AĐHM ayrıca, yasadıꢀı bir tutukluluk halinde serbest bırakma kararını verecek yetkili hakimin
bulunmayıꢀı ve ulusal yasaya uygun tutuklulukta AĐHS’nin bir tazmine hükmetmesinin
olanaksız oluꢀu nedeniyle, 466 sayılı Kanun’da öngörülen ve Hükümet tarafından öne sürülen
tazminat baꢀvurusunun AĐHS’nin 5 § 4. maddesi uyarınca bir baꢀvuru yolu olarak
sayılamayacağını kaydetmektedir.
AĐHM, Hükümetin ön itirazını reddetmekte ve aynı gerekçelerle 5 § 4. maddenin ihlal edildiği
sonucuna varmaktadır.
2. AĐHS’nin 5 § 1. maddesi
Hükümet baꢀvuranın yasadıꢀı silahlı bir örgüte yardım ve yataklık ettiği suçlamasıyla
düzenlenen bir operasyon sırasında gözaltına alındığını belirtmektedir. Bu makul suçlamaların
kaynağı sözkonusu örgüt adına haraç toplamaktan gözaltına alınan F.A. tarafından sunulan
bilgilerdir. Hükümet bu savına dayalı olarak, Devlet Güvenlik Mahkemesi önünde aleyhinde
yapılan suçlamalardan sorgulanan baꢀvuranın tutuklu yargılandığını ve bu örgüte yardım etme
suçu ile itham edildiğini gözlemlemektedir.
Baꢀvuran yakalama tutanağına dikkat çekerek, bu tutanağı kaleme alanların dahi içeriğini
yalanlamasının bunun bir düzmece olduğunu kanıtladığını ileri sürmektedir. Baꢀvuran
Hükümetin hakkında verdiği yakalama gerekçelerinde makul sonuca varmak için olayları
değerlendirmede eksiğinin bulunduğunu iddia etmektedir.
AĐHM, ꢀüpheliler üzerindeki mantığa dayalı ꢀüphelerin bir yakalama iꢀleminde keyfi olarak
hürriyetten yoksun bırakmaya karꢀı temel bir koruma sağladığını hatırlatmaktadır. Makul
olarak sayılabilecek ꢀüphelerin varlığı suçu iꢀlediği varsayılan kiꢀi hakkında önceden
varsayılan objektif olaylar ve bilgilerle tamamlanır (Bkz. Campell ve Hartley-Birleꢀik Krallık
kararı, 30 Ağustos 1990).
Kaldı ki, 5 § 1. maddenin c) fıkrası polisin tutuklama esnasında suçlamalar getirecek yeterli
kanıtları bir araya getirmesini öngörmemektedir. 5 § 1. maddenin c) bendi uyarınca bir
tutukluluk sırasındaki sorgulamanın amacı tutuklamaya dayalı somut ꢀüpheleri teyit ederek
veya sonlandırarak ceza soruꢀturmasını tamamlamaktır. Bir ceza soruꢀturma sürecinde
suçlamalara yol açan olaylar bir mahkumiyeti temize çıkarmak veya suçlamada bulunmak için
gerekli düzeyde olmak durumunda değildir (Bkz. Brogan ve diğerleri-Birleꢀik Krallık kararı,
29 Kasım 1988 ve Murray-Birleꢀik Krallık kararı, 28 Ekim 1994).
Bu baꢀvuruda, baꢀvuranın suçu iꢀlemekte olduğu belirtilen ve polisler tarafından düzenlenen
yakalama tutanağının ardından görgü tanıkları tarafından yalanlanmıꢀ ve baꢀvuranın
yakalanması koꢀullarında bu husus Devlet Güvenlik Mahkemesi önünde geçerli
sayılmamıꢀtır.
Bu nedenle, AĐHM, baꢀvuranın 1 Mart 1999 tarihinde polis tarafından yakalandığı ve yasadıꢀı
silahlı bir örgüt aleyhinde düzenlenen operasyon kapsamında gözaltına alındığı tespitini
yapmaktadır. 8 ve 9 Mart 1999’da baꢀvuran, aynı operasyonda yakalanan F.A. kod adlı bir
kiꢀi ile olan bağlantıları hakkında sırasıyla polisler ve Cumhuriyet Savcısı tarafından
sorgulanmıꢀtır. Baꢀvuranın gözaltı süresi iki kez uzatılmıꢀ ve 23 Mart 1999 tarihinde
Cumhuriyet Savcısı tarafından yasadıꢀı bir örgüte yardım ve yataklık etmek suçundan
TCK’nın 169. maddesi gereğince kamu davası açılmıꢀtır.
4