A. Kabuledilebilirlik hakkında
AİHM yerleşik içtihadından doğan kıstas ve mahkemeye sunulan delillerin bütünü ışığında
başvuran tarafından AİHS’nin 6. maddesi hakkında yapılan şikayetlerin kabuledilebilir
olduğuna ve esastan incelenmesi gerektiğine itibar etmektedir. Ayrıca hiçbir kabuledilemezlik
gerekçesi yer almamaktadır.
1 3 . m ad d ey e y ö n elik şik ay ete ilişk in A İH M , b u şik ay etin g eç y ap ıld ığ ın ı v e A İH S ’n in 3 5 § 4 .
maddesi gereğince reddedilmesi gerektiğini hatırlatmaktadır.
B. Esas hakkında
1. Devlet Güvenlik Mahkemesi 'nin bağımsızlığı ve tarafsızlığı hakkında
Hükümet bir ihlalin olduğuna itiraz etmektedir.
AİHM, daha önceki kararlarda buna benzer pek çok şikayetlerin dile getirildiğini ve bunların
AİHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını belirtmektedir. (Bkz. söz edilen Özel
kararı, §§ 33-34, ve Özdemir-Türkiye kararı, no: 59659/00, §§ 35-36, 6 Şubat 2003).
AİHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir
tespiti ve delili sunmadığını kaydetmekte, bunun yanı sıra aralarında askeri bir hakimin de yer
aldığı Devlet Güvenlik Mahkemesi karşısında başvuranın «ulusal güvenliğe» dayalı suçlardan
yargılanması.konusunda endişe duymasının anlaşılabilir olduğu tespitinde bulunmaktadır.
Başvuranlar, hakkında açılan davada Devlet Güvenlik Mahkemesinin kararım yabancı
gerekçelere dayandırdığı şüphesini duyabilir. Bu nedenle başvuranın bu yargı makamının
tarafsız ve bağımsız olmadığı yönündeki şüphelerinin dikkate alınması gerekir, (sözü edilen
Incal kararı s. 1573, § 72 ).
AİHM, başvuranı yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin 6 § 1. madde
uyarınca bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığı neticesine varmaktadır.
2. Ceza sürecinin adilliği hakkında
AİHM, daha Önceki benzer davalarda, tarafsızlıktan ve bağımsızlıktan yoksun bir
mahkemenin, her halükârda kendi yargısına tabi kişilere hakkaniyetli bir yargı
sağlayamayacağı hükmüne varıldığım hatırlatmaktadır.
Başvuranın bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkının ihlalinin tespiti ışığında
AİHM, mevcut şikayetin incelenmesini gerekli görmemektedir (Bkz. diğerleri arasında,
Çıraklar-Türkiye davası 28 Ekim 1998, Incal kararı ve Güneş-Türkiye kararı, 18 Aralık 2003).
II. AİHS’NİN 41. MADDESİ’NİN UYGULANMASI
A. T a z m i n a t
Başvuran 19.500 Euro maddi, 10.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.
Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.
3