SĐNGAR – TÜRKĐYE KARARI
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, baꢀvurunun baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik
unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.
AĐHS’nin 6/1 maddesi uyarınca yapılan ꢀikâyetin esasına iliꢀkin olarak AĐHM, dikkate
alınması gereken sürenin 28 Ocak 1995 tarihinde baꢀlayıp 23 Ekim 2008 tarihinde sona
erdiğini gözlemler. Bu nedenle yargılama, bir yargı aꢀamasında 13 yıl 8 ay sürmüꢀtür. AĐHM
yargılama süresinin makul olup olmadığının davanın ꢀartları ıꢀığında, özellikle de davanın
karmaꢀıklığı ile baꢀvuran ve ilgili mercilerin tutumunun dikkate alınarak değerlendirilmesi
gerektiğini yineler (bkz. birçok içtihadın yanı sıra Pélissier and Sassi – Fransa [BD], no.
25444/94).
AĐHM, sözkonusu baꢀvurudakine benzer sorunlar ortaya çıkaran davalarda sıklıkla
AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (bkz. Pélissier and Sassi, yukarıda
anılan). Tarafına sunulan tüm delilleri inceleyen AĐHM, somut davada farklı bir sonuca
ulaꢀmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delilin Hükümet tarafından sunulmadığı
kanaatindedir. Konu ile ilgili içtihadını dikkate alarak somut davada yargılama süresinin aꢀırı
olduğu ve “makul süre” ꢀartına uymadığı görüꢀündedir. Bu nedenle 6/1 maddesi ihlal
edilmiꢀtir.
Adil tatmine iliꢀkin olarak baꢀvuran 4,285 Euro maddi tazminat talep etmiꢀtir.
Yargılama süresinin uzunluğuna vurgu yaparak manevi tazminat miktarının belirlenmesini
AĐHM’nin takdirine bırakmıꢀtır. Hükümet taleplere itiraz etmiꢀtir. AĐHM, tespit edilen ihlal
ile talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı kuramamaktadır; bu nedenle talebi
reddeder. Ancak baꢀvuranın yargılama süresi nedeniyle, sıkıntı ve hayal kırıklığı gibi, sadece
ihlal tespitiyle yeterince tazmin edilemeyecek manevi zararlara uğramıꢀ olması gerektiğini
kabul eder. Somut dava koꢀullarını dikkate alarak ve hakkaniyete uygun bir değerlendirmeyle
baꢀvurana bu baꢀlık altında 12,000 Euro ödenmesini uygun bulmaktadır.
Baꢀvuran ayrıca AĐHM önündeki yargılama masraf ve giderleri için, sadece Đstanbul
Barosu’nun ücret çizelgesine dayanarak 6,260 Euro ödenmesini talep etmiꢀtir. AĐHM’nin
içtihadına göre bir baꢀvuran, ancak masrafların gerçekten ve gerektiği için yapıldığı ve
miktarın makul olduğu kanıtlanmıꢀ ise bunları geri almaya hak kazanmaktadır. Sözkonusu
davada AĐHM, talep edilen masrafların gerçekten yapıldığını tespit etmemiꢀtir. Bu nedenle bu
baꢀlık altında ödeme yapılmamasına hükmeder.
AĐHM ayrıca, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi
faizlerine uyguladığı orana üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna
karar vermiꢀtir.
2