AĐHM ayrıca bu ꢀikayetin baꢀka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi kapsamına girmediğini
tespit etmektedir.
II. AĐHS’NĐN 5 § 3. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran tutuklu yargılama süresinden dolayı ꢀikayetçi olmaktadır. Bu bağlamda
AĐHS’nin 5 § 3. maddesine atıfta bulunmaktadır.
Hükümet çok sayıda mağdurun ve sanığın olaya dahil olması sebebiyle mevcut
davanın karmaꢀıklık arzettiğini belirtmektedir. Hükümet baꢀvuranın sanıklarla birlikte
anayasal düzene karꢀı iꢀlenen çok sayıda suça, cinayete ve ayrıca bombalı saldırı olayına
karıꢀtığını belirtmektedir. Bu bakımdan ilgili kiꢀinin serbest bırakılması halinde kaçma
tehlikesinin olduğunu ifade etmektedir. Hükümet sonuç olarak ilgilinin tutuklu olarak
yargılanmasının, kamu yararının bir gereği olduğunu belirtmektedir. Yargılama süresince
ilgilinin serbest bırakılma taleplerini inceleyen DGM’nin bu yönde dile getirilen talepleri
reddetme yetkisi bulunmaktaydı.
Baꢀvuran Hükümet tarafından dile getirilen argümanları reddetmektedir.
AĐHM, AĐHS’nin 5 § 3. maddesinde belirtilen sürenin bitiꢀ tarihinin “ilk derece
mahkemelerinde suçlamanın esası hakkında karar verildiği gün” olduğunu hatırlatmaktadır
(Bkz. Wehoff-Almanya, 27 Haziran 1968 tarihli karar, Labita-Đtalya [Büyük Daire], no:
26772/95).
Mevcut davada baꢀvuranın tutuklu bulundurulma halinin ilk dönemi, 13 Temmuz
1992 tarihinde yakalanması ile birlikte baꢀlamıꢀ ve 24 Aralık 2002 tarihinde mahkum
edilmesi ile birlikte sona ermiꢀtir. Bu dönem yaklaꢀık on yıl, beꢀ ay ve on bir gün sürmüꢀtür.
Bu tarihten sonra baꢀvuran yetkili hukuki merci karꢀısına çıkarılmak amacıyla değil de
“yetkili bir mahkeme tarafından mahkum edildikten sonra” tutulmuꢀtur (Bkz., I.A.-Fransa, 23
Eylül 1998 tarihli karar, Derleme, ve Baltacı-Türkiye, no: 495/02, 18 Temmuz 2006 tarihli
karar).
Yargıtay’ın 24 Aralık 2002 tarihli kararı onadığı 28 Nisan 2003 tarihinden itibaren
dava DGM önünde tekrar görülmeye baꢀlanmıꢀ ve AĐHS’nin 5 § 1. maddesinin c) bendi
uyarınca ikinci bir tutuklu bulundurulma dönemi baꢀlamıꢀtır. Bu ikinci dönem, baꢀvuranın
serbest bırakıldığı 24 Ocak 2005 tarihinde sona ermiꢀtir. O halde bu dönem bir yıl, sekiz ay ve
yirmi altı gün sürmüꢀtür. Bu durumda toplamda baꢀvuran on iki yıl, iki ay ve yedi gün
boyunca tutuklu olarak yargılanmıꢀtır.
AĐHM bilhassa mevcut kararlarda yer alan gerekçelere ve aynı zamanda ilgili
tarafından yapılan baꢀvurularda ihtilafa mahal vermeyen olaylara dayalı olarak, AĐHS’nin 5 §
3. maddesine yönelik bir ihlalin olup olmadığını tespit etmesi gerektiğine dair içtihadına atıfta
bulunmaktadır (Bkz., diğerleri arasında, Assenov ve diğerleri-Bulgaristan, 28 Ekim 1998
tarihli karar, Derleme, ve Ali Haydar Polat-Türkiye, no: 61446/00, 5 Nisan 2005 tarihli karar).
Dosyada yer alan unsurlardan DGM’nin ve 17 Ağustos 2004 tarihinden itibaren
davaya bakan Ağır Ceza Mahkemesi’nin baꢀvuranın tekrarlanan taleplerini reddettiği ve
“isnat edilen suçun cinsi ve/ya da niteliği”, “kanıtların durumu” ya da “tutukluluk süresi” gibi
benzer hatta aynı ifadeleri yineleyerek tutukluluk halinin devam etmesine karar verdiği
anlaꢀılmaktadır.
4