II.AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuran, yargılamanın uzunluğunun, AĐHS’nin 6 § 1. maddesinde yer alan “makul
süre” ꢀartıyla bağdaꢀmadığını ileri sürerek ꢀikâyetçi olmuꢀtur.
Ele alınacak olan süre, 28 Aralık 1994 tarihinde baꢀlamıꢀ ve 13 Mayıs 2004 tarihinde
sona ermiꢀtir. Dolayısıyla, bir yargı kademesinde dokuz yıl dört ay sürmüꢀtür.
AĐHM, bu davadaki konuyla benzer konular ortaya koyan davalarda, sıklıkla,
AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (bkz., diğer birçok kararın yanı sıra,
Frydlender – Fransa [BD], no. 30979/96).
Kendisine sunulan tüm belgeleri inceleyen ve konuya iliꢀkin içtihadını göz önünde
tutan AĐHM, sözkonusu davada iꢀlemlerin süresinin haddinden fazla olduğunu ve “makul
süre” ꢀartına uymadığını değerlendirmiꢀtir.
Dolayısıyla, 6 § 1. madde ihlal edilmiꢀtir.
III. AĐHS’NĐN 13. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuran, AĐHS’nin 13. maddesi uyarınca, Türkiye’de, davanın makul süre içinde
görülmemesi konusunda ꢀikayette bulunmak üzere baꢀvuru yapılabilecek bir mahkemenin
mevcut olmadığı konusunda ꢀikayetçi olmuꢀtur.
Hükümet, baꢀvuranın, yükümlülüklerini yerine getirmemiꢀ olduğu takdirde Üsküdar
Hukuk Mahkemesi’nde görevli yargıç hakkında, Cumhuriyet Savcısı’na veya doğrudan
Adalet Bakanlığı’na ꢀikayette bulunmuꢀ olabileceğini ifade etmiꢀtir. Böyle bir ꢀikayet
sonrasında, dosyayı incelemesi için bir müfettiꢀin görevlendirildiğini ve kusur bulunması
halinde yargıç hakkında disiplin cezasının gerekli olacağını belirtmiꢀtir. Hükümet, bu nedenle,
baꢀvuranın iç hukuk yollarını tüketmiꢀ olarak değerlendirilemeyeceğini ileri sürmüꢀtür.
AĐHM, 13. maddenin, AĐHS’nin 6 § 1. maddesi uyarınca olan davanın makul süre
içinde görülmesi ꢀartının sözde ihlali hakkında ulusal bir makama etkili baꢀvuru yapabilme
hakkını güvence altına aldığını yinelemektedir (bkz., Kudla – Polonya [BD], no. 30210/96).
Önceki davalarda Hükümet tarafından ortaya konan itiraz ve iddiaların reddedildiğini
kaydetmekte (bkz., diğer birçok kararın yanı sıra, Bouilly – Fransa (no. 2), no. 57115/00, 24
Haziran 2003 ve Granata – Fransa (no. 2), no. 51434/99, 15 Temmuz 2003) ve bu davada
farklı bir sonuca varmak için bir gerekçe görmemektedir.
Dolayısıyla, AĐHM, bu davada, baꢀvuranın AĐHS’nin 6 § 1. maddesinde ortaya
konduğu gibi davasının makul bir süre içinde görülmesi hakkını koruyan bir karara varılması
ile sonuçlanabilecek açık bir iç hukuk yolunun mevcut olmaması nedeniyle AĐHS’nin 13.
maddesinin ihlal edildiğini değerlendirmiꢀtir.
IV. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
AĐHS’nin 41. maddesi ꢀöyledir:
2