verebilmek için, iç hukukta görülen davanın sonucunu bilmenin gerekli olduğu kanaatindedir.
Bunun sonucu olarak, ulusal mahkemeler önünde görülen davanın bu aꢀamasında, söz konusu
ꢀikâyetin zamanından önce sunulduğu anlaꢀılmaktadır. Bu nedenle, baꢀvuranın 1 Nolu Ek
Protokol’ün 1. maddesine dayalı ꢀikâyeti, AĐHS’nin 35. maddesinin 1 ve 4. paragrafları
anlamında iç hukuk yolları tüketilmediği için kabuledilemez niteliktedir.
Yukarıdaki tespitleri göz önüne alan AĐHM, Hükümetin zaman bakım ından itirazı
hakkında karar vermeyi gereksiz bulmaktadır.
IV. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
Pirozhan Çetinkaya’nın mirasçıları (Mahfuz Yalçı, Abdülkerim Yalçı, Mustafa Yalçı,
A b d u r r a h m a n Y a l ç ı v e M e k i y e Y a l ç ı ) u ğradıkları maddi zararın karꢀılığı olarak herbiri için
28 491 Euro (EUR) talep etmektedir. Mehmet Çetinkaya’nın mirasçıları (Mehmet Mekkin
Çetinkaya, Abdülkadir Çetinkaya, Nurhan Çetinkaya (Aygül), Đlmiye Çetinkaya (Olgun),
Muhterem Çetinkaya ve Ahmet Çetinkaya) bu baꢀlık altında herbiri için 118 715 Euro talep
etmektedir. Öte yandan, Selahattin Çetinkaya’nın mirasçılarından Makbule Çetinkaya 35 610
Euro talep ederken, diğer on mirasçı (Aysel Çetinkaya (Dağ), Mehmet Veysi Çetinkaya,
Mehmet Erdal Çetinkaya, Mehmet Vasfi Çetinkaya, Mehmet Çetinkaya, Đpek Çetinkaya
(ꢁengül), Mehmet Faruk Çetinkaya, Osman Çetinkaya, Nedret Çetinkaya ve Süleyman
Çetinkaya) kiꢀi baꢀına 10 683 Euro istemektedir.
AĐHM, tespit edilen ihlal ile istenen meblağlar arasında nedensellik bağı görememekte ve
dolayısıyla bu talebi reddetmektedir.
Baꢀvuranlar, manevi tazminat olarak her biri için 10 000 Euro talep etmektedir. Yargılama
ma s r a f v e gid e r ler i i ç i n hi çb i r t a l ep d i l e ge t ir il me mi ꢀtir.
Hükümet, bu taleplere itiraz etmektedir.
AĐHM, her ꢀeyden önce AĐHS’nin bir hükmünün ihlal edildiği sonucuna vardığında ilgili
ꢀahsa uğradığı zarar karꢀılığında bir manevi tazminat ödenmesine hükmedebileceğini
hatırlatmaktadır. Bu tutar, söz konusu ihlalin sonucunda ortaya çıkan tedirginlik, sıkıntı ve
belirsizliğin telafisi içindir (bakınız Portekiz aleyhine Comingersoll S.A. davası [GC],
no 35382/97, prg. 29, CEDH 2000-IV; Yunanistan aleyhine Arvanitaki-Roboti ve diğerleri
davası [GC], no 27278/03, prg. 27, CEDH 2008-...; ve Yunanistan aleyhine Kakamoukas ve
diğerleri davası [GC], no 38311/02, prg. 39, 15 ꢁub a t 2 0 0 8 ) .
Birlikte hareket eden bir grup insanın aynı olgu ve hakları savunarak ve aynı amaca
y ö n e l i k g e r e k ç e l e r l e a ç t ı ğı bir davada, yargılama süresinin uzunluğu nedeniyle AĐHS’nin 6.
ma d d e s i ni n ç i ğnendiği tespit edilirse, baꢀvuranların herbiri, prensip itibariyle ve uygulanacak
kıstaslara halel getirmeden, bireysel olarak manevi tazminat talep edebilirler (bakınız,
özellikle, Yunanistan aleyhine Arvanitaki-Roboti ve diğerleri davası [GC], no 27278/03, § 29,
CEDH 2008-... ; ve Yunanistan aleyhine Kakamoukas ve diğerleri davası [GC], no 38311/02,
prg. 41, 15 ꢁubat 2008).
Bir grup baꢀvuran, ihtilaflı ulusal yargılamanın sadece baꢀlangıçtaki tek tarafıyla
arasındaki hukuki bir bağlantı varlığına dayanarak mağdur sıfatı kazandığında durum
farklıdır. Örneğin baꢀlangıçtaki tarafın vefat etmesi neticesinde hak sahiplerinin baꢀvurması
y a d a i f l a s s o n r a s ı n d a m a l v a r l ı ğını yönetenlerin isteği üzerine dava konusu edilmesi
durumunda veya alacak devrinde böylesi bir durum ortaya çıkabilir. AĐHM’nin tutar üzerinde
5