AİHM, yerleşik içtihatlarından doğan kriterler ışığında (Bkz., özellikle Akkuş, adıgeçen karar)
ve elindeki mevcut unsurların tümünü gözönüne alarak, başvurunun esastan incelenmesi
gerektiği kanaatine varmıştır. AİHM başvuruda hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi ile
karşılaşılmadığını tespit etmiştir.
B. Esas Hakkında
AİHM daha önce bu davadakine benzer soruları gündeme getiren başka davalar da incelemiş
ve I No’lu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (Bkz., Akkuş,
adıgeçen karar, s. 1317, §§ 31 ve Aka, adıgeçen karar, s. 2682, §§ 50-51).
AİHM mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir
tespiti ve delili sunmadığı kanaatine varmıştır. Ulusal mahkemelerin kararına göre
kamulaştırmayı yapan idare tarafından başvurana verilmesi gereken ek tazminatın
ödenmesindeki gecikme, başvuranı, mülkünün kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara
daha sokmuştur. Sözkonusu davanın toplam fiili süresi daha da artan bu gecikme, AİHM’yi,
başvuranın genel yararın gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında
hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak
zorunda kaldığı yönünde düşünmeye sevk etmektedir.
Sonuç olarak AİHM, I No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.
II. AİHS’NİN 6 § 1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran yürütülen yargı sürecinin uzunluğunun AİHS’nin 6 § 1 maddesini ihlal ettiğinden
şikayetçi olmaktadır.
A. Kabuledilebilirlik Hakkında
AİHM sözkonusu şikayetin AİHS’nin 35 § 3 maddesine göre açıkça dayanaktan yoksun ilan
edilemeyeceğine kanaat getirmiştir. Başka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi
bulunmamaktadır.
B. Esas Hakkında
1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi kapsamında ulaşılan sonuç dikkate alındığında, AİHM
şikayetin ayrıca Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi açısından incelenmesine gerek olmadığına karar
vermiştir.
III. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Maddi ve manevi tazminat
Başvuran 10.000 Euro’ya denk düşen maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürmektedir.
Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.
Akkuş (sözü edilen karar, s.1311, §§ 35-36 ve 39) kararında kabul edilen hesaplama yöntemi
ve ekonomik kayıplar dikkate alındığında, AİHM başvurana 4.630 Euro ödenmesini
3