AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
UÇUNCÜ DAİRE  
MUSTAFA KARATEPE - TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru 110: 65942/01)  
KARAR  
Bu versiyon Mahkeme İç Tüzüğünün 81. maddesi uyarınca  
7 E y lü l 2 0 0 7 tarih in d e d ü zeltilm iştir  
STRAZBURG  
29 Kasım 2007  
NİHAİ  
29/0 2 / 2 0 0 8  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
U S U L  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 65942/01 no’lu davanın nedeni, T.C.  
vatandaşı Mustafa Karatepenin (başvuran), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne, 8 Kasım  
2000 tarihinde, Temel İnsan Haklan ve Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa İnsan  
Hakları Sözleşmesi’nin (“AİHS”) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.  
Başvuran, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde İzmir Barosu  
avukatlarından M. İşeri tarafından temsil edilmektedir.  
O L A Y L A R  
(
I. D A V A N IN K O Ş U L L A R I  
Başvuran 1960 doğumludur ve Gaziantep’te ikamet etmektedir.  
Başvuran, 14 Ocak 1995 tarihinde, yasadışı bir örgüte (PKK-Kürdistan İşçi Partisi)  
üye olduğu şüphesi üzerine İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’nde görevli  
polis memurları tarafından gözaltına alınmıştır.  
Başvuran, 23 Ocak 1995 tarihinde, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinde hakim  
karşısına çıkartılmış ve tutuklanmasına karar verilmiştir.  
13  
Şubat 1995 tarihinde, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı,  
Ceza Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca, başvuranı ulusal toprakların bir kısmını devlet  
idaresinden ayırma amacıyla eylemler gerçekleştirmekle suçlayan bir ithamname vermiştir.  
2 A ra lık 1 9 9 8 ta rih in d e , İz m ir D e v le t G ü v e n lik M a h k e m e s i, C e z a K a n u n u ’n u n 1 2 5 .  
maddesi uyarınca başvuranı aleyhindeki suçlamalardan mahkum etmiş ve ölüm cezasına  
çarptırmıştır. Mahkeme, başvuranın duruşma esnasındaki tutumunu dikkate alarak ölüm  
cezasını müebbet hapis cezasına çevirmiştir.  
(
17  
Nisan 2000 tarihinde, Yargıtay, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin kararını  
Nisan 2000 tarihinde, başvuranın avukatının gıyabında Yargıtay’ın kararı  
Haziran 2000 tarihinde, Yargıtay’ın kararı İlk Derece Mahkemesi katipliğine  
onamıştır.  
26  
açıklanmıştır.  
1
bildirilmiştir.  
21 A ralık 2000 tarihinde, 23 N isan 1999 tarihine kadar işlenen suçlardan dolayı şartla  
salıvermeye, dava ve cezaların ertelenmesine dair 4616 sayılı Kanun yürürlüğe girmiştir.  
Kanunda, Ceza kanununun 125. maddesi kapsamındaki suçlardan mahkum edilmiş kişilere  
şartla salıverilmenin uygulanamayacağı öngörülmüştür. Bu nedenle, başvuran 4616 sayılı  
Kanun’dan yararlanamamıştır.  
2
H U K U K  
I. A İH SN İN 6. M A D D E SİN İN İH L A L E D İL D İĞ İ İD D İA SI  
Başvuran, kendisini yargılayan ve mahkum eden İzmir Devlet Güvenlik  
Mahkemesinin yargıçlar kumlunda bir askeri hakimin bulunması nedeniyle, bağımsız ve  
tarafsız bir mahkeme tarafından adil bir şekilde yargılanmadığı konusunda şikayetçi olmuştur.  
Başvuran, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı5mn yazılı görüşünün kendisine bildirilmeğini, bu  
nedenle karşı iddiada bulunma imkanından mahrum bırakıldığını ileri sürmüştür. Başvuran,  
ayrıca, cezai takibatın başlangıç aşamaları sırasında avukat yardımından yararlanamadığını  
iddia etmiştir. Başvuran, şikayetlerini AİHS’nin 6 / 3 (c) maddesine dayandırmıştır.  
A . K a b u le d ile b ilir liğ e iliş k in  
^
AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca, başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.  
B , Esas  
L Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlığı ve tarafsızlığı  
Hükümet, Devlet Güvenlik Mahkemelerinin, devletin güvenliğine ve bütünlüğüne  
karşı yapılan tehditlerle ilgilenmek üzere yasayla kurulduklarını ileri sürmüştür. Hükümet,  
sözkonusu davada, başvuranın İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlığıyla ilgili  
haklı bir şüphesinin olabileceğine dair saptamada bulunmak için herhangi bir dayanak  
bulunmadığını iddia etmiştir. Hükümet, ayrıca, Devlet Güvenlik Mahkemelerinin 2004  
yılında kaldırıldığını dile getirmiştir.  
AİHM, sözkonusu davadakine benzer sorunlar içeren birçok dava incelemiş ve bu  
davalarda AİHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır {Özel, yukanda  
kaydedilen; Özdemir / Türkiye, no. 59659/00).  
(
AİHM, sözkonusu davada farklı bir sonuca varmak için herhangi bir gerekçe  
bulunmadığı görüşündedir. Buna göre, AİHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.  
2. Yargılamanın hakkaniyeti  
AİHM, başvuranın bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanma hakkının  
ihlal edildiği yönündeki saptamasını gözönünde bulundurarak, AİHS’nin 6. maddesi  
kapsamında yargılamanın hakkaniyetiyle ilgili olarak yapılmış diğer şikayetleri incelemeye  
gerek olmadığı kanaatine varmıştır (bkz, Ükimç ve Güneş / Türkiye, no. 42775/98).  
I I . A İ H S ’ N İ N 1 4 . M A D D E S İ N İ N İ H L A L E D İ L D İ Ğ İ İ D D İ A S I  
Başvuran, AİHSnin 5. maddesi ile birlikte 14. maddesi uyarınca, siyasi görüşleri  
nedeniyle ayrımcılığa tabi tutulduğu konusunda şikayetçi olmuştur. Başvuran, ayrıca, şu an  
yürürlükte olmayan Ceza Kanununun 125. maddesi kapsamındaki suçlardan hüküm  
giyenlere 4616 sayılı Kanun’un uygulanamazlığı konusunda şikayetçi olmuştur.  
3
Hükümet başvuramn iddialarına itiraz etmiş ve bunların temelden yoksun olduğunu  
belirtmiştir.1  
AİHM, başvuranın şikayetlerini kanıtlamadığı görüşündedir.  
AÎHM, AİHSnin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları çerçevesinde başvurunun bu  
kısmının dayanaktan yoksun olduğunu iddia ederek reddedilmesi gerektiği sonucuna  
varmıştır.  
I I I . A Î H S N İ N 4 1 . M A D D E S Î N İ N U Y G U L A N M A S I  
AİHSnin 41. maddesine göre “AİHM işbu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal  
edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen  
telafi edebiliyorsa, AİHM, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın  
adil t a t m i n i n e h ü k m e d e r . ”  
(
A . T a zm in a t  
Başvuran, manevi tazminat olarak 50,000 Euro talep etmiştir.  
Hükümet, bunun aşırı bir miktar olduğunu iddia etmiştir.  
AİHM, 6/1 maddesinin ihlalinin saptanmasının, başvuranın görmüş olduğu herhangi  
bir manevi zarar için yeterli tatmin oluşturduğu kanaatindedir (bkz, încal / Türkiye, Hüküm ve  
Karar raporları 1998-IV; Çıraklar / Türkiye, Raporlar 1998-VII),  
AİHM, sözkonusu davada olduğu gibi, bir kimsenin AİHS’nin bağımsızlık ve  
tarafsızlık şartlarını yerine getirmeyen bir mahkeme tarafından mahkum edilmesi durumunda,  
istendiği takdirde, duruşmanın yeniden yapılmasının veya davanın yeniden açılmasının, esas  
itibariyle, ihlalin telafisi için uygun bir yol olduğu görüşündedir.  
(
B . Y a r g ı l a m a m a s r a f v e g i d e r l e r i  
Başvuran, ayrıca, AİHM huzurunda yapmış olduğu yargılama masraf ve giderleri için  
3,000 Euro talep etmiştir.  
Hükümet, başvuranın talebinin asılsız olduğunu ileri sürmüştür.  
AÎHMnin içtihadına göre, bir başvuran gerçekliğini ve gerekliğini kanıtladığı makul  
miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. AÎHM, sözkonusu davada, yukarıdaki ölçütler ile  
başvuranın talebini doğrulamadığım dikkate alarak, bu başlık altında herhangi bir ödeme  
yapılmasını öngörmemektedir.  
B U G E R E K Ç E L E R E D A Y A N A R A K A İ H M , O Y B İ R L İ Ğ İ İ L E  
1Paragraf, 18 M art 2008 tarihinde düzeltilmiştir. Önceki versiyonda paragraf “Hükümet, bu konuya  
değinmemiştir” şeklindeydi.  
4
1. İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi huzurunda yürütülen takibatın adil olmadığına  
ilişkin yapılan şikayetin kabuledilebilir, başvurunun kalan kısmının kabuledilemez  
olduğuna;  
2. İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlığına ve tarafsızlığına ilişkin  
şikayetle ilgili olarak AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. AİHSnin 6. maddesi uyarınca yargılamanın hakkaniyetine ilişkin olarak başvuranın  
yaptığı diğer şikayetleri incelemeye gerek olmadığına;  
4 . B ir ih lalin sap tan m asın ın b aşv u ran ın g ö rm ü ş o ld u ğ u h erh an g i b ir m an ev i zarar için  
yeterli adli tatmin oluşturduğuna;  
5. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermiştir.  
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İçtüzüğü’nün 77/2. ve 3. maddeleri  
gereğince 29 Kasım 2007 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.  
('  
5