13
8 TEMMUZ 1999 TARĐHLĐ (2. NOLU) SÜREK KARARI
haber makalesi yayınlanmıꢀ olduğu gerekçesiyle uygulanmıꢀ olduğuna dikkat
etmektedir. Dergi ile sadece ticari açıdan bağlı olduğu ve yazı iꢀleri müdürlüğü
sorumluluğu taꢀımadığı gerekçesi ile haber makalelerinin içeriğine iliꢀkin her
türlü cezai sorumluluktan muaf tutulması gerektiği yönünde baꢀvuran tarafından
ileri sürülen iddiayı reddetmektedir. Baꢀvuran mal sahibi olup, bu konumu
itibarıyla derginin yazı iꢀleri yönetimini ꢀekillendirme hakkına sahiptir. Bu
nedenle, halk için bilgi toplanması ve dağıtılması konusunda derginin yazı iꢀleri
ve muhabir personelinin görev ve sorumlulukları açısından vekaleten sorumlu
olup, bu da çatıꢀma ve gerginlik durumlarında daha büyük önem taꢀımaktadır.
37. Baꢀvuranın mahkumiyet ve cezası ilk olarak yayınında, ꢁırnak Valisi’nin
ꢁırnak Emniyet Müdürü tarafından halka karꢀı ateꢀ açma emrinin verilmiꢀ
olduğunu teyit ettiği yönünde bir haber vermiꢀ olduğu ile ilgilidir. Đkinci olarak,
eski bir milletvekili olan Leyla Zana’nın, adı verilen bir Jandarma Komutanının
yine eski bir milletvekili olan Orhan Doğan’a “sizin ölümünüz bize mutluluk
verecektir. Sizin kanınız benim susuzluğumu gideremez” dediğini (bkz.
yukarıdaki Paragraf 10) belirtmektedir.
Dolayısıyla, ifadelerde kullanılan kelime açık ꢀekilde söz konusu polis ve
jandarma yetkilisinin ciddi bir yanlıꢀ davranıꢀ içinde bulunduğunu ima
etmektedir. Đfadelerin ilgili görevli veya yetkililere karꢀı ꢀiddeti teꢀvik edecek
ꢀekilde belirtildiği söylenemese de, yetkililerin güçlü bir kamu saygısızlığına
maruz bırakabilecek düzeydedir. Ayrıca, haber makalesi, 1985’ten bu yana çok
ciddi can kayıpları ve bölgenin büyük bir kısmında olağanüstü hal ilan edilmesine
sebebiyet verecek ꢀekilde güvenlik kuvvetleri ile PKK kuvvetleri arasında ciddi
çatıꢀmaların devam etmekte olduğu Güneydoğu Türkiye’deki güvenlik durumu
bağlamında yayınlanmıꢀ olması da dikkate alınmalıdır (bkz. yukarıda anılan Zana
kararı, s. 2539, Madde 10).
38. Yukarıdaki hususlar dikkate alındığında Mahkeme,
baꢀvurana
uygulanmıꢀ olan mahkumiyet ve cezanın 10. Maddenin 2. fıkrası kapsamındaki
zorunluluk ile ilgili nedenlerle desteklenmiꢀ olduğundan ꢀüphe etmek için
herhangi bir neden görmemektedir.
39. Dayanak teꢀkil eden nedenlerin yeterli olup olmadığına iliꢀkin husus ile
ilgili olarak Mahkeme, söz konusu müdahalenin gerginliğin meydana gelmiꢀ
olduğu bir bölgeye bazı siyasetçiler tarafından yapılmıꢀ olan ziyarete iliꢀkin
olarak anılan siyasetçiler tarafından basın toplantısında bildirilen ifadelerin
gazeteciler tarafından rapor edilmesine iliꢀkin olduğunu belirtmektedir (bkz. 23
Eylül 1994 tarihli Jersild – Danimarka Kararı, A Serisi, no. 298, s. 23, Paragraf
31). Söz konusu haber makalesi basit bir polis görevlisi ve bir jandarma subayı
tarafından belli durumlar konusunda emredildiği veya teyit edildiği bildirilen
ifadeleri yansıtmaktadır. Bu iddiaların doğru olduğu varsayılırsa, söz konusu
yanlıꢀ davranıꢀın ciddiyeti karꢀısında kamunun sadece hareketi değil, aynı
zamanda yetkililerin kimliklerini öğrenme konusunda meꢀru bir hakkı
bulunmaktadır. Ancak, ilgili Türk kanunları kapsamında (bkz. 23 Nisan 1992
tarihli Castells – Đspanya Kararı, A Serisi, No. 236, s. 24, paragraflar 47-48)
gerçek ve kamu yararının savunulması mümkün değildir.
40. Ayrıca, haber makalesine dayanak teꢀkil eden basın açıklamasının baꢀka
gazetelerde yayınlanmıꢀ olduğu ve söz konusu haber kapsamının herhangi bir