HUKUK AÇISINDAN
I. AĐHS’NĐN 5 § 3. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
A. Kabuledilebilirliğe dair
Hükümet, baꢀvuranların 466 sayılı kanun temelinde bir tazminat baꢀvurusunda bulunabilme
imkanına sahip olduklarını savunmaktadır.
AĐHM, baꢀvuranların gözaltı süresinin uzunluğundan yakındıklarını tespit etmektedir.
466 sayılı kanun temelinde yapılan tazminat talebine iliꢀkin olarak AĐHM baꢀvuranların
AĐHS’nin 5 § 3. maddesi yönünden yaptıkları ꢀikayetin, tazminat elde etmelerine imkan
verecek nitelikte bir baꢀvuru imkanına sahip olmadıklarını ifade etmekten ibaret olmadığını
derhal tespit etmektedir. Baꢀvuranlar, 5 § 3. maddenin gerekli kıldığı özel nitelikte bir
yargısal denetim uygulanmasına imkan verecek bir yargılama yapılmadığını iddia
etmekteydiler. Bu nedenle, AĐHM, hızlı ve otomatik bir hukuki denetim olmaksızın gözaltına
alınmıꢀ baꢀvuranların, tazminat baꢀvurusunda bulunmalarını istemenin, AĐHS’nin 5 § 5.
maddesince öngörülmüꢀ güvencenin niteliğinden kesin biçimde ayrılmıꢀ olan 5 §§ 3 ve 4.
maddeleriyle sunulan güvencenin niteliğini değiꢀtireceğini derhal tespit etmektedir (bkz.
mutatis mutandis, Yağcı ve Sargın – Türkiye 8 Haziran 1995 tarihli karar, § 44)
AĐHM, Hükümet tarafından dile getirilen 466 sayılı kanunla düzenlenmiꢀ baꢀvuru imkanının,
ancak anayasa ya da yasalara aykırı bir özgürlük kısıtlaması sözkonusu olduğunda bir
tazminat ödenmesini öngördüğünü tespit etmektedir. Oysa mevcut davada durum böyle
değildi. Zira tartıꢀmalı gözaltı süreleri o dönemde yürürlükte olan yasalara uygundu.
Bu nedenle, Hükümet’in itirazı kabul edilemeyecektir.
AĐHM, baꢀvurunun AĐHS’nin 35 § 3. maddesi temelinde açıkça dayanaktan yoksun ilan
edilemeyeceğini tespit etmektedir. Ayrıca baꢀvuru hiçbir kabuledilemezlik gerekçesiyle
karꢀılaꢀmamaktadır. Bu nedenle baꢀvurunun geriye kalan kısmı kabuledilebilirdir.
B. Esasa dair
Baꢀvuranlar, gözaltı sürelerinin uzunluğundan yakınmaktadırlar.
Hükümet, baꢀvuranların gözaltı sürelerinin, olayların gerçekleꢀtiği dönemde yürürlükte olan
yasalara uygun olduğunu açıklamaktadır.
AĐHM, mevcut davada Hayrettin Sar ve Feyzullah Sar’ın gözaltı süresinin, yakalandıkları
tarih olan 10 Mayıs 2001’de baꢀlayıp 16 Mayıs 2001 tarihinde tutuklu yargılanmalarına karar
verilmesiyle sona erdiğini tespit etmektedir. Böylelikle, baꢀvuranlar bir hakim karꢀısına
çıkarılmadan önce altı gün boyunca gözaltında kalmıꢀlardır.
Mahmut Öztekin’in gözaltı süresi ise, 12 Mayıs 2001 günü saat 17’de baꢀlamıꢀ ve 16 Mayıs
2001 günü saat 8:30’da tutuklu yargılanmasına hükmedilmesiyle son bulmuꢀtur. Adıgeçen,