Hükümet, baꢀvuran serbest bırakılmadan önce yapılması gereken birçok idari
formaliteler olduğunu belirterek sözkonusu sürenin normal olduğunu ileri sürmüꢀtür.
Baꢀvuranın serbest bırakılmasından önce, yetkililerin baꢀvuranın bir baꢀka suçtan aranıp
aranmadığını veya hakkında bir baꢀka tutuklama emri bulunup bulunmadığını araꢀtırmaları
gerekliydi. Hükümet, ayrıca, yetkililerin keyfi ꢀekilde hareket etmediklerini ve baꢀvuranın
tahliyesini geciktirmediklerini ileri sürmüꢀtür.
AĐHM, 5/1. Maddesi’nde güvence altına alınan özgürlük hakkına istisna teꢀkil eden
durumların yer aldığı listenin ayrıntılı olduğunu ve yalnızca bu istisnaların dar anlamının o
hükmün amacına, yani hiç kimsenin keyfi olarak özgürlüğünden mahrum bırakılmamasını
sağlamak amacına uygun olduğunu tekrarlamaktadır (bkz, diğer makamlar arasında, Giulia
Manzoni / Đtalya, 1 Temmuz 1997 tarihli karar, Raporlar 1997-IV, s. 1191, § 25).
AĐHS’nin 5/1 (c) Maddesi’ne göre, “suçlamaya iliꢀkin karar verildiği günde”
tutukluluğun haklılığının sona erdiği ve sonuç olarak beraattan sonraki tutukluluğun artık o
hükmün kapsamına girmediği doğru olsa da, “bir tutuklunun beraatına karar verilirken bazı
gecikmeler olması kaçınılmazdır, ancak bunun asgari düzeyde tutulması gerekir” (bkz, Giulia
Manzoni, yukarıda kaydedilen, § 25, in fine). Ancak, AĐHM, tutukluların serbest
bırakılmasında gecikmeler olduğu yönündeki ꢀikayetleri dikkatle incelemelidir. Đlgili olayların
sebeplerini ayrıntılı olarak göstermek, davalı Hükümet’in görevidir (bkz, Labita / Đtalya [GC],
no. 26772/95, ECHR 2000-IV, § 170 ve Bojinov / Bulgaristan, no. 47799/99, § 36, 28 Ekim
2004).
Hükümet, baꢀvuranın serbest bırakılması sırasında yaꢀanan gecikmenin idari
formalitelerden kaynaklandığını belirtmiꢀtir. AĐHM, tahliyeyle ilgili idari formalitelerin
birkaç saatten fazla süren bir gecikmeyi haklı gösteremeyeceğini tekrarlamaktadır (bkz,
Nikolov / Bulgaristan, no. 38884/97, § 82, 30 Ocak 2003). Sözkonusu davada, baꢀvuran,
Üsküdar Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen tahliye emrinden yaklaꢀık yirmi sekiz saat
sonra beraat etmiꢀtir. Đlgili olayların sebeplerinin her saat için ayrı ayrı gösterilmemesi
durumunda, Hükümet’in baꢀvuranın serbest bırakılmasında yaꢀanan gecikmenin haklı
görülebileceğine dair iddiası onaylanamaz (Bojinov, yukarıda kaydedilen, § 39).
Bu koꢀullar altında, baꢀvuranın tahliye emri sonrasında tutukluluğunun devam etmesi,
tahliye emrinin uygulanmasındaki ilk aꢀamayla eꢀdeğer değildir, dolayısıyla 1 (c) alt
paragrafının veya 5. Madde’nin diğer herhangi bir alt paragrafının kapsamına girmez.
Dolayısıyla, bu bağlamda AĐHS’nin 5/1. Maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 6/1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuran, AĐHS’nin 6/1. Maddesi uyarınca, aleyhinde yürütülen cezai takibatın
süresiyle ilgili ꢀikayette bulunmuꢀtur. Bunun için, AĐHS’nin 6/1. Maddesi’ni ileri sürmüꢀtür.
Hükümet, bu iddiaya itiraz etmiꢀtir.
AĐHM, gözönünde bulundurulması gereken sürenin baꢀvuranın gözaltına alındığı 31
Mart 1994 tarihinde baꢀladığını ve dava dosyasında yer alan bilgiye göre, bu kararın kabul
edildiği tarihte, takibatın hala Yargıtay huzurunda beklemede olduğunu belirtmektedir.
6