COUNCIL  
A V R U P A  
OF E U R O P E  
KONSEYİ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ÜÇÜNCÜ DAĐRE  
SĐNCAR VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE  
(Bavuru no. 46281/99)  
KARAR  
(Dostane Çözüm)  
STRAZBURG  
2 ubat 2006  
Bu karar nihaidir, ancak üzerinde ekle ilikin değiiklik yapılabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Sincar ve Diğerleri – Türkiye davasında,  
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (Üçüncü Daire), 12 Ocak 2006 tarihinde,  
Bakan B.M. ZUPANCIC,  
Yargıçlar L. CAFLISCH,  
R. TÜRMEN,  
C. BÎRSAN,  
V. ZAGREBELSKY,  
A.GYULUMYAN,  
R.JAEGER ve  
Yazı Đꢀleri Müdürü V. BERGER’in katılımı ile toplanmıve anılan tarihte izleyen kararı  
vermitir.  
USUL  
1.Dava, Cihan Sincar, Oktay Bağatır ve Mehmet Hanafi Baran (“bavuranlar”) isimli üç Türk  
vatandaının, 25 Ocak 1999 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Hürriyetlerin Korunması  
Sözlemesi’nin (“Sözleme”) 34. maddesine dayanarak Türkiye Cumhuriyeti aleyhine  
AĐHM’ye yaptığı bavurudan (no. 46281/99) kaynaklanmaktadır.  
2.Kendilerine adli yardım sağlanmıolan bavuranlar, Diyarbakır Barosu’na bağlı M. Vefa  
isimli avukat tarafından temsil edilmilerdir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) AĐHM’deki  
yargılama için bir Ajan tayin etmemitir.  
3.Bavuranlar, AĐHS’nin 5 § 3. maddesi kapsamında gözaltı süresinin fazla olduğunu ileri  
sürerek ikayetçi olmulardır. Ayrıca, gözaltı süresinin uzun olmasından ötürü ikayette  
bulunabilecekleri bir iç hukuk yolunun bulunmamasından dolayı ikayette bulunmulardır.  
4.24 Mart 2005 tarihinde, tarafların görülerini aldıktan sonra AĐHM, bu ikayetler  
bağlamında bavurunun kabuledilebilir olduğuna karar vermitir. Aynı tarihte, diğer  
ikayetlerin kabuledilmez olduğuna karar verilmitir.  
5.6 Temmuz 2005 tarihinde, yazımaların ardından, Yazı Đꢀleri Müdürü, taraflara AĐHS’nin  
38 § 1 (b) maddesinin anlamı kapsamında bir dostane çözüme varmalarını önermitir. 27  
Temmuz 2005 ve 29 Kasım 2005 tarihlerinde bavuranlar ve Hükümet, sırası ile, davanın  
dostane çözümünü kabul ettiklerini beyan eden resmi deklarasyonlar sunmulardır.  
OLAYLAR  
6.Bavuranlar, 1957, 1962 ve 1964 doğumlu olup Türk vatandaıdır ve sırasıyla Ankara,  
Batman ve Diyarbakır’da ikamet etmektedirler.  
7.16 Kasım 1998 tarihinde, Diyarbakır Emniyet Müdürü, HADEP’in (Halkın Demokrasi  
Partisi), iddialara göre PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yakalanmasını protesto etmek amacıyla  
açlık grevi yapıldığı öne sürülen Diyarbakır ve Batman bürolarında aramak yapmak üzere  
Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı’ndan bir arama emri çıkarmasını talep etmitir. Savcı, aynı  
gün arama emri çıkarmıtır.  
1.Birinci ve ikinci bavuranlara ilikin olarak  
2
8.18 Kasım 1998 tarihinde, bavuranlar Batman Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polis memurları  
tarafından gözaltına alınmıtır.  
9.20 Kasım 1998 tarihli bir yazıyla, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü, Diyarbakır Cumhuriyet  
Savcısı’ndan, bavuranların gözaltı süresini, diğer yüz yedi kiiyle beraber, 22 Kasım 1998’e  
kadar uzatmasını talep etmitir. Aynı gün, sanık sayısı ve kanıt elde etme güçlüğünü dikkate  
alarak, Cumhuriyet Savcısı, tutukluluk süresini talep edildiği gibi uzatmıtır.  
10.22 Kasım 1998 tarihinde, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi, bavuranların  
tutukluluk süresini, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nün ikinci talebi üzerine, 28 Kasım 1998  
tarihine kadar uzatmıtır.  
11.26 Kasım 1998 tarihinde, bavuranlar, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde önce  
bir savcı, daha sonra da bir hakim huzuruna çıkarılmılar ve kendilerine yönelik suçlamaları  
reddetmilerdir.  
12.17 Aralık 1998 tarihinde, Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı, birinci bavuranı, bir terör  
örgütüne yardım ve yataklık yapmakla suçladığı iddianamesini Diyarbakır Devlet Güvenlik  
Mahkemesi’ne sunmutur. Aynı gün, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’ndeki üç  
Cumhuriyet Savcısı, kendisine yönelik kanıt bulunmadığından, ikinci bavurana yönelik  
hiçbir kovuturma yapılmamasına karar vermitir.  
13.3 Nisan 2001 tarihinde, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi, 4616 sayılı Kanun  
uyarınca birinci bavurana yönelik nihai bir hüküm verilmesinin ertelenmesine karar  
vermitir. Mahkeme, aynı Kanun’un 1 § 4. maddesi uyarınca, kendisine yönelik cezai  
ilemlerin askıya alınmasına ve eğer bu karardan itibaren beyıl içinde baka bir kasti suç  
ilerse nihai bir karar verilmesine karar vermitir.  
2.Üçüncü bavurana ilikin olarak  
14.17 Kasım 1998 tarihinde, bavuran, partinin Diyarbakır merkezinin önündeki yirmi kiilik  
bir grupla birlikte gözaltına alınmıtır.  
15.18 Kasım 1998 tarihli bir yazıyla, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü, Diyarbakır Cumhuriyet  
Savcısı’ndan, bavuranın gözaltı süresini, diğer yüz on kiiyle beraber, 21 Kasım 1998’e  
kadar uzatmasını talep etmitir. Aynı gün, Cumhuriyet Savcısı, Emniyet Müdürlüğü’ne  
tutukluluk süresini bu tarihe kadar uzatma yetkisi vermitir.  
16.20 Kasım 1998 tarihinde, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nün talebi üzerine ve sanıkların  
sayısını dikkate alarak, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi hakimi, tutukluluk süresini,  
26 Kasım 1998 tarihine kadar uzatmaya karar vermitir.  
17.25 Kasım 1998 tarihinde, bavuran Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde savcı ve  
hakim huzuruna çıkarılmıtır. Hakim, bavuranın tutuksuz yargılanmak üzere serbest  
bırakılmasına karar vermitir.  
18.22 ubat 2001 tarihinde, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi, 4616 sayılı Kanun  
uyarınca bavurana yönelik nihai bir hüküm verilmesinin ertelenmesine karar vermitir.  
Mahkeme, aynı Kanun’un 1 § 4. maddesi uyarınca, kendisine yönelik cezai ilemlerin askıya  
3
alınmasına ve eğer bu karardan itibaren beyıl içinde baka bir kasti suç ilerse nihai bir karar  
verilmesine karar vermitir.  
HUKUK  
19.29 Kasım 2005 tarihinde, AĐHM, Hükümet’ten izleyen deklarasyonu almıtır:  
“Türk Hükümeti’nin bavuranlara, yukarıda anılan ve Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’nde görülmekte  
olan bavurunun dostane çözümü için her ey dahil 9.600 Euro (dokuz bin altı yüz Euro) tutarındaki  
meblağı ex gratia ödemeye hazır olduğunu bildiririm.  
Davayla ilgili her türlü tazminat ve mahkeme masraflarını kapsayacak olan bu tutar, uygulanabilecek her  
türlü vergiden muaf olacak, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek  
üzere, Euro olarak, bavuranlar ve/veya ilgili yetkili temsilcileri tarafından belirlenen bir banka hesabına  
ödenecektir. Bu tutar, AĐHM tarafından Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin 39. maddesi uyarınca  
verilen kararın tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödenecektir. Ödemenin öngörülen üç aylık süre  
içerisinde yapılmaması durumunda, sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına  
kadar, Hükümet, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eit oranda  
basit faizi uygulamayı taahhüt etmektedir. Bu ödeme, davanın nihai çözümünü tekil edecektir.  
Hükümet ayrıca, AĐHS’nin 43 § 1. maddesi kapsamında, davanın Büyük Daire’ye götürülmesini talep  
etmemeyi de taahhüt eder.”  
20.27 Temmuz 2005 tarihinde, AĐHM, bavuranların temsilcilerinin imzaladığı izleyen  
deklarasyonu almıtır:  
Türk Hükümeti’nin bavuranlara, yukarıda anılan ve Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’nde  
görülmekte olan bavurunun dostane çözümü için her ey dahil 9.600 Euro (dokuz bin altı yüz Euro)  
tutarındaki meblağı ex gratia ödemeye hazır olduğunu not ederim.  
Davayla ilgili her türlü tazminat ve mahkeme masraflarını kapsayacak olan bu tutar, uygulanabilecek  
her türlü vergiden muaf olacak, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden Yeni Türk Lirası’na  
çevrilmek üzere, Euro olarak, bavuranlar ve/veya ilgili yetkili temsilcileri tarafından belirlenen bir  
banka hesabına ödenecektir. Bu tutar, AĐHM tarafından Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin 39.  
maddesi uyarınca verilen kararın tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödenecektir. Ödemenin  
öngörülen üç aylık süre içerisinde yapılmaması durumunda, sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren  
ve ödemenin yapılmasına kadar, Hükümet, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç  
puan fazlasına eit oranda basit faizi uygulamayı taahhüt etmektedir.  
Teklifi kabul eder ve sözkonusu bavuruya yol açan olaylar hususunda Türkiye aleyhindeki iddialardan  
vazgeçerim. Bu ekilde, davanın nihai olarak karara bağlandığını beyan ederim.  
Bu deklarasyon, Hükümet ve bavuranlar arasında varılan dostane çözüm kapsamında yapılmıtır.  
Ayrıca, AĐHM kararının verilmesinden sonra, AĐHS’nin 43 § 1. maddesi çerçevesinde Büyük Daire’ye  
gönderilmesini talep etmemeyi taahhüt ederim.”  
21.AĐHM, taraflar arasında varılan dostane çözümü not eder (AĐHS’nin 39. maddesi).  
Çözümün, AĐHS ve Protokollerinde öngörülen insan haklarına saygı temeline dayandığı  
hususunda tatmin olmutur (AĐHS’nin 37 § 1. maddesi ve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 62 § 3.  
maddesi).  
22.Dolayısıyla, dava kayıttan düürülmelidir.  
YUKARIDAKĐ GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE  
4
1.Davanın kayıttan düürülmesine karar vermi;  
2.Tarafların Büyük Daire önünde tekrar duruma yapılmasını talep etmeme taahhütlerini not  
etmitir.  
Đngilizce hazırlanmı, Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77 §§ 2. ve 3. maddeleri uyarınca 2  
ubat 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
Vincent BERGER  
Bostjan ZUPANCIC  
Yazı Đꢀleri Müdürü  
Bakan  
5