COUNCIL  
OF EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ D A ĐRE  
SĐNGAR – TÜRKĐYE DAVASI  
(B a vuru no. 13467/05)  
KARAR  
STRAZBURG  
22 Eylül 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde  
kesinleecektir. ekli düzeltmelere tâbi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
SĐNGAR – TÜRKĐYE KARARI  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 13467/05 no’lu davanın nedeni Mahmut Singar  
adlı T.C. vatandaının (“bavuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (“AĐHM”) 30 Mart  
2005 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Đlikin Sözleme’nin  
(“AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran, AĐHM önünde Đstanbul Barosu avukatlarından R. Doğan tarafından temsil  
edilmitir.  
OLAYLAR  
DAVA KOULLARI  
Bavuran 1966 doğumludur ve Ağrı’da yaamaktadır. 28 Ocak 1995 tarihinde yasadıı  
örgüt üyesi olduğu üphesiyle Đstanbul’da yakalanmı, 15 ubat 1995 tarihinde tutuklanmıtır.  
24 Nisan 1995 tarihinde bavuran ve diğer 19 sanık hakkında bir iddianame hazırlanmı,  
yargılama 2 Mayıs 1995 tarihinde Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde balamıtır. 10  
Mayıs 2001 tarihinde bavuran tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmitir.  
5190 sayılı yasa uyarınca Devlet Güvenlik Mahkemeleri Haziran 2004’te kaldırılmı,  
bavuranın davası Đstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam etmitir.  
23 Ekim 2008 tarihinde Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, TCK’nın 102 ve 104.  
maddelerine göre zamanaımına uğramıolması nedeniyle bavuran hakkındaki  
kovuturmanın sona erdirilmesine karar vermitir.  
HUKUK  
Bavuran, hakkında yürütülen yargılamanın süresinin AĐHS’nin 6/1 maddesinde  
öngörülen “makul süre” artına uymamıolmasından ikâyetçi olmutur.  
Hükümet, hakkındaki davanın zamanaımına uğrayıp sona erdirilmesi nedeniyle  
bavuranın artık mağdur statüsünde olmadığını savunmutur. Ayrıca hakkındaki ceza  
yargılamasının halen devam ettiği bir dönemde AĐHM’ye bavurduğundan bavuranın iç  
hukuk yollarını tüketmediğini belirtmitir. Son olarak 5271 sayılı yeni CMK’ya dayanarak  
bavuranın iç hukukta çareler arayabileceğini savunmutur.  
Hükümetin ilk iki itirazına ilikin olarak AĐHM, önceki davalarda Hükümetin benzer  
itirazlarını inceleyip reddettiğini hatırlatır (bkz. özellikle ilk itiraza ilikin olarak Mahmut  
Arslan – Türkiye, no. 74507/01; ikinci itiraza ilikin olarak ise Tutar – Türkiye, no. 11798/03;  
Ertürk – Türkiye, no. 15259/02). AĐHM, sözkonusu davada farklı bir sonuca ulamasını  
sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delilin Hükümet tarafından sunulmadığı kanaatindedir.  
Bu nedenle Hükümetin bu itirazlarını reddeder. Hükümetin yeni CMK’nın 141. maddesine  
ilikin üçüncü itirazıyla ilgili olarak AĐHM, sözkonusu hükmün uzun süre tutuklu olarak  
yargılananlar için tazminat talep etme imkanı tanıdığını gözlemler. Somut bavurunun  
yargılama süresinin uzunluğuna ilikin olması nedeniyle Hükümetin itirazı kabul edilemez.  
1
SĐNGAR – TÜRKĐYE KARARI  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bavurunun dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, bavurunun baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik  
unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
AĐHS’nin 6/1 maddesi uyarınca yapılan ikâyetin esasına ilikin olarak AĐHM, dikkate  
alınması gereken sürenin 28 Ocak 1995 tarihinde balayıp 23 Ekim 2008 tarihinde sona  
erdiğini gözlemler. Bu nedenle yargılama, bir yargı aamasında 13 yıl 8 ay sürmütür. AĐHM  
yargılama süresinin makul olup olmadığının davanın artları ıığında, özellikle de davanın  
karmaıklığı ile bavuran ve ilgili mercilerin tutumunun dikkate alınarak değerlendirilmesi  
gerektiğini yineler (bkz. birçok içtihadın yanı sıra Pélissier and Sassi – Fransa [BD], no.  
25444/94).  
AĐHM, sözkonusu bavurudakine benzer sorunlar ortaya çıkaran davalarda sıklıkla  
AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmitir (bkz. Pélissier and Sassi, yukarıda  
anılan). Tarafına sunulan tüm delilleri inceleyen AĐHM, somut davada farklı bir sonuca  
ulamasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delilin Hükümet tarafından sunulmadığı  
kanaatindedir. Konu ile ilgili içtihadını dikkate alarak somut davada yargılama süresinin aırı  
olduğu ve “makul süre” artına uymadığı görüündedir. Bu nedenle 6/1 maddesi ihlal  
edilmitir.  
Adil tatmine ilikin olarak bavuran 4,285 Euro maddi tazminat talep etmitir.  
Yargılama süresinin uzunluğuna vurgu yaparak manevi tazminat miktarının belirlenmesini  
AĐHM’nin takdirine bırakmıtır. Hükümet taleplere itiraz etmitir. AĐHM, tespit edilen ihlal  
ile talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı kuramamaktadır; bu nedenle talebi  
reddeder. Ancak bavuranın yargılama süresi nedeniyle, sıkıntı ve hayal kırıklığı gibi, sadece  
ihlal tespitiyle yeterince tazmin edilemeyecek manevi zararlara uğramıolması gerektiğini  
kabul eder. Somut dava koullarını dikkate alarak ve hakkaniyete uygun bir değerlendirmeyle  
bavurana bu balık altında 12,000 Euro ödenmesini uygun bulmaktadır.  
Bavuran ayrıca AĐHM önündeki yargılama masraf ve giderleri için, sadece Đstanbul  
Barosu’nun ücret çizelgesine dayanarak 6,260 Euro ödenmesini talep etmitir. AĐHM’nin  
içtihadına göre bir bavuran, ancak masrafların gerçekten ve gerektiği için yapıldığı ve  
miktarın makul olduğu kanıtlanmıise bunları geri almaya hak kazanmaktadır. Sözkonusu  
davada AĐHM, talep edilen masrafların gerçekten yapıldığını tespit etmemitir. Bu nedenle bu  
balık altında ödeme yapılmamasına hükmeder.  
AĐHM ayrıca, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi  
faizlerine uyguladığı orana üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna  
karar vermitir.  
2
SĐNGAR – TÜRKĐYE KARARI  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM,  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. (a) Sorumlu devletin bavurana, AĐHS’nin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinletiği  
tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden Türk lirasına  
çevrilmek üzere:  
(i) 12,000 (on iki bin) Euro manevi tazminat;  
(ii) bu miktara uygulanabilecek her tür vergiyi ödemesine;  
(b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için Avrupa  
Merkez Bankası’nın marjinal kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle  
elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddine  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragrafları uyarınca 22 Eylül 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
3