I. AĐHS’NĐN 5. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuran, tutukluluk süresinin makul süre ꢀartına uymadığı konusunda ꢀikayetçi
olmuꢀtur. Baꢀvuran, ayrıca, tutukluluğunun yasallığına itiraz edebileceği etkili bir iç hukuk
yolu bulunmadığı konusunda ꢀikayetçi olmuꢀ ve bu ꢀikayetlerini AĐHS’nin 5. maddesinin 3.
ve 4. paragraflarına dayandırmıꢀtır.
A. AĐHS’nin 5/3 maddesi
1. Kabuledilebilirlik
Hükümet, baꢀvuranın ꢀikayetini 21 Haziran 2001 tarihinde AĐHS’nin 5/3 maddesi
kapsamında sunduğundan, 22 Eylül 1996 ile 2 Haziran 1999 tarihleri arasında tutuklu
bulunduğu sürenin, 35/1 madde çerçevesinde belirlenen altı aylık süre aꢀımının dıꢀında
olduğu gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğini savunmuꢀtur.
AĐHM, Solmaz - Türkiye (27561/02) kararında belirtilen ilkelere atıfta bulunur. Bu
kararda, baꢀvuran baꢀtan beri tutuklu kalmıꢀsa, birden fazla ve birbirini takip eder biçimde
gerçekleꢀen tutukluluk sürelerinin bütün olarak değerlendirilmesi ve altı aylık sürenin en son
sürenin bitiminden itibaren baꢀlaması gerektiği sonucuna varmıꢀtır. Mevcut davada,
baꢀvuranın tutukluluk hali, yakalandığı tarih olan 22 Eylül 1996 tarihinde baꢀlamıꢀtır. 2
Haziran 1999 tarihinde Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından mahkum edilene
dek, AĐHS’nin 5/3 maddesi anlamında tutuklu kalmıꢀtır. O tarihten, Yargıtay’ın ilk derece
mahkemesinin kararını bozduğu 20 Aralık 1999 tarihinde dek, “yetkili bir mahkeme
tarafından mahkum edilmesinin ardından” 5/1(a) maddesi anlamında hapsedilmiꢀ, bu nedenle,
hükümlü bulunduğu bu süre, 5/3 madde kapsamı dıꢀında kalmıꢀtır. Baꢀvuran 20 Aralık 1999
tarihinden, serbest bırakıldığı 10 Ağustos 2001 tarihinde dek, yine, AĐHS’nin 5/3 maddesi
kapsamına girecek biçimde tutuklu yargılanmıꢀtır. Sonuç olarak, bu değiꢀik safhalar süresince
baꢀvuranın tutukluluğunun devam ettiği göz önünde bulundurulduğunda, altı aylık süre
yalnızca, tutuklu yargılandığı en son dönemin bitiminden itibaren, 10 Ağustos 2001 tarihinde
baꢀlamaktadır (Akyol - Türkiye, no. 23438/02).
Buna göre, AĐHM Hükümet’in itirazını reddeder.
AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca bu ꢀikayetin dayanaktan yoksun olmadığını
kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle ꢀikayet kabuledilebilir niteliktedir.
2. Esas
AĐHM, yukarıda açıklandığı üzere, sözkonusu sürenin 22 Eylül 1996 tarihinde
baꢀvuranın yakalanmasıyla baꢀlayıp, 10 Ağustos 2001 tarihinde baꢀvuranın serbest
bırakılmasıyla bittiğini kaydeder. AĐHM’nin içtihadı doğrultusunda, AĐHS’nin 5/1(a) maddesi
kapsamında, baꢀvuranın mahkum olduktan sonra hükümlü bulunduğu 21 Mart 2001 ile 8
Ağustos 2001 tarihleri arasındaki süreyi düꢀtükten sonra, 5/3 maddesi kapsamında göz
önünde bulundurulacak süre dört yıl üç ayın üzerindedir. Yerel mahkemeler, baꢀvuranın
tutukluluğunu “suçun niteliği ve kanıtların durumu” gibi birbirinin aynı ve basmakalıp
ifadelerle sürekli olarak uzatmıꢀlardır.
3