II. AĐHS’NĐN 10. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran 2845 sayılı Kanun’un 23 § 3. ve 4. maddesinin uygulanması üzerine hakimlere
hakaret suçundan mahkum edilmesinin ifade özgürlüğünün ihlaline yol açtığından ꢀikayetçi
olmakta ve AĐHS’nin 10. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.
AĐHM, sözkonusu mahkumiyet kararının AĐHS’nin 10 § 1. maddesi ile güvence altına alınan
baꢀvuranın ifade özgürlüğüne bir müdahaleyi oluꢀturduğuna dair taraflar arasında bir ihtilafa
yer verilmediğini not etmektedir. 2845 sayılı Kanun’un 23 § 3. ve 4. maddeleri ile öngörülen
müdahalenin AĐHS’nin 10 § 2. maddesi uyarınca «adli yetkiyi güvence altına alma» gibi
meꢀru bir amacı taꢀıdığına itiraz edilmemektedir (Bkz. Worm-Avusturya kararı, 29 Ağustos
1997, 1997-V). Bununla birlikte, bu müdahalenin «demokratik bir toplum için gereklilik»
oluꢀturup oluꢀturmadığının bilinmesi gerekir.
Hükümet, baꢀvuranın mahkumiyetinin duruꢀmaların iyi iꢀleyiꢀini garanti altına almak
bakımından gerekli olduğu görüꢀündedir.
Adaleti sağlayan ve hukuk Devletinin temelini oluꢀturan mahkemeler halkın güvenine ihtiyaç
duyar ve yargıçlar karıꢀıklığa yol açmadan, bu güvenden yararlanmak adına görevlerini yerine
getirmek durumundadırlar. Yargı erkinin görevlerini yerine getirdikleri sırada maruz
kaldıkları sözlü saldırılara karꢀı korunmalarını gerektirici haller oluꢀabilir (Bkz. mutatis
mutandis, Janawski-Polonya no: 25716/94, § 33, AĐHM 1999-I; Schöpfer-Đsviçre kararı, 20
Mayıs 1989, seri: A no: 149, §§ 34-35; R.S. ve Z-Đsviçre kararı, no: 10414/83, Komisyonun 1
Ekim 1984 tarihli kararı, Kararlar ve Raporlar 40, s. 214; ve De Haes ve Gijsels-Belçika
kararı, 24 ꢁubat 1997, 1997-I, § 37).
Bunun yanı sıra, baꢀvuran tarafından dile getirilen görüꢀler savunmasının bir parçasıdır ve
savunma hakları ile ilintilidir. Bu doğrultuda AĐHM, kimi koꢀullarda, ifade özgürlüğüne
yönelik bir müdahalenin duruꢀma sırasında sanığın bu haklarının ihlal edilmesini görmezden
gelememektedir. Hakkaniyete uygun mülahazalar taraflar arasında sert de olsa görüꢀ
alıꢀveriꢀine olanak tanımalıdır (Bkz. mutatis mutandis, Nikula-Finlandiya kararı, no:
31611/96, § 49, AĐHM 2002-II). Bir dava sırasında sanığın ifade özgürlüğünün sınırları kesin
bir yorumlamayı gerektirir.
AĐHM, yargılananların savunmalarını yerine getirmek için mahkeme salonunda açıkça
görüꢀlerini dile getirme hakları varsa, eleꢀtirilerinin bazı sınırlara tabi tutulamayacağını
hatırlatmaktadır. Bununla birlikte, yargı erkinin yetkisi gibi bazı yetkiler bu hakkın
kısıtlanması bakımından önemli bir yere sahiptir (Bkz. mutatis mutandis, Kyprianou-Kıbrıs
no: 73797/01, § 174, AĐHM 2005-…).
Mevcut baꢀvuruda baꢀvuranın savunmasında yer alan «Devlet cübbe giydirilmiꢀ cellatlar
tarafından katledilmemizi istemektedir» ve «Faꢀist yönetim (…) ꢀimdi beni Devlet Güvenlik
Mahkemesi önünde yargılamak istiyor» gibi ifadelerin derin husumet içeren bir tabloyu
çizdiğine ꢀüphe yoktur. AĐHM, baꢀvuranın suçlandığı düꢀünceyi Devlet Güvenlik
Mahkemelerinin yapısına yönelik bir eleꢀtiri düzeyine indirgememektedir. Bunun yanı sıra,
baꢀvuranın mahkeme heyetine kiꢀisel saldırıda bulunmaksızın DGM’nin yapısını veya
iꢀleyiꢀini sorgulaması pekâlâ mümkün bulunmaktadır. Bu tespit sonucu itibariyle adaletin iyi
iꢀleyiꢀine zarar verecek güvenliksiz bir ortam yaratarak yargı erkini saymayan ve ilgili
tarafından genelleꢀtirilerek derecesi giderek artan ꢀikayet kalıpları içinde yer almaktadır.
Baꢀvuran tarafından öne sürülen görüꢀler karꢀısında hakimlerin saygınlığı doğrudan
4