haklardan iç hukukta faydalanmalarını sağlama yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden
kaynaklandığı takdirde, Sözleꢀmeci Devlet bundan sorumlu tutulacaktır (Wilson & Ulusal
Gazeteciler Birliği ve diğerleri-Birleꢀik Krallık, no: 30668/96, 30671/96 ve 30678/96;
Gustafsson-Đsveç, 25 Nisan 1996 tarihli karar, Derleme Kararlar ve Hükümler, adıgeçen
Demir ve Baykara kararı).
AĐHS’nin 11. maddesinde yer alan “çıkarlarını korumak için” ifadeleri önemlidir ve
AĐHS, sendikanın yapacağı toplu eylem yoluyla, sendika üyelerinin mesleki çıkarlarını
savunma özgürlüğünü güvence altına almaktadır. Sendika üyeleri tarafından gerçekleꢀtirilecek
olan bu eyleme Sözleꢀmeci Devletler tarafından izin verilmeli, eylemin geliꢀimi ve devamı
sağlanmalıdır. O halde sendikanın, üyelerinin mesleki çıkarlarının korunması amacıyla
müdahale etmesi yasal olmalı ve üyeler, çıkarlarının korunması yolunda sendikalarının
seslerini duyurması hakkına sahip olabilmelidir (adıgeçen Belçika Ulusal Polis Sendikası;
adıgeçen Đsveç Lokomotif Sürücüleri Sendikası; adıgeçen Wilson & Ulusal Gazeteciler Birliği
ve diğerleri).
Grev yapma hakkı ile ilgili olarak AĐHM, her ne kadar 11. maddede bu hak açık bir
ꢀekilde ifade edilmemiꢀse de bu hakkın tanınması, hiç kuꢀkusuz en önemli sendikal haklardan
bir tanesini teꢀkil etmektedir. Bu hakkın yanı sıra sendika özgürlüğü ile ilgili pek çok hak da
mevcuttur. Üstelik Sözleꢀmeci Devletler’in sendikal özgürlüğü sağlamak amacıyla
izleyebilecekleri pek çok yol bulunmaktadır (Schmidt ve Dahlström; UNISON- Birleꢀik
Krallık (karar), no: 53574/99).
b) Đlkelerin uygulanması
AĐHM dava konusu tedbirin, 657 sayılı Kanun’un 12 § 2. maddesine dayandığını ve
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin bu Kanun’un, devlet memurlarına iꢀe gelmeme ya da iꢀ
yavaꢀlatma eyleminin yasaklandığı 125 A maddesi hükümlerine atıfta bulunduğunu tespit
etmektedir. AĐHM bu bakımdan incelendiğinde dava konusu tedbirin yasal dayanağının
bulunduğunu not etmektedir.
AĐHM, kamu hizmetinin sağlıklı bir ꢀekilde iꢀlemesini kesintiye uğratabilecek
karıꢀıklıkları engellemeyi amaçladığından söz konusu tedbirin, kamu düzenin korunması gibi
meꢀru bir amaç taꢀıdığını tespit etmektedir.
AĐHM, 6 Mart 1998 ve 29 ꢁubat 1999 tarihinde yapılan iꢀ yavaꢀlatma eylemlerinin,
baꢀvuranların üyesi oldukları sendika tarafından düzenlendiğini ve yetkili makamlara eylem
öncesinde haber verildiğini not etmektedir. Baꢀvuranlar mevcut olayda bir araya gelerek
barıꢀçıl toplantı yapma özgürlüklerini kullanmıꢀlardır (Bkz. mutatis mutandis, Ezelin-Fransa,
26 Nisan 1991 tarihli karar; Karaçay-Türkiye, no: 6615/03, 27 Mart 2007 tarihli karar).
AĐHM, baꢀvuranlara yüklenen sivil sorumlulukları dosyanın tamamı ıꢀığında
incelemiꢀtir. AĐHM’nin bunu yapmaktaki amacı, barıꢀçıl toplantı yapma özgürlüğünün önemi
dikkate alındığında bunun, hedeflenen meꢀru amaçla orantılı olup olmadığını tespit
edebilmektir. AĐHM, ilgili kiꢀilerin sivil sorumluklarının bulunduğunu belirten Asliye Hukuk
Mahkemesi kararlarının, çalıꢀma koꢀullarını savunmak amacıyla üyesi oldukları sendika
tarafından düzenlenen toplu eyleme katılmaları nedeniyle verildiğini not etmektedir. Ayrıca
Hükümet, devlet memurlarına iliꢀkin sendikal haklarla ilgili olarak 1997 yılından itibaren
yapılan önemli değiꢀikliklere rağmen, ulusal düzenlemeler devlet memurlarına hiç ayrım
yapmaksızın toplu hareket ve eylem yapma yasağı getiriyorken, sendikanın baꢀka barıꢀçıl
9