COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ÜÇÜNCÜ DAĐRE  
TALATTĐN AKKOÇ/TÜRKĐYE  
(B a vuru no. 50037/99)  
KARAR  
STRAZBURG  
10 Kasım 2005  
Sözkonusu karar AĐHS’nin 44§2. maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır. Ancak ,ekle ilikin  
değiiklik yapılabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
1
Talattin Akkoç/Türkiye davasında,  
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (Üçüncü Daire),  
Sn. B.M. ZUPANČIČ, Bakan,  
Sn. J. HEDIGAN,  
Sn. R. TÜRMEN,  
Sn. M. TSATSA-NIKOLOVSKA,  
Sn. V. ZAGREBELSKY,  
Sn. E. MYJER,  
Sn. DAVID THÓR BJÖRGVINSSON, yargıçlar,  
Ve Bölüm Sekreteri Sn. V. BERGER’in katılımı ile Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi  
Heyeti olarak toplanmı,  
20 Ekim 2005 tarihindeki gizli görüme sonucunda,  
Yukarıda anılan tarihte benimsenmiolan aağıdaki karara varmıtır:  
USULĐ ĐꢀLEMLER  
1.Davanın nedeni, Türk vatandaı Talattin Akkoç’un (“bavuran”), 14 Haziran 1999  
tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Sözleme’nin (“Sözleme”)  
34. maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne yaptığı  
bavurudur (bavuru no. 50037/99).  
2. Bavuranı, görevini Đstanbul’da ifa etmekte olan avukat N. Baylav temsil etmitir.  
Türk Hükümeti (“Hükümet”), AĐHM huzurundaki davalar için bir Ajan tayin etmemitir.  
3. 28 Ocak 2004 tarihinde AĐHM, bavuruyu Hükümet’e bildirmeye karar vermitir.  
AĐHS’nin 29  
§
3. maddesinin hükümleri uyarınca bavurunun esaslarını ve  
kabuledilebilirliğini birlikte incelemeye karar vermitir.  
4. 1 Kasım 2004 tarihinde AĐHM, Dairelerinde değiiklik yapmıtır (Đç Tüzüğün 25 §  
1. maddesi). Sözkonusu dava ile ilgili olarak yeni oluturulmuÜçüncü Daire  
görevlendirilmitir.  
OLAYLAR  
I. DAVA OLAYLARI  
5. Bavuran 1957 doğumludur ve Kocaeli’de yaamaktadır.  
6. 14 Aralık 1995 tarihinde Kocaeli Đl Özel Đdare Müdürlüğü, bavurana ait bir parsel  
toprağı kamulatırmıtır. Bilirkii komitesi, sözkonusu toprağın değerini tayin etmive ilgili  
miktar, 22 Kasım 1996 tarihinde bavurana ödenmitir.  
7. 22 Ekim 1996 tarihinde bavuran, Gebze Asliye Hukuk Mahkemesi’ne tazminat  
davası açmıtır.  
8. 20 ubat 1998 tarihinde ilk derece Mahkemesi, idarenin bavurana, toprak  
sahipliğinin idareye havale edildiği 22 Kasım 1996 tarihinden balamak üzere kanuni oran  
üzerinden uygulanacak faizle birlikte 4,619,997,360 Türk Lirası (TRL) ödemesine karar  
vermitir.  
2
9. 22 Eylül 1998 tarihinde Yargıtay, ilk derece Mahkemesi’nin kararını onamıtır.  
10. 15 Aralık 1998 tarihinde Yargıtay, bavuranın kararın düzeltilmesine ilikin  
talebini reddetmitir.  
11. 29 Temmuz 1999 tarihinde Kocaeli Đl Özel Đdare Müdürlüğü, bavurana faizi ile  
birlikte ilgili miktarı ödemitir.  
II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK VE UYGULAMASI  
12. Đlgili iç hukuk ve uygulaması, 23 Eylül 1998 tarihli Aka/Türkiye kararında  
belirtilmitir (Hüküm ve Karar Raporları 1998-VI, sayfa 2674-76, § 17-25) ve 9 Temmuz  
1997 tarihli Akku/Türkiye kararı (Raporlar 1997-IV, §§ 13-16).  
HUKUK  
I. 1 NO.LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
13. Bavuran, kamulatırma için alacağı ek tazminat ile ödenecek gecikme faizi  
oranının, çok düük olduğuna ve kamulatırma hususunda yetkili makamların, ilgili miktarları  
belirlemede geciktiğine dair ikayette bulunmutur. ikayetini, 1 No.lu Protokol’ün aağıda  
kaydedilen 1. maddesine dayandırmıtır:  
“Her gerçek ve tüzel kiinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.  
Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koullara ve uluslararası hukukun genel  
ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.  
Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek  
veya vergilerin ya da baka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları  
uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”  
A. Kabuledilebilirlik  
14. Hükümet, Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi uyarınca kendisine tanınan iç hukuk  
yolunu uygun ekilde kullanmadığı için bavuranın, AĐHS’nin 35. maddesince öngörülen iç  
hukuk yollarını tüketmemiolduğunu belirtmitir.  
15. AĐHM, Aka davasında benzer bir itirazı reddetmiolduğunu gözlemler (sayfa  
2678-79, §§ 34-37). Sözkonusu davada farklı bir karara varmak için gerekçe görmemektedir  
ve bu nedenle, Hükümet’in itirazını reddetmektedir.  
16. Đçtihadında belirlenen ilkeler (bkz., diğer içtihatlar yanında, Aka ve Akku) ve  
sunulan tüm deliller ıığında AĐHM, bavurunun esaslara ilikin inceleme gerektirdiği ve  
bavurunun kabuledilemez olduğu sonucuna varmak için gerekçe olmadığı kanısındadır.  
B. Esaslar  
17. AĐHM, sözkonusu davada günıığına çıkan konulara benzer konuların ortaya  
çıktığı birçok davada 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edilmiolduğu sonucuna  
varmıtır (bkz. Akku, sayfa 1317, § 31, ve Aka, sayfa 2682, §§ 50-51).  
3
18. Hükümet tarafından sunulan delil ve iddiaları inceleyen AĐHM, daha önceki  
davalarda varmıolduğu sonuçlardan farklı bir sonuca varmak için gerekçe görmemektedir.  
Yerel Mahkemelerce ödenmesine karar verilen ek tazminatın ödenmesindeki gecikmenin,  
kamulatırmadan sorumlu makamlara atfedilebileceği ve toprak sahibinin, kamulatırılan  
toprak yanında ek kayba uğramasına yol açtığı kanısındadır. Genel olarak dava ilemlerinin  
uzunluğu ve sözkonusu gecikme sonucu AĐHM, umumi menfaat talepleri ve mal ve mülk  
dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkının korunması arasında korunması  
gereken hassas dengenin bozulmasına yol açan kiisel ve haddinden fazla bir yüke maruz  
bırakılğı kanısındadır.  
19. Sonuç olarak, 1 no.lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
20. AĐHS’nin 41. maddesi aağıda kaydedilmitir:  
“Mahkeme ibu Sözleme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözlemeci  
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun  
bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
21. AĐHM, AĐHM Đç Tüzüğünün 60. maddesi uyarınca, adil tazmin talebinin,  
“sunulmaması halinde Heyet’in talebi kısmen ya da tamamen reddedebileceği” destekleyici  
nitelikte uygun belgeler veya makbuzlarla birlikte yazılı olarak belirtilmesi ve sunulması  
gerektiğini belirtir.  
22. Sözkonusu davada, 22 Haziran 2004 tarihinde, Hükümet’in bavurunun  
kabuledilebilirliği ve esaslarına ilikin görülerinin alınması ardından bavuran, adil tazmin  
taleplerini sunmaya davet edilmiancak, gereken zaman içerisinde sunmamıtır. Dolayısıyla  
AĐHM, AĐHS’nin 41. maddesi uyarınca tazminat ödenmemesine karar vermitir.  
YUKARIDAKĐ GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna,  
2. 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edilmiolduğuna karar vermitir.  
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77 §§ 2. ve 3.  
maddeleri uyarınca 10 Kasım 2005 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
Vincent BERGER  
Sekreter  
Boštjan M. ZUPANČIČ  
Bakan  
4