yürütülmelidir (bkz. Tahsin Acar, adıgeçen, prg. 220). Araꢀtırmalar kapsamlı, tarafsız ve
dikkatli bir surette yapılmalıdır (bkz. Çakıcı, adıgeçen, prg. 86 ve McCann ve diğerleri,
adıgeçen, prg. 161-163).
AĐHM, incelemenin asgari etkililik ölçütüne cevap verme niteliği ve düzeyinin dava
koꢀullarına bağlı olduğunu değerlendirmektedir. Bu unsurlar, dava olaylarının tamamı ve
soruꢀturma iꢀinin pratik gerçekleri göz önüne alınarak değerlendirilirler. Meydana gelebilecek
farklı durumları bir dizi basit soruꢀturma iꢀlemine ya da sadeleꢀtirilmiꢀ ölçütlere indirgemek
mümkün değildir (bkz. Fatma Kaçar – Türkiye, no: 35838/97, prg. 74, 15 Temmuz 2005,
Velikova – Bulgaristan, no: 41488/98, prg. 80, Tanrıkulu – Türkiye, no: 23763/94, prg. 101-
110, Kaya, adıgeçen, prg. 89-91, ve Güleç – Türkiye, 27 Temmuz 1998 tarihli karar, prg. Prg.
79-81).
Bu anlamda, yürütülen soruꢀturma, etkili olmalı ve sorumluların tespit edilerek
cezalandırılmalarına imkan tanımalıdır (bkz. Oğur – Türkiye, no: 21594/93, prg. 88). Burada
sözü edilen sonuç yükümlülüğü değil, araç yükümlülüğüdür. Yetkili makamlar, olayla ilgili
delillerin toplanabilmesi maksadıyla kendileri için makul surette eriꢀilebilir olan önlemleri
almıꢀ olmalıdırlar (bkz. Tanrıkulu, adıgeçen, prg. 109, ve Salman – Türkiye, no: 21986/93,
prg. 106).
Makul ivedilik ve özen gerekliliği bu çerçevede değerlendirilmelidir. Kabul etmek gerekir ki
soruꢀturmanın ilerleyiꢀi ile ilgili birtakım engel ya da zorluklar ortaya çıkabilir. Ancak,
öldürücü güç kullanımı ile ilgili soruꢀturma yapılması gerektiğinde yetkili makamların ivedi
surette harekete geçmeleri halkın yasallık ilkesine güveninin korunması ve yasadıꢀı eylemlere
karꢀı hoꢀgörü gösterildiği ya da bu eylemlere iꢀtirak edildiği izleniminin verilmemesi
açısından büyük önem taꢀır (bkz. McKerr – Birleꢀik Krallık, no: 28883/95, prg. 114).
Mevcut davada takdirine sunulan delil unsurlarını inceleyen AĐHM, hazırlık soruꢀturmasında,
cesedin bulunmasını takip eden günlerde, tanıklıkların toplandığını, olay yerinin krokisinin
çıkarıldığını, post-mortem ceset muayenesi ve balistik incelemenin yapıldığını tespit
etmektedir.
Bununla birlikte, yetkili makamların kayıp olayı hakkında haberdar edilmesiyle cesedin
bulunması arasında geçen iki aylık dönem zarfında, ölenin yakınlarının ifadelerinin alınması
dıꢀında yetkili makamlar tarafından araꢀtırma yapıldığı hususunda dosyada herhangi bir bilgi
bulunmamaktadır. Bu çerçevede AĐHM, ꢁefik Kaya’nın kaybolduğu gün izlediği güzergahın
ailesi tarafından bilindiğini gözlemlemektedir. Aile önce kendisi bir araꢀtırma yapmıꢀ ve
ardından yetkili makamlara hem baꢀvuranın güzergahı hem de müteveffanın yaꢀamına iliꢀkin
endiꢀe verici emareler hakkında gerekli tüm bilgileri vermiꢀtir. Yetkili makamlar baꢀvuranın
dıꢀ görünüꢀü hakkında bilgiye sahiptiler. Ancak, belirtilen yerlerde araꢀtırma yapıldığına dair
soruꢀturma dosyasında herhangi bir belge yer almamaktadır. Ceset iki ay sonra belirtilen
yerde bulunmuꢀtur. Cesedin bulunduğu yeri müteveffanın yakınları sayesinde öğrenen yetkili
makamların ihtiyatsızlığı karꢀısında AĐHM hayrete düꢀmüꢀtür. Halbuki tanıklıklara göre
köyde konuyla ilgili bir söylenti dolaꢀmaktaydı. Ayrıca, bu haberin yayılmasıyla ve bu bilgiyi
yayanlarla ilgili hiçbir araꢀtırma yapılmadığı da gözükmektedir.
AĐHM, Lice Savcısı’nın en az iki kez jandarmadan ꢁefik Kaya’nın yakınlarının ifade vermek
üzere çağrılmasını talep ettiğini gözlemlemektedir. AĐHM bu talebe, ilgililerin baꢀka bir ile
taꢀındığı yönünde bile olsa herhangi bir cevap verilmediğini not etmektedir. Hükümet, bu
konuda neden ifadelerin alınması için istinabe yoluna baꢀvurulmadığı sorusuna cevap
vermemektedir.