C O N S E I L D E  
L ' E U R O P E  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
TAMAY VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 38287/04, 1416/05, 1688/05, 2596/05, 12342/05,  
17250/05, 20241/05, 26665/05, 29859/05, 30476/05, 31959/05,  
37140/05, 37196/05 et 23484/06)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
29 Eylül 2009  
NĐHAĐ  
01/03/2010  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup, ekli  
bazı düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (38287/04, 1416/05, 1688/05, 2596/05,  
12342/05, 17250/05, 20241/05, 26665/05, 29859/05, 30476/05, 31959/05, 37140/05,  
37196/05, 23484/06) bavuru no’lu davanın nedeni on beT.C. vatandaı Murat Tamay,  
Mutlu Fakı, Yılmazer Yılmaz, Đsmail Kurt, Mahmut Özbey, Aytuğ Türk, Mustafa Karaku,  
Mehmet Karagöz, Ertuğrul Celep, Musa Can Demir, Hamza Olçar, Özgür Kurt, Vedat  
Gencer, Takın Arıcı ve Gülçin Sert’in (bavuranlar) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne  
Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu  
bavurudur.  
Bavuran Murat Tamay Denizli Barosu avukatlarından F. Can Alga tarafından, bavuranlar  
Mutlu Fakı, Đsmail Kurt ve Takın Arıcı Ankara Barosu avukatlarından H. Đꢀler tarafından,  
bavuranlar Yılmazer Yılmaz ve Hamza Olçar Ankara Barosu avukatlarından A. L. Koçer  
ve Gülçin Sert tarafından, bavuranlar Mehmet Karagöz ve Musa Can Demir Ankara Barosu  
avukatlarından E. Kaya, bavuranlar Mahmut Özbey, Aytuğ Türk ve Ertuğrul Celep Ankara  
Barosu avukatlarından V. Savatarafından, bavuran Mustafa KarakuAnkara Barosu  
avukatlarından A. Erdoğan tarafından, bavuran Özgür Kurt Ankara Barosu avukatlarından D.  
Karaca tarafından, bavuran Vedat Gencer Adıyaman barosu avukatlarından Veysel Ocak  
tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOULLARI  
Bavuranlar T.C. vatandaı olup askeri okul öğrencileridir. Askeri okul yetkilileri olayların  
meydana geldiği dönemde yürürlükte bulunan ve askeri okullara öğrenci alınmasını  
düzenleyen yönetmelikler gereğince bavuranlar hakkında soruturma balatmıve adı  
geçenleri nihai olarak okuldan ihraç edilmilerdir. Soruturma dosyaları «gizli savunma»  
olarak sınıflandırılmıve bavuranlara tebliğ edilmemitir.  
Bavuranlar bunun üzerine Askeri Yüksek Đdari Mahkeme’ye bavurarak yürütmenin  
durdurulması ve ihraç kararlarının iptali talebinde bulunmutur. Bavuranlar savunmalarını  
hazırlamak amacıyla delil unsurlarının ve özellikle askeri yetkililerin sözkonusu  
soruturmaların dayanağını oluturdukları belgelerin kendilerine verilmesini talep etmilerdir.  
Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi Basavcısı sözü edilen davaların her birinin esası hakkındaki  
yazılı görülerini hazırlamıve ihraç kararlarının yürürlükteki yönetmeliğe uygun olduğu  
gerekçesiyle bavuranların taleplerinin reddedilmesi gerektiğini bildirmitir. Bu karar  
bavuranlara tebliğ edilmemitir.  
Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi esas olarak Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi hakkındaki  
1602 sayılı Kanun’un 52/4 maddesi gereğince «gizli» ibareli kanıtlara ve belgelere dayalı  
olarak ihraç kararlarının yürürlükte bulunan yönetmeliğe uygun olduğu gerekçesiyle  
bavuranların yürütmenin durdurulması taleplerini reddetmitir. Askeri Yüksek Đdari  
mahkemesi tarafından gizli olarak addedilen kanıtlar ve belgeler yargılama süresi boyunca  
bavuranlara iletilmemitir.  
Bavuranlar tarafından yapılan karar düzeltme taleplerinin tarihleri aağıdaki tabloda yer  
almaktadır.  
2
Đdare daha sonra askeri okul öğrencilerinin okul ve yurt giderlerinin Devlet tarafından  
karılandığı gerekçesiyle bu masrafların bavuranlardan karılanması amacıyla Ankara Asliye  
Hukuk Mahkemesi’nde dava açmıtır. Asliye hukuk mahkemesi Đdarenin bu talebini yerinde  
bulmuve bavuranları gecikme faiziyle birlikte değien çeitli miktarlardaki yatılı okul  
masraf ve giderlerini ödemeye mahkum etmitir.  
Đç hukuktaki  
nihai karar  
tarihi  
Đç huku  
kararının tebliğ  
tarihi  
Bavuru  
numarası  
Bavuranların  
adı ve soyadı  
AĐHM’ye  
bavuru tarihi  
38287/04  
1416/05  
1688/05  
Murat TAMAY 10 Eylül 2004  
03 Mart 2004  
09 Haziran 2004 21 Haziran 2004  
12 Mayıs 2004 28 Mayıs 2004  
13 Nisan 2004  
Mutlu FAKI  
09 Aralık 2004  
19Kasım 2004  
Yılmazer  
YILMAZ  
2596/05  
12342/05  
17250/05  
Đsmail KURT  
Gülçin SERT  
Mahmut  
08 Kasım 2004  
24 ubat 2005  
26 Nisan 2005  
09 Haziran 2004 21 Haziran 2004  
08 Aralık 2004 30 Aralık 2004  
08 Kasım 2004- 23 Kasım 2004-  
ÖZBEY ve  
Aytuğ TÜRK  
Mustafa  
KARAKUꢁ  
Mehmet  
26 Ocak 2005  
12 Ocak 2005  
25 Mayıs 2005  
07 ubat 2005  
28 Ocak 2005  
08 Haziran 2005  
20241/05  
26665/05  
16 Mayıs 2005  
1 Temmuz 2005  
KARAGÖZ  
29859/05  
30476/05  
Ertuğrul CELEP 29 Temmuz 2005 1Haziran 2005  
13 Haziran 2005  
20 Mayıs 2005  
Musa Can  
08 Ağustos 2005  
04 Mayıs 2005  
DEMĐR  
31959/05  
37140/05  
37196/05  
23484/06  
Hamza OLÇAR 15 Ağustos 2005 08 Haziran 2005 23 Haziran 2005  
Özgür KURT  
Vedat GENCER 20 Eylül 2005  
Takın ARICI 26 Mayıs 2006  
26 Eylül 2005  
20 Nisan 2005  
13 Nisan 2005  
1ubat 2006  
05 Mayıs 2005  
25 Nisan 2005  
16 ubat 2006  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuranlar bütün bavurular ile ilgili olarak, öncelikle askeri okuldan ihraç edilmelerine  
neden olan yargı kararlarının dayanağını oluturan «gizli» ibareli kanıtların ve belgelerin  
kendilerine iletilmediğinden ikayetçi olmaktadır. 38287/04, 1416/05, 1688/05, 2596/05,  
12342/05, 17250/05, 26665/05, 29859/05, 30476/05, 31959/05 ve 23484/06 numaralı  
bavurular ile ilgili olarak bavuranlar Askeri Yüksek Đdari Mahkemesi Basavcısının yazılı  
görüünün kendilerine tebliğ edilmediğinden yakınmakta, bu yönde AĐHS’nin 6/1 maddesini  
öne sürmektedir.  
A. Kabuledilebilirliğe ilikin  
Hükümet esasen Pellegrin-Fransa ([BD] no: 28541/95, AĐHM 1999-VIII) kararına atıfta  
bulunarak AĐHS’nin 6. maddesinin bu bavuruya uygulanamayacağını savunmaktadır.  
Bavuranlar bu sava karı çıkmaktadır.  
3
AĐHM bu doğrultuda yerleik içtihadından ileri gelen kıstaslara göndermede bulunmaktadır  
(Bkz.Vilho Eskelinen vd.-Finlandiya no: 63235/00). Mevcut bavurularda, bavuranların  
ulusal hukuk uyarınca bir mahkemeye eriim imkânı olduğu ve davalarını Askeri Yüksek  
Đdare Mahkemesi’nde dava açtıkları hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. AĐHM bu  
durumda 6. maddenin bu bavurulara uygulanacağı görüündedir.  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde ikayetlerin dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavurular kabuledilebilir niteliktedir.  
B. Esasa dair  
Bavuranların Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi önündeki yargılama süreçlerinde «gizli»  
ibareli kanıtlara ve belgelere eriimlerinin olanaksız olduğu ikayetine ilikin AĐHM, daha  
önce de buna benzer bir ikayeti incelediğini ve AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği  
sonucuna vardığını hatırlatır (Bkz. özellikle Güner Çorum-Türkiye kararı, no: 59739/00, 31  
Ekim 2006 ve Aksoy (Eroğlu)-Türkiye kararı, no: 59741/00, 31 Ekim 2006). AĐHM ayrıca  
yerleik bu içtihadının dıına çıkılmasını gerektirecek herhangi bir neden görememektedir.  
Bu nedenle AĐHS’nin 6/1 maddesi bu bakımdan ihlal edilmitir.  
Hükümet Askeri Yüksek Đdari Mahkemesi Basavcısı’nın yazılı görüünün bavuranlara  
tebliğ edilmediği konusunun yalnızca 38287/04, 1416/05, 1688/05, 2596/05, 12342/05,  
17250/05, 26665/05, 29859/05, 30476/05, 31959/05 ve 23484/06 numaralı bavurularla ilgili  
olduğunu, basavcının yazılı görüünün duruma öncesinde bavuranların dava dosyalarına  
konulduğunu ve bavuranların veya yasal temsilcilerinin eriimlerinde bulunan yazılı görüü  
incelemeleri gerektiğini savunmaktadır.  
AĐHM daha önce de buna benzer bir ikayeti ve argümanı incelediğini ve Askeri Yüksek Đdari  
Mahkemesi Basavcısı’nın yazılı görüünün bavuranlara önceden iletilmemesi nedeniyle  
AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını anımsatır (Bkz. Miran-Türkiye no:  
43980/04, 21 Nisan 2009; mutatis mutandis Meral-Türkiye no: 33446/02, 27 Kasım 2007).  
AĐHM Hükümetin sözü edilen Miran kararından farklı bir sonuca ulamasını sağlayacak ikna  
edici hiçbir tespit ve delil sunmadığını tespit etmive AĐHS’nin 6/1 maddesinin bu ikayet  
bakımından ihlal edildiği sonucuna varmıtır.  
II. ÖNE SÜRÜLEN DĐĞER ĐDDĐALAR HAKKINDA  
Bavuranlar 1688/05, 12342/05, 17250/05, 26665/05, 29859/05, 30476/05 ve 31959/05  
numaralı bavurular ile ilgili olarak, sözkonusu yargılamalarda kendileri ve aileleri haklarında  
balatılan soruturmaların özel ve aile hayatına yönelik bir ihlali oluturduğunu iddia etmekte,  
bu bağlamda AĐHS’nin 8. maddesini öne sürmektedir. Bavuran 38287/04 numaralı  
bavuruya değin Askeri Yüksek Đdari Mahkemesi önünde duruma yapılmadığından  
ikayetçidir.  
AĐHM, AĐHS’nin 8. maddesi hakkındaki ikayete ilikin bu bavurudaki temel hukuki  
sorunun bavuranların askeri mahkemede iptali isteminde bulundukları kararların AĐHS’nin 6.  
maddesi açısından adil bir yargılanma sonucunda alınıp alınmadığı hususuna dayandığına  
itibar etmektedir. Bu maddenin yukarıda mezkur nedenlerle ihlal edildiği sonucuna varması  
ıığında AĐHM, bu ikayeti ayrıca incelemeyi gerekli görmemektedir (Bkz. aynı anlamda,  
sözü edilen Güner Çorum kararı, Topal-Türkiye kararı no: 3055/04, 21 Nisan 2009).  
4
Hükümet açık bir duruma yapılmadığı ikayeti hakkında AĐHM’yi dayanaktan yoksun  
bulunan bu ikayeti reddetmeye çağırmaktadır. Hükümet bu doğrultuda sözkonusu bavuranın  
askeri idare mahkemesi önündeki yargılamada herhangi bir talepte bulunmadığını savunarak,  
prensip olarak askeri idari mahkemedeki sürecin yazılı gerçekletiğini, bavuranın açık bir  
duruma için gerekli koulları öngörülen süre dahilinde yerine getirdiği takdirde açık  
durumanın yerine getirilmesinin zorunlu olduğunu ifade etmektedir.  
Bavuran bu bağlamda herhangi bir görüöne sürmemektedir.  
AĐHM dava dosyasında yer alan unsurlardan bavuranın yargılama esnasında bir duruma  
yapılması yönünde bir talebinin olmadığını saptamaktadır. AĐHM bavuranın 1602 sayılı  
Kanun’un 48. maddesinde yer alan bavuru yoluna gitmeyi ihmal ettiğinden, bir duruma  
yapılması hakkından feragat ettiğini kaydetmektedir. Bu ikayet dayanaktan yoksun  
bulunmaktadır ve AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragraflarına uygun olarak  
reddedilmelidir.  
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
Bavuran Vedat Gencer adil tatmin talepleri için kendisine 17 Kasım 2008 tarihine dek  
tanınan sürede herhangi bir talepte bulunmamıtır.  
Bavuranlar Takın Arıcı, Đsmail Kurt, Mutlu Fakı ve Özgür Kurt maddi ve manevi tazminat  
bağı altında 173.000 Euro, 173.000 Euro, 34.000 Euro ve 155.000 Euro talep etmektedir.  
Bavuranlar bir rakam telaffuz etmeksizin iç hukuktaki ve AĐHM önündeki yargılama gider  
ve masrafları için «makul bir meblağ» talep etmektedir.  
Bavuranlar Murat Tamay, Hamza Olçar, Yılmaz Yılmazer ve Mustafa Karakumaddi,  
manevi tazminat ve yargılama giderleri için sırasıyla toplam 47.600 Euro, 45.000 Euro,  
44.000 Euro ve 47.367 Euro talep etmektedir. Bavuranlar yargılama giderleri için ispat edici  
bir belge sunmamılardır.  
Bavuranlar Mahmut Özbey, Aytuğ Türk ve Ertuğrul Celep maddi ve manevi tazminat ile  
avukatlık ücreti için sırasıyla toplam 40.260 Euro, 47.760 Euro ve 48.070 Euro talep  
etmektedir. Bavuranlar bu amaçla, avukatları ile yapılan ve her birinin 8.000 TL (yaklaık  
3.720 Euro) ödemesi gerektiğini belirtir sözlemelerin bir örneğini sunmaktadır.  
Bavuranlar Musa Can Demir, Mehmet Karagöz ve Gülçin Sert maddi ve manevi tazminat  
olarak sırasıyla 20.000 Euro, 18.000 Euro ve 46.000 Euro talep etmektedir. Bavuranların her  
biri ayrıca yargılama giderleri için 1.000 Euro talep etmektedir. Bavuranlar bu taleplerini  
destekleyici mahiyette çeitli posta alındı belgelerini, iç hukuktaki mahkemelerce düzenlenen  
makbuzları ve/veya tercüme masraflarına ilikin faturaları iletmektedir.  
Sözkonusu bavuranlar maddi tazminat olarak bilhassa ilgili askeri okullardan nihai surette  
ihraç edilmelerini müteakip Devlete ödemioldukları okul ve yurt masraflarının iadesini talep  
etmektedir.  
Hükümet bu taleplere karı çıkmakta ve AĐHM’yi bu talepleri reddetmeye çağırmaktadır.  
AĐHM bavuran Vedat Gencer’in kendisine tanınan sürede adil tatmin talebinde bulunmaması  
doğrultusunda bu yönde bir ödeme yapılmasını gerekli görmemektedir.  
5
AĐHM diğer bavuranlar ile ilgili olarak bu bavuruda adil tatmine dayanak tekil eden tek  
hususun bavuranların AĐHS’nin 6. maddesinin 1. paragrafının güvence altına aldığı  
haklardan yararlanamamıolduğunu tespit eder. AĐHM, bavuranların bu haklardan  
yararlanmıolması halinde davanın akıbetinin ne olacağına ilikin spekülasyon yapacak  
durumda değildir (Bkz. sözü edilen Aksoy (Eroğlu) kararı). AĐHM sonuç olarak bavuranların  
maddi tazminata ilikin taleplerini reddetmektedir. AĐHM bununla birlikte bavuranların  
belirli bir ölçüde manevi zarara uğradığını ve bunun yalnızca ihlal tespiti ile  
giderilemeyeceğine itibar etmektedir. AĐHM 41. madde uyarınca hakkaniyete uygun on dört  
bavuranın her birine 6.500 Euro manevi tazminat ödenmesini kararlatırmaktadır (Bkz. sözü  
edilen Aksoy (Eroğlu) kararı).  
Yargılama masraf ve giderlerine ilikin, AĐHM’nin yerleik içtihadına göre bir bavuran  
gerçekliğini, gerekliliğini kanıtladığı makul miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir.  
Mevcut bavuruda AĐHM, bavuranlar Takın Arıcı, Đsmail Kurt, Mutlu Fakı ve Özgür  
Kurt’un Đçtüzüğün 60. maddesi uyarınca yargılama taleplerini dile getirmemilerdir. Bununla  
birlikte, mahkemeye sunulan belgeler ve sözü edilen kıstaslar ıığında AĐHM bavuranlar  
Murat Tamay, Hamza Olçar, Yılmaz Yılmazer ve Mustafa Karaku’un da bu doğrultudaki  
taleplerini reddetmektedir. Mahmut Özbey, Aytuğ Türk ve Ertuğrul Celep’in talepleri ile ilgili  
olarak AĐHM, avukatlık ücreti için bavuranların her birine 1.000 Euro ödenmesini uygun  
görmektedir. Son olarak bavuranlar Gülçin Sert, Musa Can Demir ve Mehmet Karagöz’ün  
taleplerine uygun olarak mahkemeye sunulan deliller ıığında yargılama gider ve masraflarına  
dair adı geçenlere sırasıyla 40 Euro, 70 Euro ve 350 Euro ödenmesini kararlatırmaktadır.  
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç  
puanlık bir artıın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Askeri Yüksek Đdari Mahkemesi önünde bütün bavurular ile ilgili olarak sürdürülen  
yargılamaların gizli ibareli belgelere ve kanıtlara dayandığı yönündeki ikayetlerin ve  
38287/04, 1416/05, 1688/05, 2596/05, 12342/05, 17250/05, 26665/05, 29859/05, 30476/05,  
31959/05 ve 23484/06 numaralı bavurulara ilikin Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi  
Basavcısı’nın görüünün tebliğ edilmediği ikayetinin kabuledilebilir, bunun dıında  
kalanların kabuledilemez olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. a) AĐHS’nin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL’ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf tutulmak  
üzere Savunmacı Hükümet tarafından:  
i. bavuran Vedat Gencer dıındaki bütün bavuranlara 6.500 (altı bin beyüz) Euro manevi  
tazminat ödenmesine;  
ii. bavuranlar Mahmut Özbey, Aytuğ Türk ve Ertuğrul Celep’in her birine avukatlık ücreti  
için 1.000 (bin) Euro ödenmesine;  
iii. tüm yargılama giderleri için bavuran Gülçin Sert’e 40 (kırk) Euro, Musa Can Demir’e 70  
(yetmi) Euro ve Mehmet Karagöz’e 350 (üç yüz elli) Euro ödenmesine;  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, bu meblağlara  
Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eit oranda basit  
faizin uygulanmasına;  
6
4. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢁTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 29 Eylül 2009 tarihinde yazıyla bildirilmitir.  
7