından ödenmesine karar verilen tazminatın  
bavuran tarafından 20 Nisan 1999 tarihinde kabul edilmesine rağmen, faiz ödemesinin yetkili  
makamlarca 19 Temmuz 1999 tarihinde yapıldığını gözlemlemektedir. Bavurusunu  
3
AĐHM’ye 7 Ocak 2000 tarihinde sunan bavuran, AĐHS’nin 35. maddesince öngörülen  
gereklere uymutur. Bu nedenle, sözkonusu ilk itiraz reddedilmelidir.  
16. Đçtihadında tesis ettiği ilkeler (bkz., diğer içtihatlar yanında, Akkus/Türkiye, 9  
Temmuz 1997 tarihli karar, Raporlar 1997-IV) ve huzurunda sunulan tüm deliller ıığında  
AĐHM bavurunun esasının incelenmesi gerektiğine ve kabuledilemez olduğu yönünde bir  
sonuca varılması için hiçbir gerekçe olmadığına karar vermitir.  
B. Esas  
17. AĐHM, sözkonusu davada ortaya konan meselelere benzer meselelerin gün ıığına  
çıktığı birçok davada 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edilmiolduğunu tespit etmitir  
(bkz. Akkus, sayfa 1317, § 31, ve Aka, sayfa 2682, §§ 50-51).  
18. Hükümet tarafından sunulan delilleri ve iddiaları değerlendiren AĐHM, daha  
önceki davalarda vardığı sonuçlardan farklı bir sonuca varmasına neden olacak bir gerekçe  
bulunmadığı kanısındadır. AĐHM, yerel mahkemelerce ödenmesine karar verilen ek  
tazminatın ödenmesindeki gecikmenin kamulatırmadan sorumlu makama atfedilebilir olduğu  
ve mülk sahibinin kamulatırılan toprağa ek bir zarara maruz kalmasına neden olunduğu  
kanısındadır. Bir bütün olarak sözkonusu gecikme ve dava ilemlerinin aldığı sürenin bir  
sonucu olarak AĐHM, bavuranın, genel yararın gerekleri ve mal ve mülk dokunulmazlığına  
saygı gösterilmesini isteme hakkının korunması arasında gözetilmesi gereken hassas dengenin  
bozulmasına yol açan kiisel ve haddinden fazla bir yüke maruz bırakıldığı kanısındadır.  
19. Sonuç olarak, 1 no.lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
20. AĐHS’nin 41. maddesi aağıda kaydedilmitir:  
“Mahkeme ibu Sözleme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözlemeci  
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun  
bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
A. Maddi ve Manevi Zarar  
21. Bavuran, maddi zarar için toplam 12,181 Alman Markı tazminat talep etmitir.  
Manevi zarar için de 1,500 Alman Markı tazminat talep etmitir.  
22. Hükümet, bavuranın taleplerine itiraz etmitir.  
23. Akkukararındaki hesaplama yöntemini kullanan (sayfa 2683-84, §§ 55-56) ve  
ilgili ekonomik veriyi gözönüne alan AĐHM, bavurana maddi zarar için 4,850 Euro tazminat  
ödenmesine karar vermitir.  
24. AĐHM, ihlal kararının tek baına, bavuranın maruz kaldığı manevi zarar için  
tazminat talep ettiği sonucuna varmıtır.  
B. Mahkeme Masrafları  
4
25. Bavuran, AĐHM huzurunda maruz bırakıldığı masraflar için 2,000 yeni Türk  
Lirası (YTL) tazminat talep etmitir.  
26. Hükümet, bu hususta görübildirmemitir.  
27. Mevcut bilgilere dayanarak değerlendirmede bulunan AĐHM, bavurana  
sözkonusu balık altında toplam 500 Euro tazminat ödenmesini adil görmektedir.  
B. Gecikme Faizi  
28. AĐHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankası’nın uyguladığı faiz oranına üç  
puan eklemek suretiyle oluacak faiz oranına göre belirlenmesini uygun bulmutur.  
YUKARIDAKĐ NEDENLERDEN DOLAYI, AĐHM OYBĐRLĐĞĐ ĐLE  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna,  
2. 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edilmiolduğuna,  
3. Đhlal bulgusunun, kendi baına, manevi zarar için yeterli tazminat tekil ettiğine,  
4. (a) Sorumlu Devlet’in, AĐHS’nin 44/2. maddesi uyarınca, kararın kesinletiği tarihten  
itibaren üç ay içinde bavuranlara, ödeme gününde uygulanabilecek her tür vergi ile  
birlikte, ödeme tarihinde uygulanan kur üzerinden Türk Lirası’na çevrilerek aağıda  
belirtilen miktarları ödemesi gerektiğine:  
a. Maddi zarar için 4,850 EURO (dört bin sekiz yüz elli Euro);  
b. Masraf ve harcamalar için 500 EURO (beyüz Euro);  
(b) Yukarıda bahsedilen üç aylık sürenin bitiminden ödeme gününe kadar basit faizin,  
gecikme süresince, Avrupa Merkez Bankası’nın uyguladığı faiz oranına üç puan  
eklemek suretiyle oluacak faiz oranı temel alınarak yukarıdaki miktarlara  
uygulanması gerektiğine karar vermi,  
5. Bavuranın adil tazmin talebinin kalan kısmını reddetmitir.  
Đꢀbu karar, AĐHM Đç Tüzüğünün 77§§ 2. maddesi uyarınca, 22 Aralık 2005 tarihinde  
Đngilizce olarak hazırlanmıve yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
Vincent BERGER  
Sekreter  
Boštjan M. ZUPANČIČ  
Bakan  
5
6