ღꢀ A ꢀღ  
_ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _  
^
^
C O N S E I L D E  
L 'E U R O P E  
jl ,  
AVRUPA  
K O N SE Y İ  
. *  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
Mehmet Ertuğnd YILMAZ ve Diğerleri - TÜRKİYE DA VASİ  
(Başvuru no:41676/98)  
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
STRAZBURG  
4 M A Y I S 2 0 0 6  
İşbu karar Sözleşme'nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşıdlar çerçevesinde  
kesinleşecek olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
ı
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 41676/98 başvuru no’lu davanın nedeni, dört  
Türk vatandaşı Mehmet Ertuğrul Yılmaz, Murat Han, Gültekın Açık ve Çiçek Han’ın  
(Başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) 24 Haziran 1997 tarihinde,  
Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleşmesi’nin (AİHS) eski 25. maddesi  
uyarınca yapmış oldukları başvurudur. Başvuranlar, avukat yardımından faydalanarak, İzmir  
Barosu avukatlarından Z.S. Özdoğan tarafından temsil edilmektedirler.  
OLAYLAR  
Başvuranlar Mehmet Eıtuğrul Yılmaz, Murat Han, Gültekin Açık ve Çiçek Han  
sırasıyla 1969, 1970, 1973 ve 1970 doğumlu olup, İzmir ve Uşak Hapishanelerinde  
tutukludurlar.  
Çiçek Han dışında, 'Türkiye Komünist Partisi/Marksist Leninist Birlik TKP/ML-B”  
adlı yasadışı örgüte mensup olmakla suçlanan diğer başvuranlar, İsparta Emniyet Müdürlüğü  
Terörle Mücadele Şubesi polisleri tarafından 16 Aralık 1996 tarihinde yakalanmışlardır.  
Olayların meydana geldiği dönemde hamile olan Çiçek Han, aynı şubeye bağlı polisler  
tarafından 18 Aralık 1996 tarihinde yakalanmıştır.  
Her başvuran hakkındaki imzalı yakalama tutanağı, "TKP/ML-Bye mensup olmak  
olan yakalama gerekçesini içermektedir.  
İsparta Cumhuriyet Başsavcısının talebi üzerine ve aynı ilin Sulh Mahkemesi  
tarafından 20 Aralık 1996 tarihinde verilen kararla başvuranların gözaltı süreleri 24 Aralık  
1 9 9 6 ta r ih in e k a d a r u z a tılm ış tır . B u s o n ta r ih te , İ s p a r ta S u lh M a h k e m e s i h a k im i b a ş v u r a n la r ın  
tutuklanmalarına karar vermiştir.  
İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Başsavcısı, 6 Şubat 1997  
tarihli iddianameyle, Gültekin Açık’m Türk Ceza Kanununun (TCK) 168 ve 169. maddeleri  
ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddesi gereğince silahlı çeteye mensup  
olmak ve yasadışı örgüte yardım etmekten mahkum edilmesini istemiştir.  
Erzincan DGM Cumhuriyet Başsavcısı, 6 Mart 1997 tarihli iddianameyle diğer üç  
başvuranın da aynı hükümlerden mahkum edilmesini istemiştir.  
Başvuranlar, tutuklu bulundukları süre boyunca avukatlarıyla düzenli olarak görüşmüş  
ve DGM önündeki yargılamada avukatları tarafından temsil edilmişlerdir.  
İzmir DGM, 13 Kasım 1997 tarihinde kararım vermiş ve Açık’ı beş yıl ağır hapis ve  
üç yıl kamu hizmetinden men edilme cezasına çarptırmıştır. DGM, kararında birçok kanıt  
arasında olay yeri keşif ve arama tutanakları, evinde bulunan yasadışı örgüte ait yayınlar ve  
tanık ifadelerine yer vermiştir. Verilen mahkumiyet kararı 2 Temmuz 1998 tarihinde verilen  
Yargıtay kararı tarafından onanmıştır. Başvuran Yargıtay önünde avukatı tarafından temsil  
edilmiştir.  
Erzurum DGM, 12 Mart 1999 kararla Murat Han ve Çiçek Han’ın delil  
yetersizliğinden beraatına karar vermiştir.  
2
Mehmet Ertuğrul Yılmaz aynı kararla on iki yıl altı ay hapis cezasına çarptırılmıştır.  
DGM verdiği karar gerekçelerinde başvuramn sorgulama sırasında yaptığı itiraflara ve ele  
geçirilen başvurana ait Kalaşnikof marka silahına yer vermiştir. Belirtilmeyen bir tarihte  
avukatı tarafından temsil edilen Yılmaz hakkında verilen mahkumiyet karan, Yargıtay  
tarafından onanmıştır.  
HUKUK AÇISINDAN  
I . A İ H S ’ N İ N 5 § 3 M A D D E S İ N İ N İ H L A L E D İ L D İ Ğ İ İ D D İ A S I H A K K I N D A  
Başvuranlar, gözaltı süresinin uzunluğundan şikayetçi olmaktadırlar. Başvuranlar  
AÎHS’nin 5§3 maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedirler.  
A. Kab ul E d i l e b i l i r l i k H a k k ı n d a  
AİHM, şikayetin AÎHSnin 35§3 maddesi uyarınca açıkça dayanaktan yoksun  
olmadığı tespitinde bulunarak, başvurunun kabuledilemez bulunması için başka hiçbir  
gerekçe bulunmadığını belirtmektedir. Dolayısıyla başvuruyu kabuledilebilir ilan etmek  
uygun olacaktır.  
B. Esas Hakkında  
B . E sa s H a k k ın d a  
Hükümet bu davada uygulanan ve kanun tarafından öngörülen süreyi aşmayan gözaltı  
süresinin meşruluğunu ileri sürmektedir. Bu itibarla, başvurana atılan suçlar gibi terör  
suçlarına ilişkin yürütülen soruşturmaların zorluklarına ve benzeri suçların “kanıtların elde  
edilmesinin zor olması sebebiyle dosyanın hazırlanması için başlatılan hazırlık soruşturma  
aşamasında” zaman gerektiğine dikkati çekmektedir.  
AİHM, terör suçlarıyla ilgili olarak yürütülen soruşturmaların hiç kuşkusuz yetkili  
makamları özel bir takım sorunlarla karşı karşıya bıraktığını daha önce birçok kez kabul  
etmiştir (Bkz., diğerleri arasında Brogan ve diğerleri-Birleşik Krallık 29 Kasım 1988 tarihli  
karar, Murray-Birleşik Krallık 28 Ekim 1994 tarihli karar, Aksoy-Türkiye 18 Aralık 1996  
tarihli karar, Sakık ve diğerleri-Türkiye 26 Kasım 1997 tarihli karar, Demir ve diğerleri-  
Türkiye 23 Eylül 1998 tarihli karar, ve Dikme-Tiirkiye, no: 20869/92). Bununla birlikte bu,  
yetkili makamların yerel mahkemeler ve AÎHM tarafından yapılacak her türlü denetiminden  
uzak bir şekilde şüphelileri yakalayıp gözaltına alma hakkına sahip oldukları anlamına  
gelmemektedir (Bkz. mııtatis mutandis, Murray kararı).  
AİHM, gözaltı sürelerinin Çiçek Han’ın yedi gün ve diğer üç başvuranın ise dokuz  
gün olduğunu gözlemlemektedir.  
AİHM, Brogan ve Diğerleri kararında toplumu teröre karşı koruma amacı gütse de,  
ilgilinin lıakim karşısına çıkartılmadan dört gün ve altı saat gözaltında tutulmasının AİHSnin  
5§3. maddesinde belirtilen süreyi aştığına karar verdiğini hatırlatmaktadır (Brogan ve  
diğerleri kararı).  
Dolayısıyla AİHM başvuranların “hakim karşısına çıkarılmaksızm” yedi ve dokuz gün  
boyunca gözaltında tutulmasının gerekliliğini kabul edemez.  
3
Sonuç olarak AİHS’nin 5§3 maddesi ihlal edilmiştir.  
II. AİHSNİN 6§1 VE 3 -a MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA  
Başvuranlar, haklarında yapılan suçlamanın niteliği ve nedeni konusunda en kısa  
sürede haberdar edilmediklerini iddia etmektedirler. Bu bağlamda başvuranlar, aleyhlerinde  
başlatılan'cezai yargılamanın haksız olduğunu belirtmektedirler.  
Kabiıledilebilirlik Halikında  
Hükümet, bu sava itiraz etmektedir. Hükümet başvuranların yakalandıkları andan  
itibaren haklarında yapılan suçlamanın niteliği ve nedeni konusunda kendilerine bilgi  
verildiğini ileri sürmektedir.  
AİHM, başvuranlar tarafından imzalanan yakalama tutanaklarının haklarında yapılan  
suçlamanın niteliği ve nedenini içerdiğini gözlemlemektedir. Dolayısıyla bu şikayet açıkça  
dayanaktan yoksun olup, AİHS’nin 35§3 ve 4 maddesi uyarınca reddedilmelidir.  
(
III. AİHSNİN 6§1 VE 3 -c MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA  
Başvuranlar, sorgulama sırasında avukatı tarafından temsil edilmediğinden dolayı adil  
yargılamadan faydalanamadığıııı iddia etmektedir. Başvuranlar AİHS’nin 6§1 ve 3 -c  
maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedirler.  
Kabulcdilebilirlik Hakkında  
Hükümet bu sava itiraz etmektedir. Hükümet, başvuranların hepsinin, hem DGM hem  
de Yargıtay önünde avukat tarafından temsil edildiklerini vurgulamaktadır,  
AİHM, ilk olarak Çiçek Han ve Murat Han’ın DGM önündeki yargılamanın  
sonucunda beraat ettiğini gözlemlemektedir. Dolayısıyla AİHSnin 6§1 maddesi bakımından  
başvuranlar mağdur olarak nitelendirilemez.  
^
AİHM, hapis cezasına çarptırılan Mehmet Ertuğrul Yılmaz ve Gültekin Açık  
konusunda, 6. maddenin 3 -c paragrafında yer verilen hakkın, İ. paragrafta yer alan ceza  
alanındaki adil yargılama kavramının önemli unsurunu oluşturduğunu hatırlatmaktadır (Bkz.  
îmbrioscia-îsviçre 24 Kasım 1993 tarihli karar).  
AİHM, başvuranların hepsinin, hem DGM hem de Yargıtay önünde avukat tarafından  
temsil edildiklerini gözlemlemektedir.  
Başvuranlar, görüşlerini ve delil unsurlarını sunabilecekleri ve tanıkları  
dinletebilecekleri muhakeme usulü sonucunda mahkum edilmişlerdir. Ayrıca, ulusal  
mahkemeler başvuranların suçluluğunun ortaya konulması amacıyla sanık ifadelerine, olay  
yeri keşif tutanaklarına ve maddi delillere dayanmışlardır.  
Böylece AİHM, dosyada bulunan unsurları ve yargılamanın genel incelemesini  
gözönüne alarak, başvuranların adil yargılanma hakkından mahıum bırakılmadıklarına kanaat  
getirmektedir. Bu koşullarda başvurunun bu kısmının incelenmesinden, AİHSnin 6§1 ve 3  
4
maddesinin ihlaline dair hiçbir belirti ortaya çıkmamaktadır (Bkz. örneğin Yılmaz Karakaş-  
Türkiye (karar), no: 68909/01, 9 Kasım 2004).  
Buradan şikayetin açıkça dayanaktan yoksun olduğu ortaya çıkmakta ve AİHS’nin  
35§3 ve 4 maddesi uyarınca reddedilmelidir.  
IV. A İH S ’NİN 41. M A D D E S İN İN UY G U L A N M A SI HA K K IN D A  
A. T a z m i n a t  
Başvuranlar, uğradıkları maddi zarar altında her biri için 2.000 Euro ve manevi zarar  
adı altında 6.000 Euro istemektedirler.  
Hükümet, bu talebi abartılı bulmakta ve AİHMnin ihlal tespit etmesi durumunda,  
bunun yeterli tazminat oluşturacağına kanaat getirmektedir.  
AİHM, tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar arasında nedensellik bağı  
görmemekte ve talebi reddetmektedir. Buna karşın AİHM, başvuranların yedi ve dokuz gün  
gözaltında kaldıklarını ortaya koymakta ve bunun manevi zarara neden olduğuna kanaat  
getirmektedir. AİHM, davanın farklı yönlerini gözönüne alarak, AİHM 41. maddeye uygun  
olarak başvuran Çiçek Han’a 1.500 ve diğer üç başvuranın her birine 2.500 Euro manevi zarar  
ödenmesine karar vermiştir.  
(
B . M a s r a f v e H a r c a m a l a r  
Başvuranlar, ulusal mahkemeler ve AİHM önünde yapmış oldukları masraf ve  
harcamalar için ortaklaşa 3.500 Euro istemektedirler.  
Hükümet bu tutarın abartılı olduğuna kanidir.  
AİHM içtihadına göre, masraf ve harcamalar ancak gerçekliği, gerekliliği ve makul  
oranda oldukları ortaya konulduğu takdirde başvurana ödeme yapılmaktadır. Bu davada  
AİHM, elinde bulunan unsurları, yukanda belirtilen kriterleri ve adli yardım adı altında  
Avrupa Konseyinin daha önce ödediği 630 Euro’yu gözönüne alarak, yapılan bütün  
masraflar için 870 Euro tutarının makul olduğuna kanaat getirmekte ve başvuranlara ortaklaşa  
ödenmesine karar vermiştir.  
(
C . G e c ik m e fa iz i  
AİHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı basit faiz  
oranına 3 puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,  
1. AİHSnin 5§3 maddesine göre yapılan şikayet konusunda başvurunun kabuledilebilir  
olduğuna ve başvurunun geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;  
2. A İ H S ’n i n 5§3 m a d d e s i n i n i h l a l ed il d i ğ i n e ;  
5
3 . a) B u k ararın , A İH S ’n in 4 4 § 2 m ad d esin e g ö re k esin leştiğ i tarih ten itib aren ü ç ay için d e  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek üzere Savunmacı  
Hükümet’in, miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak manevi tazminat için  
Çiçek Han’a 1.500 Euro (bin beş yüz) ve başvuranlar Yılmaz, Açık ve Han’ın her birine 2.500  
Euro (iki bin beş yüz) ve masraf ve harcamalar için başvuranlara ortaklaşa 870 Euro (sekiz  
yüz yetmiş) ödemesine;  
b) Belirtilen süre bitiminden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için, yukarıda  
belirtilen tutara, Avrupa Merkez Bankası’nın kredi faiz oranına üç puan eklemnek suretiyle  
gecikme faizi uygulanmasına;  
4. H akkaniyete uygun tazm inata ilişkin diğer taleplerin reddine karar vermiştir.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve 4 Mayıs 2006 tarihinde, İçtüzüğün 77.  
maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiştir.  
<
6