C O N S E I L D E  
L ' E U R O P E  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
SATILMIVE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no:74611/01, 26876/02 ve 27628/02)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
17 Temmuz 2007  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup bazı  
ekli düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 74611/01, 26876/06 ve 27628/02 bavuru no’lu  
davaların nedeni, isimleri ve doğum tarihleri ekte yer alan kırk iki Türk vatandaının, sırasıyla  
28 Mart 2001 ve 9, 24 Nisan 2002 tarihlerinde Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin (AĐHS)  
34. maddesi uyarınca AĐHM’ye yapmıoldukları bavurudur.  
Bavuranlar, AĐHM önünde, Ankara Barosu avukatlarından Sayın G. Candoğan ve S.  
Dutar tarafından temsil edilmektedirler.  
OLAYLAR  
I. DAVA KOULLARI  
Bavuranlar Đstanbul’da ikamet etmektedirler. Bavuranlar, Đstanbul Boğaz  
Köprüsü’nde görevli gie memurları olup, sözlemeli memur statüsünde çalımaktadırlar.  
Bavuranlar, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) ubesi olan Yapı  
Yol Sen (olayların meydana geldiği dönemde Enerji Yapı Yol Sen) sendikasının üyesidirler.  
Bazı bavuranlar iki eyleme birden katıldıklarından dolayı iki bavuruda bulunmulardır.  
A. 74611/01 ve 26876/02 No’lu Bavurulara Đlikin Olaylar ve Usul Đꢁlemleri  
1. Ortak Olaylar ve Usul Đꢀlemleri  
KESK, kamu sektöründe çalıan personele ilikin kanunun Meclis gündemine  
taınması nedeniyle 2 Mart 1998 tarihinde ulusal düzeyde bir eylem yapma kararı almıtır.  
6 Mart 1998 tarihinde, o gün 7:00-15:00 saatleri arası ile 15:00-23:00 saatleri arası  
çalıan bavuranlardan iki grup, çalıma koullarını protesto etmek amacıyla iyavalatma  
eylemi çerçevesinde üç saat süreyle görev yerlerini terk etmilerdir. Bu eylem sırasında  
araçlar gielerden para ödemeden geçmitir.  
TeftiKurulu Bakanlığı 30 Nisan 1998 tarihinde, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün  
(Đdare) 9 Mart 1998 tarihli talebi üzerine soruturma raporu hazırlamıtır. Soruturma  
çerçevesinde 12 Mart 1998 tarihinde Boğaziçi Köprüsü Bakım Đꢀletme Bamühendisi  
E.B.’nin ifadesi yemin altında alınmıtır.  
Sözkonusu raporda bavuranların izinsiz olarak iyerlerini terk etmeleri ve Đdare’yi  
maddi kayba uğratmaları nedeniyle hatalı oldukları sonucuna varılmı, 657 sayılı Devlet  
Memurları Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca eyleme katılan kiilerin disiplin cezasına  
çarptırılmaları ve Đdare’nin uğradığı maddi zararı tazmin etmeleri önerilmitir.  
TeftiKurulu’nun raporunda yer alan disiplin cezası verilmesi ve maddi zararın tazmin  
edilmesi önerisinin Genel Müdürlük tarafından kabul edilmesiyle Đdare, 17 Haziran 1998  
tarihinde, söz konusu eylem nedeniyle uğranılan zararın, tebliğnamenin tebliğ edilme  
tarihinden itibaren on gün içinde maalardan düürülmesini bavuranlardan istemitir.  
Bavuranlar, bu türden bir iznin verilmesine itiraz etmilerdir. Bavuranlar, bir taraftan  
söz konusu eylemin Anayasa ve Uluslararası Sözlemelerden doğan yasal sendikal bir eylem  
olduğuna ve diğer taraftan yasal bir hakkın kullanılmasının Đdare’nin maddi zarara  
uğramasına yol açan bir fiil olarak değerlendirilemeyeceğine dair daha önceki savunmalarını  
yinelemilerdir.  
2
Đdare, 14 Aralık 1998 tarihinde Üsküdar (Đstanbul) Asliye Hukuk Mahkemesi  
bavurarak bavuranlar aleyhinde iki tazminat davası açmıtır. Đdare, 657 sayılı Kanun’un 12.  
maddesine dayanarak, dava konusu eylemi haksız fiil olarak nitelendirmitir. Bavuranlar,  
Asliye Hukuk Mahkemesi huzurunda, mütereken ve müteselsilen sorumlu  
tutulamayacaklarını, eylemlerinin hukuka aykırı fiil olarak değerlendirilemeyeceğini ve  
sorunlarına çözüm aramak amacıyla sendika kararına göre hareket ettiklerini belirtmilerdir.  
2. Sadece 74611/01 No’lu Bavuruya Đlikin Olaylar ve Usul Đꢀlemleri  
Asliye Hukuk Mahkemesi 29 Aralık 1999 tarihinde, ibırakma eylemi sırasında  
Đdare’nin uğradığı zararın tazmin edilmesi amacıyla 6 Mart 1998 tarihinden itibaren  
hesaplanmak üzere yasal gecikme faizi ile birlikte her bavurandan toplam 4.718.100.000  
TL’yi [yaklaık 8.872 Euro] mütereken ve müteselsilen ödemelerini istemitir. Asliye Hukuk  
Mahkemesi 657 sayılı Kanun’a dayanarak, hiçbir hakkın bakasının kayba uğramasına neden  
olma hakkını vermediğini ve veremeyeceğini belirtmitir. Bavuranların, 657 sayılı Kanun’un  
kamu hizmetini aksatacak ekilde ie gitmeme ya da iyavalatmayı yasaklamasından dolayı  
zarardan sorumlu tutulmalıdırlar.  
Yargıtay ilk derece mahkemesi kararını 27 Haziran 2000 tarihinde onamıtır. Yargıtay  
Hukuk Dairesi Bakanı karı oy görüünde, bavuranların haklarının savunulması için üyesi  
bulundukları sendikanın iyavalatma kararı aldığını tespit etmitir. Mahkeme Bakanı,  
Uluslararası Çalıma Örgütü’nün 87 ve 151 sayılı Sözlemeler ile iç hukukta yer alan sendikal  
haklar konusundaki hükümlere atıfta bulunarak, Türkiye’nin dernek kurma özgürlüğü  
hakkının kullanılmasını sağlayacak uygun tedbirleri alması gerektiğini ifade etmitir.  
Mahkeme Bakanı’na göre, sendika kurma hakkı devlet memurlarına tanınmaktadır, ancak  
sendika üyesi olan memurlar, haklarını savunabilecekleri gerekli araçlara sahip değillerdir.  
Bavuranlar, 15 Eylül 2000 tarihinde kararın düzeltilmesi bavurusunda  
bulunmulardır.  
Yargıtay bu bavuruyu, 18 Ocak 2001 tarihinde reddetmitir. Đlgili Hukuk Dairesi  
Bakanı Bilal Kartal karı oy görüünü bir kez daha yinelemitir.  
Bavuranlar, 9 Mayıs 2001 tarihinde 5.270.240.000 T.L. tutarında ödeme  
yapmılardır. Geri kalan 7.404.796.000 T.L., 9 Mayıs 2001 tarihinden itibaren on iki aya  
bölünerek ödenmitir. Yani bavuranlar toplam 12.675.036.000 T..L ya da bavuranların her  
biri 633.751.800 T.L. [yaklaık 625 Euro] ödemilerdir. Bavuranlara göre, bu tutarlar,  
verdikleri karar nedeniyle dava açıldığından dolayı üyesi oldukları Yapı Yol Sen sendikası  
tarafından ödenmitir.  
3. Sadece 26876/02 No’lu Bavuruya Đlikin Olaylar ve Usul Đꢀlemleri  
Asliye Hukuk Mahkemesi 21 Haziran 2000 tarihinde, her bavurandan, ibırakma  
sırasında Đdare’yi zarara uğrattıkları gerekçesiyle bu zararın tazmini adı altında 69.444.444  
T.L.’yi [yaklaık 112 Euro], yani toplam 1.250.000.000 T.L.’nin 1/18’ini ödemelerini  
istemitir.  
Yargıtay 2 Nisan 2001 tarihinde itiraz edilen kararı bozmutur. Yargıtay, Borçlar  
Kanunu’nun 50. maddesini uygulayarak, bavuranların aynı amaç için birlikte hareket  
3
ettiklerine, dolayısıyla mütereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiğine kanaat  
getirmitir. Yargıtay Hukuk Dairesi Bakanı Bilal Kartal karı oy açıklamasında bulunmutur.  
Asliye Hukuk Mahkemesi 19 Temmuz 2001 tarihinde, temyiz kararına uyarak, her  
bavurandan ibırakma sırasında Đdare’ye sebep olunan zararın tazmini adı altında, 6 Mart  
1998 tarihinden itibaren hesaplanmak üzere yasal faizle birlikte toplam 1.250.000.000 T.L.’yi  
[yaklaık 936 Euro] mütereken ve müteselsilen ödemelerini istemitir. Karar 10 Ekim 2001  
tarihinde tebliğ edilmitir.  
Bavuranlar 14 Ocak 2002 tarihinde, 1.458.774.000 T.L. ödemilerdir. Geri kalan  
2.668.400.000 T.L. 14 Ocak 2002 tarihinden itibaren on sekiz aya bölünerek ödenmitir.  
Dolayısıyla bavuranlar toplam 4.127.174.000 T.L., yani bavuranların her biri 229.287.444  
T.L. [yaklaık 190 Euro] ödemilerdir. Bavuranlara göre bu tutarlar, verdikleri karar  
nedeniyle dava açıldığından dolayı üyesi oldukları Yapı Yol Sen sendikası tarafından  
ödenmitir.  
B. 27628/02 numaralı bavuruya ilikin usul ve olaylar  
Bavuranlar, iyavalatma eylemi çerçevesinde çalıma koullarını protesto etmek  
amacıyla 24 ubat 1999 tarihinde gieleri terk etmilerdir. Bu zaman zarfında gielerden  
geçen araçlar herhangi bir geçiücreti ödememitir.  
TeftiKurulu Bakanlığı, Đdare’nin 8 Nisan 1999 tarihli talebi üzerine, 4 Nisan 1999  
tarihinde bir soruturma raporu hazırlamıtır. Bu rapora göre, sendika yetkili kurumlara söz  
konusu eylemle ilgili olarak bilgi vermi, bu kurumlar ise sendikayı bu eyleminden  
vazgeçirmeye çalıtır; basın açıklamasının okunduğu sırada güvenlik güçleri orada hazır  
bulunmu, bavuranların bir kısmı polis merkezine götürülmüve tansiyon bir hayli  
yükselmitir. Bavuranlar, çalıma koullarını protesto etmekten ziyade, geçmite benzer  
olaylar nedeniyle uğranılan gelir kaybının tazmin edilmesi amacıyla haklarında dava açılan  
meslektalarını desteklemek amacıyla bu eylemi gerçekletirmitir. Bavuranların, izin  
olmaksızın çalıma yerlerini terk etmeleri ve bu ekilde Đdare’yi maddi olarak zarara  
uğratmaları sebebiyle kusurlu olduklarına kanaat getirilmesinin ardından hazırlanan raporda,  
ilgili kiilerin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca amirleri  
tarafından cezalandırılması ve Đdare’nin uğradığı maddi zararı tazmin etmeleri önerisinde  
bulunulmutur. Raporda ayrıca bavuranların sağlık durumlarının daha sıklıkla kontrol  
edilmesi önerilmitir.  
Disiplin cezasını ve maddi gelir kaybının tazmin edilmesini öngören soruturma  
raporunun Genel Müdürlük tarafından onaylanmasının ardından Đdare, 5 Temmuz 1999  
tarihinde bavuranlardan, söz konusu eylem nedeniyle ortaya çıkan maddi zarara tekabül eden  
miktarların, maalarından kesilmesi amacıyla tebliğ tarihinden itibaren on gün içerisinde  
gerekli iznin verilmesini talep etmitir.  
Bavuranlar bu izni vermeyi reddetmilerdir. Bavuranlar, söz konusu eylemin  
Anayasa’dan ve uluslararası anlamalardan doğan yasal bir eylem olduğunu ve bu türden bir  
hakkın kullanımının, Đdare’nin gelir kaybına yol açacak bir eylem olarak  
değerlendirilemeyeceğini belirterek bir önceki savunmalarını yinelemilerdir.  
Đdare, 29 Eylül 1999 tarihinde Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesi’ne (Đstanbul)  
bavurarak, bavuranlar aleyhinde tazminat davası açmıtır. Đdare, 657 sayılı Devlet  
4
Memurları Kanunu’nun 12. maddesine dayanarak bavuranların eylemini “haksız fiil” olarak  
değerlendirmitir. Bavuranlar, mahkeme önünde mütereken ve müteselsilen sorumlu  
tutulamayacaklarını, eylemlerinin hukuka aykırı bir fiil olarak nitelendirilemeyeceğini,  
sendika kararına uygun olarak hareket ettiklerini ve cezai olarak beraat ettiklerini ifade  
etmilerdir.  
Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesi 21 Haziran 2000 tarihinde, idurdurma dönemi  
boyunca Đdare’nin uğradığı gelir kaybının tazmin edilmesi amacıyla bavuranların her birinin,  
452.284.000 T.L. [yaklaık 767 Euro] ya da toplam miktarı 9.950.250.000 T.L. [yaklaık  
16.880 Euro] olan gelir kaybının, 22/1’i tutarında ödeme yapmasına karar vermitir.  
Yargıtay, temyiz edilen kararı 10 Nisan 2001 tarihinde bozmutur. Yargıtay, Borçlar  
Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca bavuranların tamamının aynı amaç doğrultusunda hareket  
ettiğine kanaat getirmi; bu nedenle her birinin mütereken ve müteselsilen sorumlu tutulması  
gerektiğini belirtmitir. Yargıtay Hukuk Dairesi bakanı Bilal Kartal, ayrık oy görüü  
sunmutur.  
Asliye Hukuk Mahkemesi 19 Temmuz 2001 tarihinde, Yargıtay kararına dayanarak  
bavuranların her birinin, 24 ubat 1999 tarihinden itibaren ilemek üzere gecikme faizi ile  
birlikte 9.950.250.000 T.L. [yaklaık 8.787 Euro] tutarında ödeme yapmasına karar vermitir.  
Yargıtay, 17 Ocak 2002 tarihinde ilk derece mahkemesi kararını onamıtır.  
Bavuranlar, 25 Nisan 2002 tarihinde 10.644.390.000 T.L. tutarında ödeme yapmıtır.  
Kalan 17.907.640.000 T.L., 25 Nisan 2002 tarihinden itibaren yirmi dört aylık vadeye  
bölüntür. Böylece bavuranların her biri 1.297.819.545 T.L. [yaklaık 1.070 Euro] olmak  
üzere toplamda 28.552.030.000 T.L. tutarında ödeme yapmıtır. Bavuranlara göre söz  
konusu eylem, üyesi oldukları Yapı Yol Sen tarafından düzenlenmiolması sebebiyle bu  
miktarlar sendika tarafından ödenmitir.  
HUKUK AÇISINDAN  
Bavuranlar, sendikal bir eylem yaptıklarına ve bu nedenle Đdare’yi zarara uğrattıkları  
gerekçesiyle bu zararları karılamalarına hükmeden Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesi  
kararlarının, toplanma ve örgütlenme özgürlükleri ile birlikte çalıma koullarını ihlal ettiğini  
ileri sürmektedirler. Bavuranlar bu itibarla AĐHS’nin 2, 11 ve 14. maddeleri ile birlikte 1  
No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunmaktadırlar.  
I. DAVALARIN BĐRLETĐRĐLMESĐ  
AĐHM, dava olaylarının ve esasa ilikin olarak ortaya çıkan soruların benzer olduğunu  
dikkate alarak bu davaların birletirilmesinin gerekli olduğuna kanaat getirmive bu davaların  
tamamını tek bir karar altında incelemeye karar vermitir.  
II. KABULEDĐLEBĐLĐRLĐK HAKKINDA  
A. AĐHS’nin 2. Maddesine Đlikin ikayetler  
Hükümet, bavuranların AĐHS’nin 2. maddesine ilikin olarak ileri sürdükleri  
ikayetleri ulusal mahkemeler huzurunda hiçbir zaman dile getirmediklerini ileri sürmektedir.  
5
AĐHM, AĐHS’nin 35 § 1. maddesi uyarınca iç hukuk yolları tüketildikten sonra  
kendisine bavurulabileceğini ve bu nedenle ulusal makamlar huzurunda ileri sürülmemiꢀ  
olan bir ikayeti incelemeyeceğini hatırlatmaktadır.  
Bu durumda bavuranlar, ulusal makamlar huzurunda 2. maddeye ilikin olarak ileri  
sürdükleri ikayetleri özet olarak dahi dile getirmemilerdir.  
Buradan bavurunun bu kısmının, AĐHS’nin 35 § 1 ve 4. maddesi uyarınca iç hukuk  
yolları tüketilmediği gerekçesiyle reddedilmesi gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır.  
B. AĐHS’nin 11 ve 14. Maddeleri ile 1 No’lu Protokol’ün 1. Maddesine Đlikin  
ikayetler  
Hükümet iki balık altında kabuledilemezlik itirazında bulunmutur.  
1. Bazı Bavuranların Mağdur Sıfatının Bulunmaması  
Hükümet, Ayhan Yılmaz (no: 26876/02 ve 27628/02), Murat Alav (no: 26876/02 ve  
27628/02), Ziyaver Erden (74611/01 ve 27628/02), Necdet Yavuz (74611/01 ve 27628/02),  
Burhan Özdemir (no: 74611/01 ve 27628/02), Erdoğan Okul (no: 74611/01 ve 27628/02),  
Sedat Aydın (no: 74611/01 ve 27628/02) ve Sami Çınar (no: 74611/01 ve 27628/02) adlı  
bavuranlar, özü itibariyle içerikleri benzer olan bu iki bavuruları yapmılardır. Hükümet  
AĐHM’den, tekrarlanan bu bavuruları reddetmesini talep etmektedir.  
Bavuranlar bu argümanlara itiraz etmektedirler.  
AĐHM, bavuranların iç hukukta iki farklı yargılama nedeniyle bu bavuruları  
yaptığından dolayı söz konusu bavuruların tekrarlanmıolmadığını tespit etmektedir.  
Dolayısıyla Hükümet’in yaptığı itirazın bu kısmını reddetmek yerinde olacaktır.  
2. Đç Hukuk Yollarının Tüketilmesi Hakkında  
Hükümet, iç hukuk yollarının tüketilmediğini de ileri sürmektedir. Hükümet, 26876/02  
ve 27628/02 numaralı bavurular çerçevesinde, 2 ve 10 Nisan 2001 tarihli Yargıtay  
kararlarına karı düzeltme bavurularını yapmadıklarından dolayı, bavuranların iç hukuk  
yollarını tüketmediklerini belirtmektedir.  
Bavuranlar bu argümana itiraz etmektedirler.  
AĐHM, benzer itirazları daha önce reddettiğini hatırlatmaktadır (bkz. özellikle Gök ve  
diğerleri-Türkiye, no: 71867/01, 71869/01, 73319/01 ve 74858/01, 27 Temmuz 2006 tarihli  
karar). AĐHM, daha önce vardığı sonuçlara aykırı bir karar vermek için hiçbir gerekçe  
görmemekte ve dolayısıyla Hükümet’in yaptığı itirazın bu kısmını da reddetmektedir.  
3. Sonuç  
AĐHM, bu ikayetlerin AĐHS’nin 35 § 3. maddesi uyarınca açıkça dayanaktan yoksun  
olmadığını tespit etmektedir. Ayrıca AĐHM, ikayetlerin hiçbir kabuledilemezlik gerekçesiyle  
6
ters dümediğini belirtmektedir. Dolayısıyla ikayetleri kabuledilebilir ilan etmek yerinde  
olacaktır.  
III. AĐHS’NĐN 11 VE 14. MADDELERĐ ĐLE 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1.  
MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuranlar, üç saat süreyle ilerini bıraktıkları gerekçesiyle belirli miktarlarda ödeme  
yapmalarına dair Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin aldıkları kararlar nedeniyle, dernek kurma  
ve toplantı özgürlüğü, ayrımcılık yapılmaması ve mallarına saygı haklarının ihlal edildiğinden  
ikayetçi olmaktadırlar. Bavuranlar, AĐHS’nin 11 ve 14. maddeleri ile 1 No’lu Protokol’ün 1.  
maddesine atıfta bulunmaktadırlar. AĐHM, bavuranların dile getirdikleri olayların özellikle  
11. maddenin uygulanma alanına girdiğine kanaat getirmekte ve bu ikayetleri sadece bu  
açıdan incelemeye hükmetmektedir.  
A. Bir Müdahalenin Varlığı Hakkında  
Bavuranlar, sendikal faaliyetlerinin ardından Đdare’nin uğradığı zararın tazmini için  
Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından sivil sorumluluk yüklenmesinin dernek kurma  
özgürğü haklarına müdahale oluturduğunu iddia etmektedirler. Bavuranlar, söz konusu  
eylemin ne grev ne de herhangi bir ceza ya da baka bir tedbirin alınmasını gerektirecek  
yasaya aykırı bir fiil olarak değerlendirilemeyeceğini savunmaktadırlar. Ayrıca bavuranlar,  
Đdare’nin görevlendirdiği müfettilerin, söz konusu eylemi ie geç gelmekle ve izin  
almaksızın öngörülen süreden önce iten ayrılmakla kıyasladıklarına dikkat çekmektedirler.  
Hükümet bu iddiaya itiraz etmektedir. Hükümet bavuranların bir greve ya da  
sendikalarının yasal herhangi baka bir eylemine katılmalarına engel olunmadığını ve sivil  
sorumluluk yüklenmesinin de sendika mensubu olmalarına ya da sendikal faaliyetlerine  
dayanmadığını savunmaktadır.  
Bu durumda AĐHS’nin 11. maddesinin hangi koullarda grev hakkı tanıdığı ve bu  
madde çerçevesinde bu hakkın tanımının ne olacağı hususlarına değinmeden, AĐHM,  
bavuranların ilerini üç saat süreyle yavalatmalarının, sendikal hakların kullanımı  
bağlamında toplu eylem olarak değerlendirilebileceğine kanaat getirmektedir. Bavuranlara  
sivil sorumluluk bu eylem nedeniyle verilmiolup, AĐHM, alınan tedbirin dernek kurma  
özgürlüklerine müdahale oluturduğunu tespit etmektedir.  
B. Müdahalenin Đspat Edilmesi Hakkında  
Böyle bir müdahale, 11. maddenin 2. paragrafı bakımından meru amaç ya da  
amaçlara yönelik olarak “kanun tarafından öngörülmesi” ve bu amaçlara ulaılması için  
“demokratik toplumda gerekli olması” dıında, 11. maddeyi ihlal etmektedir.  
1. Tarafların Argümanları  
a) Bavuranlar  
Bavuranlar, sözü edilen müdahalenin kanun tarafından öngörülmediğini  
savunmaktadırlar. Đç hukukta önceden tahmin edilebilen ve ulaılabilir hiçbir hüküm  
bulunmamaktadır. Ayrıca bavuranlar müdahalenin, meru amaç gütmediğini ve ne  
demokratik toplumda gerekli olduğunu ne de geri ödenmesi gereken tutarlar ve mütereken ve  
müteselsilen verilen sorumluluk gözönüne alındığında orantılı olduğunu ileri sürmektedir.  
7
Bavuranlar, konuya ilikin uluslararası hükümler ve AĐHM içtihadında tanımlanan  
ilkelerin aksine, sendikal haklarını savunmak için hiçbir yolun bulunmadığını eklemektedirler.  
Danıtay kararına göre diğer memurlar aynı zorunluluğa tabi olmadıkları halde, bavuranların  
Đstanbul Boğaz Köprüsü’nde gie görevlisi olarak iddia edilen maddi zararı ödemeleri  
gerekmektedir.  
b) Hükümet  
Hükümet öncelikle maddi gelir kaybının geri ödenmesi hususunun 657 sayılı Devlet  
Memurları Kanunu’nun 12 § 2. maddesinde yer aldığını ve bu Kanun’un, Uluslararası  
Çalıma Örgütü’nün 87 sayılı Sözlemesi’nin 8 § 1. maddesi ve 151 sayılı Sözlemesi’nin 6  
§§ 1 ve 2. maddelerine uygun olduğunu belirtmektedir. Hükümet ayrıca 657 sayılı Kanun’un  
26 § 2 ve 27. maddelerinin devlet memurlarına grev yapma yasağı getirdiğini  
vurgulamaktadır. Hükümet’e göre bu yasaklama, sendikal hakların kullanılmasında bir takım  
yasal sınırlamaların getirilmesini içeren AĐHS’nin 11. maddesine uygunluk arz etmektedir.  
Hükümet ayrıca Türkiye’nin, 1961 tarihli Avrupa Soysal artı’nın 2, 5 ve 6. maddeleri ile  
bağlı olmadığını ve yukarıda ifade edilen 87 ve 151 sayılı Sözlemelerin, Devlet’lere grev  
hakkını tanımaları yönünde bir zorunluluk getirmediğini belirtmektedir.  
Hükümet söz konusu müdahalenin, kamu düzenini korumak amacıyla  
gerçekletirildiğini ve demokratik bir toplumda gereklilik arz ettiğini belirtmektedir.  
Bavuranların yasal olmayan bu eylemleri sırasında kamu düzeni bozulmutur. Hükümet’e  
göre, Đdare maddi zarara uğramıtır ve herhangi bir gelir kaybının olmaması durumunda söz  
konusu olayda bavuranların sivil sorumlulukları bulunmayacaktır.  
Son olarak Hükümet, devlet memurlarının sendikal hakları ile ilgili olarak 1997  
tarihinden itibaren gerçekletirilen değiikliklerin altını çizmektedir.  
2. AĐHM’nin takdiri  
AĐHM bu durumda burada asıl sorunun, toplu bir eylem nedeniyle bavuranların sivil  
sorumluluklarının bulunduğunun kabul edilmesinin, AĐHS’nin 11. maddesine aykırılık tekil  
edecek haksız bir müdahale tekil edip etmediğinin tespit edilmesi olduğu kanaatindedir.  
a) Đlgili Đlkeler  
AĐHS’nin 11. maddesinin 1. paragrafı; sendika üyelerine çıkarlarını koruyabilmek  
amacıyla seslerini duyurmalarına imkan tanımaktadır. Fakat bununla birlikte bu amaca  
ulaabilmek amacıyla uygulanacak olan yöntemleri belirleme takdirini Devlet’e  
bırakmaktadır. AĐHS, kanunların, 11.maddeye aykırı olmayacak bir ekilde, sendika  
üyelerinin çıkarlarını koruyabilmek amacıyla mücadele etmelerine izin verilmesi hususunu  
içermektedir (Belçika Ulusal Polis Sendikası-Belçika, 27 Ekim 1975; Đsveç Lokomotif  
Sürücüleri Sendikası, 6 ubat 1976 tarihli karar; Schmidt ve Dahlström-Đsveç, 6 ubat 1976  
tarihli karar).  
AĐHS’nin 11. maddesi temel olarak, maddede yer verilen hakların kullanımında kamu  
kurumlarının keyfi müdahalelerine karı kiiyi korumayı amaçlasa da, aynı zamanda, söz  
konusu haklardan etkili bir ekilde faydalanılmasını sağlama pozitif yükümlülüğünü de  
gerekli kılabilir. Dava konusu olaylar, bavuranlara AĐHS’nin 11. maddesinde yer verilen  
8
haklardan iç hukukta faydalanmalarını sağlama yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden  
kaynaklandığı takdirde, Sözlemeci Devlet bundan sorumlu tutulacaktır (Wilson & Ulusal  
Gazeteciler Birliği ve diğerleri-Birleik Krallık, no: 30668/96, 30671/96 ve 30678/96;  
Gustafsson-Đsveç, 25 Nisan 1996 tarihli karar, Derleme Kararlar ve Hükümler, adıgeçen  
Demir ve Baykara kararı).  
AĐHS’nin 11. maddesinde yer alan “çıkarlarını korumak için” ifadeleri önemlidir ve  
AĐHS, sendikanın yapacağı toplu eylem yoluyla, sendika üyelerinin mesleki çıkarlarını  
savunma özgürlüğünü güvence altına almaktadır. Sendika üyeleri tarafından gerçekletirilecek  
olan bu eyleme Sözlemeci Devletler tarafından izin verilmeli, eylemin geliimi ve devamı  
sağlanmalıdır. O halde sendikanın, üyelerinin mesleki çıkarlarının korunması amacıyla  
müdahale etmesi yasal olmalı ve üyeler, çıkarlarının korunması yolunda sendikalarının  
seslerini duyurması hakkına sahip olabilmelidir (adıgeçen Belçika Ulusal Polis Sendikası;  
adıgeçen Đsveç Lokomotif Sürücüleri Sendikası; adıgeçen Wilson & Ulusal Gazeteciler Birliği  
ve diğerleri).  
Grev yapma hakkı ile ilgili olarak AĐHM, her ne kadar 11. maddede bu hak açık bir  
ekilde ifade edilmemise de bu hakkın tanınması, hiç kukusuz en önemli sendikal haklardan  
bir tanesini tekil etmektedir. Bu hakkın yanı sıra sendika özgürlüğü ile ilgili pek çok hak da  
mevcuttur. Üstelik Sözlemeci Devletler’in sendikal özgürlüğü sağlamak amacıyla  
izleyebilecekleri pek çok yol bulunmaktadır (Schmidt ve Dahlström; UNISON- Birleik  
Krallık (karar), no: 53574/99).  
b) Đlkelerin uygulanması  
AĐHM dava konusu tedbirin, 657 sayılı Kanun’un 12 § 2. maddesine dayandığını ve  
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin bu Kanun’un, devlet memurlarına ie gelmeme ya da iꢀ  
yavalatma eyleminin yasaklandığı 125 A maddesi hükümlerine atıfta bulunduğunu tespit  
etmektedir. AĐHM bu bakımdan incelendiğinde dava konusu tedbirin yasal dayanağının  
bulunduğunu not etmektedir.  
AĐHM, kamu hizmetinin sağlıklı bir ekilde ilemesini kesintiye uğratabilecek  
karııklıkları engellemeyi amaçladığından söz konusu tedbirin, kamu düzenin korunması gibi  
meru bir amaç taıdığını tespit etmektedir.  
AĐHM, 6 Mart 1998 ve 29 ubat 1999 tarihinde yapılan iyavalatma eylemlerinin,  
bavuranların üyesi oldukları sendika tarafından düzenlendiğini ve yetkili makamlara eylem  
öncesinde haber verildiğini not etmektedir. Bavuranlar mevcut olayda bir araya gelerek  
barıçıl toplantı yapma özgürlüklerini kullanmılardır (Bkz. mutatis mutandis, Ezelin-Fransa,  
26 Nisan 1991 tarihli karar; Karaçay-Türkiye, no: 6615/03, 27 Mart 2007 tarihli karar).  
AĐHM, bavuranlara yüklenen sivil sorumlulukları dosyanın tamamı ıığında  
incelemitir. AĐHM’nin bunu yapmaktaki amacı, barıçıl toplantı yapma özgürlüğünün önemi  
dikkate alındığında bunun, hedeflenen meru amaçla orantılı olup olmadığını tespit  
edebilmektir. AĐHM, ilgili kiilerin sivil sorumluklarının bulunduğunu belirten Asliye Hukuk  
Mahkemesi kararlarının, çalıma koullarını savunmak amacıyla üyesi oldukları sendika  
tarafından düzenlenen toplu eyleme katılmaları nedeniyle verildiğini not etmektedir. Ayrıca  
Hükümet, devlet memurlarına ilikin sendikal haklarla ilgili olarak 1997 yılından itibaren  
yapılan önemli değiikliklere rağmen, ulusal düzenlemeler devlet memurlarına hiç ayrım  
yapmaksızın toplu hareket ve eylem yapma yasağı getiriyorken, sendikanın baka barıçıl  
9
yollarla memurların haklarını koruma imkanına sahip olup olmadıkları hususunda herhangi  
bir açıklama yapmamıtır (Bkz., mutatis mutandis, Ezelin, adıgeçen karar ve Karaçay,  
adıgeçen karar).  
Bu değerlendirmelerin tümü ıığında AĐHM, bavuranların sivil sorumluluklarının  
bulunduğunun kabul edilmesinin, “demokratik bir toplum için gerekli” olmadığına kanaat  
getirmitir.  
Sonuç olarak AĐHS’nin 11. maddesi ihlal edilmitir.  
IV. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. Tazminat  
Bavuranlar 71 033,34 Yeni Türk Lirası (Y.T.L.) [talebin dile getirildiği dönemde  
yaklaık 44.645 Euro] talep etmektedirler. Bu tutar söz konusu eylemler nedeniyle Asliye  
Hukuk Mahkemesi kararlarında hükmedilen ve uğranılan maddi zararın tazmin edilmesi  
amacıyla, ödeme tarihindeki gecikme faizi ile birlikte Đdare’ye ödenen rakamlara tekabül  
etmektedir. Bavuranlar bununla ilgili olarak ödeme makbuzlarını ibraz etmektedirler.  
Bavuranların her biri ayrıca manevi tazminat olarak 1 000 Euro talep etmektedir.  
Hükümet aırı bulduğu bu rakamlara itiraz etmektedir.  
AĐHM bavuranlar tarafından ödenen miktarların, AĐHS’nin 11. maddesi bakımından  
tespit edilen ihlalin doğrudan bir sonucu olduğunu tespit etmektedir (Bkz, mutatis mutandis,  
Đbrahim Aksoy-Türkiye, no: 28635/95, 30171/96 ve 34535/97, 10 Ekim 2000 tarihli karar). Bu  
nedenle bavuranların ödedikleri miktarların tamamının geri ödenmesi uygun olacaktır,  
sözkonusu rakamlar aağıda yer almaktadır:  
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Ali KALKAN’a 1.070 Euro (bin yetmieuro),  
Atila YILDIZ’a 190 Euro (yüz doksan euro),  
Ayhan YILMAZ’a 1.260 Euro (bin iki yüz altmıeuro),  
Aykut KARPUZ’a 1.070 Euro (bin yetmieuro),  
Aye BAKAN’a 1.070 Euro (bin yetmieuro),  
Azize KARADA’a (DURMU) 625 Euro (altı yüz yirmi beeuro),  
Bilal ERTÜRK’e 625 Euro (altı yüz yirmi beeuro),  
Burhan ÖZDEMĐR’e 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beeuro),  
Cemal KAR’a 625 Euro (altı yüz yirmi beeuro),  
Çetin DĐNÇER’e 190 Euro (yüz doksan euro),  
Dilek SATILMI’a 625 Euro (altı yüz yirmi beeuro),  
Dündar BOZKURT’a 190 Euro (yüz doksan euro),  
Erdin AYDIN’a 625 Euro (altı yüz doksan beeuro),  
Erdoğan OKUL’a 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beeuro),  
Güven AKA’ya 1.070 Euro (bin yetmieuro),  
Güven KURUKAYA’ya 625 Euro (altı yüz yirmi beeuro),  
Halit ÇELĐK’e 190 Euro (yüz doksan euro),  
Hasan GÜNEY’e 190 Euro (yüz doksan euro),  
Hasan KALDIRIM’a 190 Euro (yüz doksan euro),  
Hasan ULA’a 1.070 Euro (bin yetmieuro),  
Hayriye ÇAKMAK’a (AYDINER) 1.070 Euro (bin yetmieuro),  
10  
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Đlimdar GÜRBULAK’a 190 Euro (yüz doksan euro),  
Đsmail AKGÜN’e 1.070 Euro (bin yetmieuro),  
Đsmail ÇETĐN’e 1.070 Euro (bin yetmieuro),  
Đsmail OKSAL’a 190 Euro (yüz doksan euro),  
Kazım SEL’e 190 Euro (yüz doksan euro),  
Kemalettin YILMAZ’a 1.070 Euro (bin yetmieuro),  
Mahir GÖKBULUT’a 625 Euro (altı yüz yirmi beeuro),  
Mehmet OKAY’a 625 Euro (altı yüz yirmi beeuro),  
Mehmet YILMAZ’a 625 Euro (altı yüz yirmi beeuro),  
Mevlüt AKLIBAINDA’ya 1.070 Euro (bin yetmieuro),  
Murat ALAV’a 1.260 Euro (bin iki yüz altmıeuro),  
Murat ZÜLFĐKAR’a 625 Euro (altı yüz yirmi beeuro),  
Necdet YAVUZ’a 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beeuro),  
Sadık ALTUNKAYA’ya 1.070 Euro (bin yetmieuro),  
Salim ER’e 190 Euro (yüz doksan euro),  
Sami ÇINAR’a 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beeuro),  
Sedat AYDIN’a 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beeuro),  
evki YAZGAN’a 190 Euro (yüz doksan euro),  
Seyfi KAYAOĞLU’na 190 Euro (yüz doksan euro),  
Süleyman VARICI’ya 625 Euro (altı yüz yirmi beeuro),  
Ziyaver ERDEN’e 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beeuro),  
Manevi tazminatla ilgili olarak AĐHM, yukarda yer alan bilgiler ve bu alandaki içtihadı  
dikkate alındığında AĐHS’nin 41. maddesi uyarınca hakkaniyet uygun olarak bavuranların  
her birine 300 Euro ödenmesinin makul olacağı kanaatindedir.  
B. Masraf ve Harcamalar  
Bavuranlar AĐHM önünde yapılan masraf ve harcamalar için 9.145 Euro [yaklaık  
5.030 Euro] talep etmektedirler. Bununla ilgili olarak bavuranlar, avukatları tarafından  
hazırlanan ve Yapı Yol Sen sendikası için yaptığı hizmetlerine karılık gelen 30 Ocak 2003 ve  
30 Haziran 2004 tarihlerini kapsayan 18 adet avukatlık ücret belgesi sunmaktadırlar.  
Bavuranlara göre avukatlarının temel yükümlülüğü AĐHM önündeki davanın takip edilmesi  
ilemidir. Bavuranlar aynı zamanda üç bavuru için de sendika ve avukatları arasında  
imzalanan ve AĐHM önünde yapılacak olan çalımalar için avukatlık ücretini 6.000 Y.T.L.  
[yaklaık 3.310 Euro] olarak saptayan sözlemeyi sunmaktadırlar. Ödemenin ilk kısmı için 15  
Kasım 2005 tarihinde yapılan 3.000 Y.T.L. tutarında bir fatura eklemektedirler. Söz konusu  
sözlemeye göre AĐHM önünde görülen davanın kazanılması durumunda sendika tarafından  
avukata 6.000 Y.T.L. [yaklaık 3.310 Euro] tutarında ödeme yapılacaktır.  
Hükümet aırı bulduğu bu rakamlara itiraz etmektedir.  
AĐHM’nin içtihadı uyarınca, bir bavurana ancak gerçekten yapılan, gerçekliği ve  
gerekliği kanıtlanmıve makul miktardaki masraf ve harcamalar geri ödenebilmektedir.  
AĐHM mevcut davada, elindeki mevcut unsurlar ve yukarıda ifade edilen kriterler uyarınca  
AĐHM önünde görülen dava için bavuranlara toplu olarak 5.000 Euro ödenmesinin makul  
olacağı kanaatindedir.  
11  
C. Gecikme faizi  
Gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına  
uygulağı faiz oranına üç puanlık bir artıeklenmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavuruların birletirilmesine;  
2.AĐHS’nin 11. maddesine ilikin olarak dile getirilen ikayetle ilgili olarak  
bavuruların kabuledilebilir ve geri kalan kısmının kabu edilemez olduğuna;  
3. AĐHS’nin 11. maddesinin ihlal edildiğine;  
4. a) AĐHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay  
içerisinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere Savunmacı  
Hükümet tarafından bavuranlara:  
i.maddi tazminat olarak  
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Ali KALKAN’a 1.070 Euro (bin yetmieuro),  
Atila YILDIZ’a 190 Euro (yüz doksan euro),  
Ayhan YILMAZ’a 1.260 Euro (bin iki yüz altmıeuro),  
Aykut KARPUZ’a 1.070 Euro (bin yetmieuro),  
Aye BAKAN’a 1.070 Euro (bin yetmieuro),  
Azize KARADA’a (DURMU) 625 Euro (altı yüz yirmi beeuro),  
Bilal ERTÜRK’e 625 Euro (altı yüz yirmi beeuro),  
Burhan ÖZDEMĐR’E 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beeuro),  
Cemal KAR’a 625 Euro (altı yüz yirmi beeuro),  
Çetin DĐNÇER’e 190 Euro (yüz doksan euro),  
Dilek SATILMI’a 625 Euro (altı yüz yirmi beeuro),  
Dündar BOZKURT’a 190 Euro (yüz doksan euro),  
Erdin AYDIN’a 625 Euro (altı yüz doksan beeuro),  
Erdoğan OKUL’a 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beeuro),  
Güven AKA’ya 1.070 Euro (bin yetmieuro),  
Güven KURUKAYA’ya 625 Euro (altı yüz yirmi beeuro),  
Halit ÇELĐK’e 190 Euro (yük doksan euro),  
Hasan GÜNEY’e 190 Euro (yüz doksan euro),  
Hasan KALDIRIM’a 190 Euro (yüz doksan euro),  
Hasan ULA’a 1.070 Euro (bin yetmieuro),  
Hayriye ÇAKMAK’a (AYDINER) 1.070 Euro (bin yetmieuro),  
Đlimdar GÜRBULAK’a 190 Euro (yüz doksan euro),  
Đsmail AKGÜN’e 1.070 Euro (bin yetmieuro),  
Đsmail Çetin’e 1.070 Euro (bin yetmieuro),  
Đsmail OKSAL’a 190 Euro (yüz doksan euro),  
Kazım SEL’e 190 Euro (yüz doksan euro),  
Kemalettin YILMAZ’a 1.070 Euro (bin yetmieuro),  
Mahir GÖKBULUT’a 625 Euro (altı yüz yirmi beeuro),  
Mehmet OKAY’a 625 Euro (altı yüz yirmi beeuro),  
Mehmet YILMAZ’a 625 Euro (altı yüz yirmi beeuro),  
Mevlüt AKLIBAINDA’ya 1.070 Euro (bin yetmieuro),  
12  
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Murat ALAV’a 1.260 Euro (bin iki yüz altmıeuro),  
Murat ZÜLFĐKAR’a 625 Euro (altı yüz yirmi beeuro),  
Necdet YAVUZ’a 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beeuro,  
Sadık ALTUNKAYA’ya 1.070 Euro (bin yetmieuro),  
Salim ER’e 190 Euro (yüz doksan euro),  
Sami ÇINAR’a 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beeuro),  
Sedat AYDIN’a 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beeuro),  
evki YAZGAN’a 190 Euro (yüz doksan euro),  
Seyfi KAYAOĞLU’na 190 Euro (yüz doksan euro),  
Süleyman VARICI’ya 625 Euro (altı yüz yirmi beeuro),  
Ziyaver ERDEN’e 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beeuro),  
ii. manevi tazminat için bavuranların her birine 300 Euro (üç yüz euro);  
iii.masraf ve harcamalar için bavuranlara toplu olarak 5.000 Euro (bebin euro)  
ödenmesine;  
b) Söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar,  
Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eit oranda basit faizin uygulanmasına;  
5. Adil tazmine ilikin olarak dile getirilen taleplerin reddedilmesine;  
Karar vermitir.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM iç tüzüğünün 77 § 2. ve 3.  
maddelerine uygun olarak 17 Temmuz 2007 tarihinde yazıyla bildirilmitir.  
.
13  
EK  
BAVURANLARIN ĐSĐM LĐSTESĐ  
Bavuru no: 74611/01  
1. Dilek SATILMI(1962 doğumlu)  
2. Mehmet OKAY (1962 doğumlu)  
3. Necdet YAVUZ (1967 doğumlu)  
4. Bilal ERTÜRK (1969 doğumlu)  
5. Mahir GÖKBULUT (1963 doğumlu)  
6. Burhan ÖZDEMĐR (1971 doğumlu)  
7. Erdin AYDIN (1960 doğumlu)  
8. Sedat AYDIN (1971 doğumlu)  
9. Mehmet YILMAZ (1964 doğumlu)  
10. Cemal KAR (1961 doğumlu)  
11. Süleyman VARICI (1964 doğumlu)  
12. Ziyaver ERDEN (1964 doğumlu)  
13. Sami ÇINAR (1968 doğumlu)  
14. Erdoğan OKUL (1968 doğumlu)  
15. Güven KURUKAYA (1969 doğumlu)  
16. Azize KARADA(DURMU) (1973 doğumlu)  
17. Murat ZÜLFĐKAR (1964 doğumlu)  
Bavuru no: 26876/02  
1. Ayhan YILMAZ (1968 doğumlu)  
2. Murat ALAV (1969 doğumlu)  
3. Salim ER (1960 doğumlu)  
4. Hasan GÜNEY (1968 doğumlu)  
5. evki YAZGAN (1968 doğumlu)  
6. Dündar BOZKURT (1966 doğumlu)  
7. Halit ÇELĐK(1967 doğumlu)  
8. Đlimdar GÜRBÜLAK (1969 doğumlu)  
9. Çetin DĐNÇER (1969 doğumlu)  
10. Atila YLDIZ (1962 doğumlu)  
11. Seyfi KAYAOĞLU (1970 doğumlu)  
12. Hasan KALDIRIM (1968 doğumlu)  
13. Kazım SEL (1970 doğumlu)  
14. Đsmail OKSAL (1971 doğumlu)  
Bavuru no: 27628/02  
1. Đsmail AKGÜN (1969 doğumlu)  
2. Ziyaver ERDEN (1964 doğumlu)  
3. Hasan ULA(1963 doğumlu)  
4. Necdet YAVUZ (1967 doğumlu)  
5. Đsmail ÇETĐN (1966 doğumlu)  
6. Murat ALAV (1969 doğumlu)  
14  
7. Ali KALKAN (1968 doğumlu)  
8. Aye BAKAN (1968 doğumlu)  
9. Güven AKA (1966 doğumlu)  
10. Mevlüt AKLIBAINDA (1960 doğumlu)  
11. Sadık ALTUNKAYA (1966 doğumlu)  
12. Kemalettin YILMAZ (1962 doğumlu)  
13. Burhan ÖZDEMĐR (1971 doğumlu)  
14. Erdoğan OKUL (1968 doğumlu)  
15. Sedat AYDIN (1971 doğumlu)  
16. Sami ÇINAR (1968 doğumlu)  
17. Aykut KARPUZ (1966 doğumlu)  
18. Hayriye ÇAKMAK (AYDINER) (1974 doğumlu)  
19. Ayhan YILMAZ (1968 doğumlu)  
15