COUNCIL  
OF EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ D A ĐRE  
SAĐT IIK – TÜRKĐYE DAVASI  
(B a vuru no. 19255/02)  
KARAR  
STRAZBURG  
10 Mart 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde  
kesinleecektir. ekli düzeltmelere tâbi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
SAĐT IIK – TÜRKĐYE KARARI  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 19255/02 no’lu davanın nedeni Sait Iık adlı T.C.  
vatandaının (“bavuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (“AĐHM”) 17 Ocak 2002  
tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilikin Sözleme’nin (“AĐHS”)  
34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran, AĐHM önünde Diyarbakır Barosu avukatlarından A. Aslan tarafından temsil  
edilmitir.  
OLAYLAR  
DAVA KOULLARI  
Bavuran 1917 doğumludur ve Eğil’de yaamaktadır. Enerji ve Tabii Kaynaklar  
Bakanğı 3 Nisan 1997 tarihinde bavurana ait 6 arsayı kamulatırmı, arsaların bilirkii  
heyeti tarafından belirlenen değeri bavurana 19 Kasım 1997 tarihinde ödenmitir.  
8 Aralık 1997 tarihinde bavuran ek tazminat talebiyle Eğil Asliye Hukuk  
Mahkemesi’nde bir dava açmı, mahkeme farklı niteliği nedeniyle 523 no’lu parseli dava  
konusu diğer parsellerden ayrı olarak incelemitir.  
1. 523 no’lu parsele ilikin ilemler  
6 Aralık 1999 tarihinde Eğil Asliye Hukuk Mahkemesi bavurana 501,377,750 Türk  
Lirası ek tazminat ile birlikte 8 Aralık 1997 – 1 Ocak 1998 tarihleri arasındaki süre için % 30,  
1 Ocak 1998 tarihinden itibaren geçen süre için ise % 50 oranında gecikme faizinin  
ödenmesine karar vermitir.  
Yargıtay, birinci derece mahkemesi kararını 9 Ekim 2000 tarihinde onamı, idare 13  
Haziran 2001 tarihinde bavurana faiziyle birlikte 1,586,220,000 TL ek tazminat ödemitir.  
2. 546, 529, 503, 507 ve 527 no’lu parsellere ilikin ilemler  
17 Mayıs 2000 tarihinde Eğil Asliye Hukuk Mahkemesi bavurana 11,267,083,000 TL  
ek tazminat ve 18 ubat 1998 tarihinden itibaren yasal faiz ödenmesine karar vermitir.  
Yargıtay, birinci derece mahkemesi kararını 12 ubat 2001 tarihinde onamı, idare  
bavurana faiziyle birlikte 35,240,270,000 TL ödemitir.  
HUKUK  
I. 1 NO’LU PROTOKOLÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
Bavuran, 1 no’lu Protokolün 1. maddesine dayanarak, arsasının kamulatırılmasını  
takiben aldığı ek tazminat miktarına yetersiz oranda faiz uygulanmasından ve yetkililerin  
sözkonusu meblağları gecikmeli olarak ödemelerinden ikâyetçi olmutur.  
1
SAĐT IIK – TÜRKĐYE KARARI  
Hükümet ilk olarak bavuranın ulusal mahkemenin kararlarından itibaren altı ay içinde  
AĐHM’ye bavurmak yerine ödemelerin yapılmasına kadar beklemiolması nedeniyle altı ay  
kuralına uymadığını savunmutur. Halbuki bavuran faiz oranlarını karar tarihinde  
öğrenmitir. Hükümet ayrıca bavuranın Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi uyarınca  
kendisine tanınan yolu yeterince kullanmamıolması nedeniyle iç hukuk yollarını tüketmemiꢁ  
olduğunu savunmutur.  
Hükümetin altı ay kuralına uyulmadığı yönündeki ön itirazı ile ilgili olarak AĐHM,  
bavuranın ikâyetinin temelde ulusal mahkemenin nihai kararı ile son ödeme arasında geçen  
süreye ilikin olması nedeniyle altı aylık sürenin son ödeme tarihinden balatılması gerektiği  
kanaatindedir. AĐHM, 523 no’lu parsele ilikin ek tazminat ödemesinin 13 Haziran 2001  
tarihinde yapıldığını kaydeder. Dolayısıyla ikâyetin bu kısmı 17 Ocak 2002 tarihi itibariyle  
geç yapılmıtır ve AĐHS’nin 35. maddesinin 1. ve 4. paragrafları uyarınca reddedilmelidir.  
Ne var ki 546, 529, 503, 507 ve 527 no’lu parsellere ilikin ödeme 27 Kasım 2001  
tarihinde yapılmıtır. Dolayısıyla AĐHM, bavuranın bu parsellere ilikin olarak AĐHS’nin  
35/1 maddesine uyduğunu tespit eder ve ikâyetin bu kısmına ilikin olarak Hükümetin  
itirazını reddeder.  
Hükümetin iç hukuk yollarının tüketilmediği itirazı ile ilgili olarak AĐHM, Aka –  
Türkiye (Raporlar 1998-VI) davasında benzer bir görüü reddetmiolduğunu gözlemler.  
Mevcut davada da farklı bir karara varmak için neden görmemekte ve Hükümetin itirazını  
reddetmektedir.  
Bu nedenle bavuru, 546, 529, 503, 507 ve 527 no’lu parsellerle sınırlı kalmak kaydıyla  
kabuledilebilir olarak ilan edilmelidir.  
Davanın esasına ilikin olarak AĐHM, mevcut davadakine benzer unsurlar ortaya  
çıkaran birtakım bavurularda 1 no’lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit ettiğini  
hatırlatır (bkz, örneğin Akku– Türkiye, Raporlar 1997-IV; Pamuk – Türkiye, no. 131/02 ve  
Halil Kendirci – Türkiye, no. 23324/02). Hükümetçe sunulan olay ve görüleri inceleyen  
AĐHM, geçmiteki sözkonusu davalardaki tespitlerinden ayrılmasını gerektirecek bir husus  
bulunmadığı görüündedir.  
Bu nedenle 546, 529, 503, 507 ve 527 no’lu parsellere ilikin olarak 1 no’lu Protokolün  
1. maddesi ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
Bavuran 8,824 ABD Doları (yaklaık 6,100 Euro) maddi tazminat talep etmi,  
Hükümet talebe itiraz etmitir.  
Akku(yukarıda anılan) kararında bavurduğuyla aynı hesaplama yöntemini kullanarak  
ve ilgili ekonomik verileri göz önünde bulundurarak AĐHM, bavurana 3,000 Euro maddi  
tazminat ödenmesini uygun bulmaktadır.  
Bavuran ayrıca AĐHM önündeki masraf ve giderlere karılık olarak 4,000 Euro talep  
etmi, AĐHM önündeki bavuruya ilikin olarak temsilcisine 1,000,000, TL (yaklaık 780  
2
SAĐT IIK – TÜRKĐYE KARARI  
Euro) ödediğini gösteren 3 Ocak 2002 tarihli bir belge sunmutur. Hükümet talebe itiraz  
etmitir.  
AĐHM’nin içtihadına göre bir bavuran, ancak masrafların gerçekten ve gerektiği için  
yapıldığı ve miktarın makul olduğu kanıtlanmıise bunları geri almaya hak kazanmaktadır.  
Sözkonusu davada elindeki bilgileri ve yukarıdaki ölçütleri göz önünde bulundurarak AĐHM,  
AĐHM önündeki masraf ve giderlere karılık olarak 780 Euro ödenmesini uygun bulmaktadır.  
AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi faizlerine  
uygulağı orana üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar  
vermitir.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun 546, 529, 503, 507 ve 527 no’lu parsellere mahsus mülkiyet sorununa ilikin  
olarak kabuledilebilir, bavurunun kalan kısmının ise kabuledilemez olduğuna;  
2. AĐHS’ye ek 1 no’lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. (a) Sorumlu devletin bavurana, AĐHS’nin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinletiği  
tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden sorumlu devletin  
ulusal para birimine çevrilmek üzere:  
(i) 3,000 Euro (üç bin Euro) maddi tazminat;  
(ii) 780 Euro (yedi yüz seksen Euro) yargılama masraf ve giderleri;  
(iii) bu miktarlara uygulanabilecek her tür vergiyi ödemesine;  
(b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için Avrupa  
Merkez Bankası’nın marjinal kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle  
elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddine  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢁbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragrafları uyarınca 10 Mart 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
3