* * * .  
*
*
*
*
AVRUPA  
KONSEYİ  
CONSEIL DE *  
LEUROPE  
*
* *  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
BABA- TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no:35075/97)  
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
STRAZBURG  
24 Ekim 2006  
İşbu karar AİHSnin 44§2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup  
bazı şekli düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan (35075/97) başvuru no’lu davanın nedeni, bu  
ülke vatandaşı Murat Baba’ın (başvuran) 25 Şubat 1997 tarihinde Avrupa İnsan Hakları  
Sözleşmesinin eski (AÎHS) 25. maddesi uyarınca Avrupa însan Hakları Mahkemesine  
(Mahkeme) yapmış olduğu başvurudur.  
Adli yardım hizmetinden yararlandırılan başvuran, AİHM önünde İstanbul Barosu  
avukatlarından V. Soytekin tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
I . D A V A K O Ş U L L A R I  
1 9 3 5 d o ğ u m lu b a ş v u ra n , O rd u ’ d a ik a m e t e tm e k te o lu p , m a ra n g o z lu k y a p m a k ta d ır.  
Başvuran, Kumru Belediyesi ile yaptığı sözleşme gereği, Belediye’ ye ait bir bina için  
ahşap kapılar imal etmiştir. Yaptığı işler için kendisine ödenmesi gereken ücretin yalnızca bir  
kısmının ödenmesi üzerine, Belediye’ ye karşı dava açarak, alacağı ücretin geriye kalanının  
ödenmesini talep etmiştir.  
Kumru Asliye Sulh Hukuk Mahkemesi, 8 Haziran 1995 tarihinde verdiği kararla  
başvuranı haklı bularak, 30 Kasım 1994 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yıllık %30  
gecikme faiziyle birlikte başvurana 37 460 000 TL tazminat ödenmesine hükmetmiştir.  
Bu karara istinaden başvuran, Kumru Belediyesi’ ne karşı icra davası açmıştır. Kumru  
İcra Hakimi 28 Eylül 1995 tarihinde aldığı kararla Kumru Belediyesi’ ne ait banka  
hesaplarına el konulması emrini vermiştir. Ancak Belediyenin hesaplarındaki meblağ,  
ödenmesi gereken borç tutarının altındaydı, Bir belediyenin gayri menkulleri hacze konu  
olamayacağından, başvuranın alacağının tamamım tahsil etme yönündeki girişimleri daha  
ileriye gidememiştir.  
Başvuran, AİHM’ye gönderdiği 17 Ocak 2006 tarihli mektubunda, henüz hiçbir  
ödemenin kendisine yapılmadığı bilgisini aktarmıştır.  
HUKUK AÇISINDAN  
L A Î H S ’ N İ N 1 N O ’ L U E K P R O T O K O L Ü ’ N Ü N 1 . M A D D E S İ N İ N İ H L A L İ İ D D İ A S I  
HAKKINDA  
Başvuran, 1 No’lu Ek Protokolün 1. maddesine atıfta bulunarak, yerel mahkemelerce  
lehinde verilmiş kesin kararların uygulanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini  
ileri sürmüştür.  
A. Kabuledilebilirlik hakkında  
AİHM, içtihatlarından doğan kriterler ışığında ve elindeki mevcut unsurların tümü göz  
önüne alındığında başvurunun kabuledilebiîir olduğuna ve esastan incelenmesi gerektiği  
kanaatine varmıştır. AİHM başvuruda hiçbir kabuledilmezlik gerekçesi ile karşılaşamadığını  
tespit etmiştir.  
B. Esas hakkında  
Hükümet, ihlal olduğu iddiasına itiraz etmektedir.  
AİHM, içtihatlarından doğan ilkeye göre; talep edilebilir olmak için varlığı kanıtlanan  
bir ‘alacağın’ 1 No’ lu Ek Protokolün 1, maddesi bakımından bir ‘mülkiyet’ teşkil  
edebileceğini hatırlatmaktadır (bkz. Yunan rafinerileri Stran ve Stratis Andreadis -  
Yunanistan 9 Aralık 1994 tarihli karar, no: 301- B ve Bourdov - Rusya, no:59498/00).  
Mevcut davada hal böyledir.  
AİHM, mevcut davada Asliye Sulh Hukuk Mahkemesi’ nin , 8 H aziran 1995 tarihinde  
verdiği kararla başvuranı haklı bularak, 30 Kasım 1994 tarihinden itibaren geçerli olmak  
üzere yıllık %30 gecikme faiziyle birlikte başvurana 37 460 000 TL tazminat ödenmesine  
hükmettiğini gözlemlemiştir. Bununla birlikte AİHM, başvuranın bir belediyenin  
gayrimenkullerinin haczedilmesine müsaade etmeyen yürürlükteki ulusal kanun ve  
belediyenin banka hesaplarında yeterli bakiye bulunmaması nedeniyle sözkonusu kararın  
uygulanmasını sağlamak imkanına sahip olamadığım dikkate almıştır. AÎHM, ulusal  
makamların kesin kararları uygulamaktan imtina ederek bu müdahale için hiçbir gerekçe  
göstermeksizin başvuranı mülkiyet hakkından mahrum bıraktıklarını kaydetmektedir (.Dragne  
vd. - R om anya, no. 78047/01, par. 39, 7 avril 2005, et Sabin P opescu - R om anya, no.  
48102/99, par. 81 2 Mart 2004).  
Diğer taraftan Hükümet, mevcut davada verilmiş adli kararların uygulanmamasının  
yol açtığı müdahaleyi haklı gösterecek bir gerekçe sunmamıştır. Bu yüzden Hükümet’in  
müdahalesi keyfidir ve yasallık ilkesini ihlal etmiştir. Böylesi bir sonuç AİHM’ yi, toplumun  
genel menfaati ile başvuranın bireysel haklan arasındaki adil dengenin korunup  
korunmadığını araştırmaktan muaf tutmaktadır (Metaxas ~ Yunanistan, no. 8415/02, par. 19,  
27 Mayıs 2004).  
Bu nedenlerle 1 No’ lu Ek Protokol’ ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.  
II. A İ H S ’N İ N 41. M A D D E S İ ’N İ N U Y G U L A N M A S I  
AİHSnin 41. m addesi:  
“ M a h k e m e işb u S ö z le şm e v e P ro to k o lle rin in ih la l e d ild iğ in e k a ra r v e rirse v e ilg ili Y ü k se k S ö z le şm e c i  
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete  
uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
A. Tazminat  
Başvuran, maddi tazminat olarak 8 631 Euro talep etmektedir. Bu meblağa, ulusal  
mahkemeler ve AİHM önünde yapılmış masraf ve harcamalar da dahildir. Bunun dışında,  
manevi tazminat olarak da 5 000 Euro talep etmektedir.  
Bu talepleri temelden yoksun bulan Hükümet, itiraz etmektdiı*.  
Kendi hesaplama yöntemini uygulayan AİHM,. içtihatlarının ışığında, başvurana  
alacağının Ödenmeyen kısmıyla birlikte maddi tazminat olarak 1 175 Euro ödenmesini makul  
. takdir etmiştir.  
AİHM, ihlalin tespitinin kendi başına, başvuranın uğradığı manevi zarar için adil bir  
tazmin sağladığını takdir etmektedir,  
AİHM, masraf ve harcama konusunu bir sonraki başlık altında incelemenin uygun  
olacağı kanaatindedir.  
B. Masraf ve harcamalar  
Elindeki mevcut unsurları ve içtihatlarından doğan kriterleri göz Önüne alan AİHM,  
başvurana hakkaniyete uygun olarak, Avrupa Konseyi tarafından verilen 630 Euro’luk adli  
yardım miktarı düşürülmek üzere toplam 2 000 Euro ödenmesine karar vermiştir.  
C. G ec i k m e f a iz i  
Gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankasinın marjinal kredi kolaylıklarına  
uyguladığı faiz oranına üç puan eklenecektir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AÎHM OYBİRLİĞİYLE;  
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;  
2 . 1 N o ’ l u E k P r o t o k o l ’ ü n 1 . m a d d e s i n i n ihlal edildiğine;  
3 . İ h la lin te s p itin in m a n e v i ta z m in iç in y e te r li olacağına;  
4 . a ) A İ H S ’ n in 4 4 § 2 m a d d e s i g e r e ğ in c e k a r a r ın k e s in le ş tiğ i ta r ih te n itib a r e n ü ç a y iç in d e ,  
döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere, Savunmacı Hükümet tarafından başvurana:  
i . m a d d i t a z m i n a t i ç i n 1 1 7 5 E u r o ( b i n y ü z y e t m i ş b e ş ) ödenmesine;  
ii.masraf ve harcamalar için Avrupa Konseyi tarafından verilen 630 Euro’luk adli  
yardım miktarı düşülmek üzere üzere toplam 2 000 Euro (iki bin) ödenmesine;  
iii. bu miktarın yansıtılabilecek her türlü vergiden muaftutulmasına;  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankasinın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;  
5. A dil tazm ine ilişkin diğer taleplerin reddine;  
Karar vermiştir.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77 §§ 1 ve 3.  
maddesine uygun olarak 17 Ekim 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.