AĐHM, talebin tespitinin bilirkiꢀi incelemesi gerektirdiğini göz önünde bulundurarak
davanın yapısının karmaꢀık olduğunu gözlemlemiꢀtir.
AĐHM, yargı mercilerinin tutumu hususunda, dikkate alınan süreç zarfında, davanın
iki aꢀamalı bir yargıda görüldüğünü ve toplam dört karar verildiğini gözlemlemiꢀtir. Đlk
derece mahkemesi, kararını, iki bilirkiꢀi raporuna ve üç kere tanıklığı dinlenen baꢀvuranın
ifadelerine dayandırmıꢀtır. Mahkeme, dava dosyasını düzenli olarak incelemiꢀ ve yargılamada
aꢀırı bir gecikme yaꢀanmamıꢀtır. Dolayısıyla, AĐHM, yetkililerin, baꢀvuranın davasının
görülmesinde gerekli özeni gösterdiklerini değerlendirmiꢀtir.
AĐHM, yukarıda belirtilenler karꢀısında ve yargılamanın toplam süresini dikkate
alarak, yargılama süresine iliꢀkin ꢀikayet hususunda AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal
edilmediği kararını vermiꢀtir.
2. Duruꢀma düzenlenmemesine iliꢀkin iddia
Baꢀvurana göre, çekiꢀmeli yargı kapsamında, davası zorunlu sözlü duruꢀma
gerektirmektedir. Naip hakim tarafından tanıklığının dinlendiği üç seferin de bilgi toplamak
amaçlı olduğunu eklemiꢀtir. Bu sırada Cumhuriyet Savcısı ve davalının hazır olmaması,
baꢀvuranı, 6/1 maddeye aykırı olarak, onların görüꢀlerine itiraz etme imkanından yoksun
bırakmıꢀtır.
Hükümet, 466 sayılı Kanun’un tazminat talepleriyle ilgilenmek için hızlı bir yol
sunmayı amaçladığını ifade etmiꢀtir. Bu tip davalarda kural olarak duruꢀma düzenlenmese de,
8 Haziran 2000, 12 Ekim 2000 ve 10 Eylül 2002 tarihlerinde mahkeme tarafından tanıklığı
dinlenen ve görüꢀlerini açıklama imkanını tanınan baꢀvuranın durumunda olduğu gibi istisna
durumlar söz konusudur.
AĐHM duruꢀmaların kamuya açık olarak yapılması gerektiğinin, 6/1 maddede ortaya
konan temel bir ilke olduğunu yineler. 6/1 maddede atıfta bulunulan yargı organları önünde
yargının kamuya açık olma durumu, adaletin kamu denetimi olmaksızın yerine getirilmesine
karꢀı davacıları korumaktadır. Bu, ayrıca insanların birinci derece veya üst mahkemelerine
duydukları güvenin korunmasının bir yoludur. Adaletin yerine getirilmesinde saydamlığı
sağlayan kamuya açık olma durumu, 6/1. maddenin adil yargılanma amacının yerine
getirilmesine katkıda bulunmaktadır. Adil yargılanma, AĐHS çerçevesinde demokratik toplum
ilkelerinden biridir (bkz., Pretto ve Diğerleri – Đtalya, 8 Aralık 1983 tarihli karar).
Duruꢀma düzenleme yükümlülüğü kesin değildir (Håkansson ve Sturesson – Đsveç, 21
ꢁubat 1990 tarihli karar). Örneğin, duruꢀmayı gerekli kılan güvenilirliğe iliꢀkin meseleler ve
çekiꢀmeli durumlar olmaması ve mahkemelerin tarafların görüꢀlerine ve diğer yazılı belgelere
dayanarak dava hakkında adil ve makul bir ꢀekilde karar verebilmeleri durumunda olduğu
gibi sözlü duruꢀmanın gerekli olmadığı bir yargılama söz konusu olabilir (bkz., örneğin, Döry
– Đsveç, no. 28394/95, 12 Kasım 2002; Pursiheimo – Finlandiya, no. 57795/00, 25 Kasım
2003; Lundevall – Đsveç, no. 38629/97, 12 Kasım 2002; Salomonsson – Đsveç, no. 38978/97,
12 Kasım 2002). Ayrıca, duruꢀmada halktan kimsenin bulunmaması otomatik olarak
duruꢀmanın açık olarak görülmediği anlamına gelmez (bkz., Galstyan – Ermenistan, no.
26986/03, 15 Kasım 2007).
AĐHM, Göç – Türkiye kararında bu dava ile benzer bir durumun incelendiğini
yinelemiꢀtir (bkz. Göç – Türkiye [BD], no. 36590/97). Baꢀvuranın tazminat davasında sözlü
4