Başvuran, gözaltındayken polisin kendisine kötü muamelede bulunduğunu ve
Sözleşmenin 3. maddesinin ihlal edildiğini iddia eder. Anılan madde şöyledir:
"Hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kinci ceza veya işlemlere tabi tutulamaz."
A. Gözaltında işkence gördüğü iddiası
Başvuran, gözaltında, polisin kendisine kötü muamelede bulunduğunu iddia
eder. Sorgulanması esnasında ise gözlerinin bağlandığını ve çırılçıplak
soyulduğunu iddia eden başvuran 'Filistin askısı' denilen askıya asıldığını,
kafasının duvarlara vurulduğunu, kendisine elektrik verildiğini ve
aşağılandığını ileri sürer.
Başvuran, ayrıca, 22 Temmuz 1994 tarihinde, savcılıktan gelirken yine kötü
muameleye maruz kaldığını iddia eder.
Hükümet, işkence ve kötü muamele iddialarının temelsiz olduğunu
savunmaktadır.
Mahkeme, Sözleşmenin 3. maddesinin demokratik toplumdaki en temel
değerlerden birini içerdiğini yineler. 3. madde, koşullara ve mağdurun
davranışlarına bakmaksızın, işkenceyi, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza
veya işlemleri kesin ifadelerle yasaklamaktadır.
Mahkeme, kötü muamele iddialarının gerekli delillerle desteklenmesi
gerektiğini belirtmektedir. Mahkeme kanıtlan değerlendirirken genellikle 'makul
şüphenin ötesi' kanıt standardını uygulamaktadır (bkz. 18 Ocak 1978 tarihli
İrlanda-Birleşik Krallık karan, Series A no. 25, ss.64-65, § 161). Bu tür bir
kanıtlama yeterince güçlü, açık, belirgin ve uyumlu emareler toplamından
veya çürütülmemiş karinelerden oluşmalıdır.
Mahkeme, başvuranın, DGM ve savcı önünde, kötü muamele gördüğünü iddia
etmediğine dikkat çeker. Başvuranın, kötü muamele gördüğünden şikayetçi
olmasına karşın, dava dosyasında bu iddialarını destekleyecek bir delil yoktur.
Mahkeme, ayrıca, 22 Ağustos 1994 tarihli sağlık raporunun, başvuranın öznel
şikayetleri haricinde, işkenceyi kanıtlayacak bulgular içermediğini; başvuranın,
kendi isteğine bağlı olarak tıbbi muayene için tekrar doktora götürüldüğünü ve
başvuranın, işkence şikayetiyle ilgili savcılığa ilk dilekçesini 13 Eylül 1994
tarihinde verdiğini gözlemlemektedir.
İlk doktor raporundaki bulgularla ilgili olarak Mahkeme, raporu hazırlayan
doktor hakkındaki gelişmelerin, başvuranın o zamanki sağlık durumuyla ilgili
inandırıcı bir delil olarak görülemeyeceğini düşünmektedir. Bununla birlikte
Mahkeme, başvuranın, raporun güvenilirliğini, yetkili makamlar önünde
sorgulamadığına ve başka bir doktora muayene olmayı talep etmediğine
dikkat çeker.
Sonuç olarak, Mahkeme, kendisine sunulan delillerle, başvuranın, 3. madde
kapsamına girecek düzeyde bir muamele görmediğini gözlemlemektedir.