CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
SALİH KAPLAN - TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no: 6071/03)  
NİHAİ KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
STRASBOURG  
15 Temmuz 2005  
İşbu karar Sözleşmenin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup  
şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (6071/03) başvuru no’lu davanın nedeni, bu  
ülke vatandaşı Salih Kaplan’ın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) 7  
Şubat 2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 34. maddesi uyarınca  
yapmış olduğu başvurudur. Başvuran, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde Gaziantep  
Barosu avukatlarından M. Türkmen tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
Davanın Koşulları  
Başvuran 1945 doğumlu olup Gaziantep’te ikamet etmektedir.  
1999 yılında Birecik Barajı’nın yapımı için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (İdare)  
başvuranın iki arazisini kamulaştırmıştır.  
İdare tarafından ödenen tutar üzerinde anlaşmazlık doğunca, başvuran 24 Şubat 1999  
tarihinde, Nizip Asliye Hukuk Mahkemesi’ne her parsel için kamulaştırma bedelinin  
artırılması talebiyle başvuruda bulunmuştur.  
14 Nisan ve 10 Mayıs 2000 tarihli kararlarıyla Nizip Asliye Hukuk Mahkemesi, İdare  
tarafından başvurana 26 Şubat 1999 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte 103/314 no’lu  
parsel için 2.241.642.800 TL., ve 109/695 no’lu parsel için 28 Şubat 1999 tarihinden itibaren  
yasal faiziyle birlikte 9.990.050.000 TL. ek bedel ödenmesini kararlaştırmıştır.  
16 Nisan 2001 tarihinde Yargıtay bu kararı onamıştır.  
25 Aralık 2002 tarihinde İdare başvurana ek istimlak bedeli olarak 103/314 no’lu parsel için  
6.899.785.044 TL, 109/695 no’lu parsel için 30.922.446.145 TL. ödemiştir.  
HUKUK AÇISINDAN  
I. 1 NO’LU EK PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI  
HAKKINDA  
Başvuran, Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karşısında yetersiz kalan gecikme faizi  
nedeniyle ek bedelin değer kaybettiğinden şikayetçi olmakta ve bu itibarla 1 No’lu Ek  
Protokolün 1. maddesine gönderme yapmaktadır.  
A. Kabuledilebilirlik Hakkında  
Hükümete göre başvuran tarafından icra takibi başlatılmadığı için AİHS’nin 35. maddesinde  
öngörüldüğü gibi iç hukuk yolları tüketilmemiştir.  
AİHM, adli bir süreç sonunda Devlet karşısında alacaklı konuma gelen bir kimsenin tazminat  
alabilmesi için icra takibi başlatmasının şart koşulmasının, Mahkeme içtihatlarınca uygun  
bulunmadığını hatırlatır (Metaxas-Yunanistan, no: 8415/02, § 19, 27 Mayıs 2004, ve  
Karahalios – Yunanistan, no: 62503/00, § 23,11 Aralık 2003). Sonuç olarak Hükümet’in bu  
itirazı kabuledilemez bulunmuştur.  
2
AİHM, yerleşik içtihatlarından doğan kriterler ışığında (Bkz., özellikle Akkuş, adıgeçen karar)  
ve elindeki mevcut unsurların tümünü gözönüne alarak, başvurunun esastan incelenmesi  
gerektiği kanaatine varmıştır. AİHM başvuruda hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi ile  
karşılaşılmadığını tespit etmiştir.  
B. Esas Hakkında  
AİHM daha önce bu davadakine benzer soruları gündeme getiren başka davalar da incelemiş  
ve I No’lu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (Bkz., Akkuş,  
adıgeçen karar, s. 1317, §§ 31 ve Aka, adıgeçen karar, s. 2682, §§ 50-51).  
AİHM mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir  
tespiti ve delili sunmadığı kanaatine varmıştır. Ulusal mahkemelerin kararına göre  
kamulaştırmayı yapan idare tarafından başvurana verilmesi gereken ek tazminatın  
ödenmesindeki gecikme, başvuranı, mülkünün kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara  
daha sokmuştur. Sözkonusu davanın toplam fiili süresi daha da artan bu gecikme, AİHM’yi,  
başvuranın genel yararın gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında  
hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak  
zorunda kaldığı yönünde düşünmeye sevk etmektedir.  
Sonuç olarak AİHM, I No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.  
II. AİHS’NİN 6 § 1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA  
Başvuran yürütülen yargı sürecinin uzunluğunun AİHS’nin 6 § 1 maddesini ihlal ettiğinden  
şikayetçi olmaktadır.  
A. Kabuledilebilirlik Hakkında  
AİHM sözkonusu şikayetin AİHS’nin 35 § 3 maddesine göre açıkça dayanaktan yoksun ilan  
edilemeyeceğine kanaat getirmiştir. Başka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi  
bulunmamaktadır.  
B. Esas Hakkında  
1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi kapsamında ulaşılan sonuç dikkate alındığında, AİHM  
şikayetin ayrıca Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi açısından incelenmesine gerek olmadığına karar  
vermiştir.  
III. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. Maddi ve manevi tazminat  
Başvuran 10.000 Euro’ya denk düşen maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürmektedir.  
Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.  
Akkuş (sözü edilen karar, s.1311, §§ 35-36 ve 39) kararında kabul edilen hesaplama yöntemi  
ve ekonomik kayıplar dikkate alındığında, AİHM başvurana 4.630 Euro ödenmesini  
3
kararlaştırmıştır.  
Manevi zarara gelince, AİHM olayların mevcut koşulları göz önünde bulundurulduğunda ihlal  
kararının tespitinin adil tazmin için başlı başına yeterli olacağını kaydetmektedir.  
B. Masraf ve harcamalar  
Başvuran masraf ve harcamalara dair talepte bulunmamıştır.  
Mahkemeye sunulan unsurlar ve bu yöndeki içtihadı doğrultusunda AİHM, başvurana bu  
başlık altında bir ödeme yapılmasını gerekli görmemektedir.  
C. Gecikme faizi  
AİHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına 3  
puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,  
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2.1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. AİHS’nin 6 § 1 maddesine dayanan şikayetin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;  
4. Mevcut kararın adil tazmin için başlı başına yeterli olduğuna;  
5. a) Savunmacı Devletin, AİHS’nin 44 § 2 maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten  
itibaren üç ay içinde, miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf olarak ödeme tarihinde  
döviz kurundan T.L.’ye çevrilmek üzere başvurana maddi tazminat olarak 4.630 (dört bin altı  
yüz otuz) Euro’yu ödemesine;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez  
Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizin  
uygulanmasına;  
6. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMİŞTİR.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3 maddelerine  
uygun olarak 15 Temmuz 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.  
4