karar). Bu madde, AĐHS’nin 3. maddesiyle birlikte, Avrupa Konseyi’ni oluꢀturan demokratik
toplumların temel değerlerinden birini kapsamaktadır. Bunun için, ölüme çarptırmanın meꢀru
olabileceği koꢀullar titizlikle yorumlanmalıdır (Salman-Türkiye, 21986/93 no’lu karar).
Đnsanların korunmasının aracını teꢀkil eden AĐHS’nin, konusu ve amacı aynı zamanda
AĐHS’nin 2. maddesinin, AĐHS’nin açık ve etkin zorunluluklarına uygun ꢀekilde
yorumlanması ve uygulanmasını gerektirmektedir ( McCann ve diğerleri-Đngiltere, 27 Eylül
1995 tarihli, A serisi 324 no’lu karar).
AĐHS’nin 2 § 1 maddesinin ilk cümlesi, Devleti, kasten ve yasadıꢀı yoldan ölüme
sebebiyet vermekten kaçınmaya zorlamakla kalmamakta, ama aynı zamanda kendi iç hukuk
düzeni çerçevesinde, kendi yargılama alanına giren kiꢀilerin hayatını korumak için gerekli
önlemleri almaya da zorlamaktadır (Kılıç-Türkiye, 22492/93 no’lu karar). Bu bağlamda,
Devletin zorunluluğu, bireye yönelik saldırılarda bulunmaktan caydırma amaçlı olan ve bu
ihlalleri önceden haber vermek, bastırmak ve cezalandırmak için düzenlenmiꢀ bir uygulama
mekanizmasına dayanan hukuki ve idari bir çerçeveyi uygulamaya koyarak temel bir görev
olan, yaꢀam hakkını garanti altına almayı içermektedir.
AĐHS’nin 2. maddesinin de metninde belirtildiği ꢀekliyle, güvenlik güçlerinin öldürme
gücüne baꢀvurması bazı durumlarda mazur görülebilir. Bununla birlikte, bu güvenlik
güçlerinin operasyonlarına, ulusal hukuk tarafından izin verilmesinin yanında, sözkonusu
operasyonlar, keyfiyete ve gücün kötüye kullanılmasına karꢀı ve hatta önlenebilir kazalara
karꢀı uygun ve etkin garantiler sistemi kapsamında bu hukuk tarafından yeterince
sınırlanmalıdır. Düzeni sağlamaktan sorumlu görevlilerin güçleri, görevlerini icra ettikleri
sırada ki bu ister önceden hazırlanmıꢀ bir operasyon durumunda ister tehlikeli olarak
algılanan bir kiꢀinin aniden yakalanması durumunda belirsiz olmamalıdır: hukuki ve idari bir
çerçeve kanunların uygulanmasından sorumlu kiꢀilerin güç ve ateꢀli silahlar kullanabileceği
sınırlı durumları konuya iliꢀkin uluslararası kuralları göz önünde bulundurarak tanımlamalıdır
(Makaratzis-Yunanistan, 50385/99 no’lu karar, bkz. aynı kararda, “Güce baꢀvurmaya iliꢀkin
Birleꢀmiꢀ Milletler Đlkeleri”).
Bu bağlamda, AĐHS’nin 2. maddesinin ikinci paragrafının metni bütün olarak ele
alındığında, kasıtlı öldürmeye izin verildiği durumları tanımlamamaktadır ama “güce
baꢀvurulabilecek” durumları ki bu istemeden ölüme sebebiyet vermeye kadar gidebilir,
belirtmektedir. “Kesinlikle gerekli” kelimelerinin kullanılması, AĐHS’nin 8’den 11’e kadar
olan maddeleri 2. paragrafı uyarınca Devlet müdahalesinin demokratik bir toplumda gerekli
olup olmadığının belirlenmesi için normalde kullanılandan daha sıkı ve daha zorlayıcı bir
gereklilik kriteri uygulamak gerektiğinin anlaꢀılmasına yol açmaktadır. Özellikle, güce
baꢀvurma, AĐHS’nin 2. maddesinin 2 a) dan c) ye kadar olan bentleri sıralanan amaçların
gerçekleꢀtirilmesiyle sıkı sıkıya orantılı olmalıdır. AĐHM’nin, demokratik bir toplumda bu
düzenlemenin önemini tanıyarak, bir görüꢀ oluꢀturabilmek için, kiꢀinin ölüme çarptırıldığı
durumları, özellikle öldürme gücünün kasten uygulandığı zamanları aꢀırı dikkatli bir ꢀekilde
incelemesi ve sadece güce baꢀvuran Devlet görevlilerinin eylemlerini değil aynı zamanda
davanın koꢀullarının bütününü özellikle sözkonusu eylemlerin hazırlanmasını ve kontrolünü
dikkate alması gerekmektedir (McCann ve diğerleri).
2. Davadaki uygulama
AĐHM, davada kendisinin bizzat, uyuꢀmazlık dönemindeki olgusal koꢀulların tam
tablosunu elde etmek için olayları kontrol etmesinin gerekli olmadığı kanaatindedir. Çünkü
baꢀvuran oğlunun güvenlik güçleri tarafından kasten öldürüldüğünü iddia etmesine rağmen,
6