22 Haziran 2004 tarihli duruşmada taraflar ekspertiz raporu hakkında görüş bildirmeye
çağrılmıştır.
8 Temmuz 2005 tarihinde yeni bir ekspertiz yapılmasına karar verilmiştir. Görevlendirilen
bilirkişinin mazereti üzerine, 13 Haziran 2006’da yeni bir bilirkişi görevlendirilmiştir.
Bir sortıaki duruşma tarihi olarak 6 Şubat 2007 tarihi öngörülmüştür. AÎHM’nin davanın
bundan sonraki seyri hakkında bilgisi bulunmamaktadır.
HUKUK
I. A İH S ’N İN 6 /1 . M A D D E S İ’N İN İH L A L E D İL D İĞ İ İD D İA S I H A K K IN D A
Başvuran AİHS’nin 6/1. maddesine atıfta bulunarak 13 Ağustos 1999 tarihinden bu yana
davadan haberdar olan adli mercilerin ivedilik kuralına riayet etmediklerinden ve dava
sürecinin uzunluğundan şikayetçi olmaktadır.
Hükümet bu iddiaya karşı çıkarak çok sayıda bilirkişi incelemesinin gerekli olduğu karmaşık
yapıdaki bir ticari davanın sözkonusu olduğunu ifade etmektedir.
AİHM dikkate alınacak dönemin 13 Ağustos 1999 tarihinde başladığını ve Şubat 2007 sonu
itibariyle halen devam ettiğini gözlemlemektedir. Bu süreç yedi yıl altı aydan fazladır.
A, Kabuledilebilirliğe dair
AİHS’nin 35/3. maddesi uyarınca başvuru dayanaktan yoksun bulunmamaktadır.
Kabuledilemezliğe dair başka hiçbir gerekçe tespit edilmemiştir,
B. Esas hakkında
AİHM yargılama süresinin uygunluğunun davanın şartları ışığında ve davanın karmaşıklığı,
başvuran ve ilgili mercilerin tutumu ve ihtilafta yer alan başvuran için neyin tehlikede olduğu
gibi içtihadından çıkan ölçütlere bakılarak değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatır: (bkz. birçok
içtihat arasında, Frydlender - Fransa [BD], no. 30979/96).
AİHM mahkemeye sunulan tüm delil unsurlarım incelemiş ve Hükümetin Mahkemenin bu
davada farklı bir sonuca ulaşmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespiti ve delili sunmadığını
tespit etmiştir. Mahkemenin bu yöndeki yerleşik içtihadını göz önünde bulunduran AİHM
sözkonusu yargı sürecinin uzunluğunun aşırı ve «makul süre» koşuluna aykırı olduğu
sonucuna varmıştır.
Bu nedenle AİHS’nin 6/1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHS’NİN 41. MADDESİ’NİN UYGULANMASI
AİHS’nin 41. maddesine göre “Mahkeme işbu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine
karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi
edebiliyorsa, AİHM, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın adil
tatminine hükmeder.”
3