Değerlendirilemeye alınacak dönem 6 Ocak 1994 tarihinde baꢀlamıꢀ ve hala sona
ermemiꢀtir. Dolayısıyla bu dönem iki mahkeme için ꢀimdiden yaklaꢀık on üç yıl on iki ay
sürmüꢀtür.
A. Kabuledilebilirlik Hakkında
Hükümet AĐHM’yi, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle baꢀvuruyu
reddetmeye davet etmektedir. Hükümet baꢀvuranın ꢀikayetini ulusal mahkemeler önünde dile
getirmediğini savunmaktadır.
Bu bakımdan AĐHM, Türk hukuk düzenin, AĐHS’nin 13. maddesi uyarınca
yargılananların yargılama süresinden ꢀikayetçi olmalarını sağlayacak etkili baꢀvuru yolunu
sunmadığını daha önce tespit etme olanağını bulduğunu vurgulamaktadır (Tendik ve diğerleri-
Türkiye, no: 23188/02). Ancak baꢀvuranın ꢀikayetine cevap verecek nitelikte bir baꢀvuru
yoluna sahip olduğu ortaya konulmamıꢀtır. Buradan Hükümet’in itirazının bu noktada dikkate
alınamayacağı ortaya çıkmaktadır.
AĐHM, bu ꢀikayetin AĐHS’nin 35§3 maddesi uyarınca dayanaktan yoksun olmadığını
tespit etmektedir. Ayrıca AĐHM, bu ꢀikayetin hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi ile
çeliꢀmediğini belirtmektedir. Dolayısıyla ꢀikayeti kabuledilebilir ilan etmek yerinde olacaktır.
B. Esasa Dair
AĐHM, yargılama süresinin makul yönünün, dava koꢀullarına göre ve özellikle
davanın karmaꢀıklığı, baꢀvuranın ve yetkili makamların tutumu ile baꢀvuranlar için davanın
önemi gibi içtihadının yer verdiği kriterler gözönüne alınarak değerlendirildiğini
hatırlatmaktadır (Bkz. diğerleri arasında Frydlender-Fransa, no: 30979/96).
AĐHM, bu durumda ortaya çıkan sorunlara benzer sorunları birçok kez irdelemiꢀ ve
AĐHS’nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (sözüedilen Frydlender).
AĐHM, mevcut davayı incelemiꢀ ve Hükümet’in, sözkonusu durumda farklı bir
sonuca ulaꢀtırabilecek ne bir olay ne de bir argüman sunduğunu gözlemlemektedir. AĐHM,
konuya iliꢀkin içtihadını gözönüne alarak bu davada yargılama süresinin uzun olduğuna ve
“makul süre” zorunluluğuna cevap vermediğine kanaat getirmektedir.
Dolayısıyla 6§1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
Baꢀvuran Đçtüzüğün 60. maddesi uyarınca hiçbir adil tazmin talebinde bulunmamıꢀtır.
Dolayısıyla AĐHM, bu bakımdan baꢀvurana herhangi bir ödeme yapılmasının gerekli
olmadığına kanaat getirmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE
1. Baꢀvurunun geri kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna;
2. AĐHS’nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğine;
3