COUNCIL  
A V R U P A  
OF E U R O P E  
KONSEYİ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
ÖZER VE DĐĞERLERĐ – TÜRKĐYE  
(Bavuru no. 42708/98)  
KARAR  
STRAZBURG  
20 Aralık 2005  
Bu karar AĐHS’nin 44 § 2 maddesinde belirtilen artlarda kesinlik kazanacaktır. Ancak, ekle  
ilikin değiiklik yapılabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Özer ve Diğerleri – Türkiye davasında,  
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (Đkinci Daire),  
Bakan J.-P. COSTA,  
Yargıçlar A.B. BAKA,  
R. TÜRMEN,  
K. JUNGWIERT,  
M. UGREKHELIDZE,  
D. JOČIENĖ,  
D. POPOVIĆ ve  
Bölüm Sekreteri S. DOLLÉ’nin katılımı ile kapalı oturumda 29 Kasım 2005 tarihinde  
toplanve anılan tarihte izleyen kararı vermitir:  
USUL  
1. Dava, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözlemesi’nin (“Sözleme”) eski 25.  
maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, on bir Türk vatandaı olan, Saffet Özer  
(Aksungur), Hüsnü Aksungur, Sabri Aksungur, Muharrem Aksungur, Hafize Uğuz (Özer),  
Đsmail Aksungur, Rahmi Özer, Sinan Özer, Akkız Çelik, Nazife Aksungur ve Recep  
Aksungur (“bavuranlar”) tarafından, 2 Haziran 1998 tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları  
Komisyonu’na (“Komisyon”) yapılan bavurudan (no. 42708/98) kaynaklanmaktadır.  
2. Bavuru, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne, Avrupa Đnsan Hakları  
Sözlemesi’nin 11 No.’lu Protokol’ünün yürürlüğe girdiği tarih olan, 1 Kasım 1998’de  
iletilmitir (11 No.’lu Protokol’ün 5 § 2. maddesi).  
3. Bavuranların temsilcisi, 19 Kasım 2001 tarihli bir mektupla, Avrupa Đnsan Hakları  
Mahkemesi’ne, bavuran Đsmail Aksungur’un 28 Ekim 2001 tarihinde ölmüolduğunu ve  
varisleri Sabri Aksungur, Muharrem Aksungur ve Recep Aksungur’un onun bavurusunu  
sürdürmek istediklerini bildirmitir.  
4. Bavuranlar, Ankara Barosu’na bağlı avukat G.C. Ekioğlu tarafından temsil  
edilmitir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) AĐHM huzurundaki ilemler için bir Ajan tayin  
etmemitir.  
5. 2 Ekim 2001 tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi, bavuruyu Hükümet’e  
bildirmeye karar vermitir. Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi, 17 Mart 2005 tarihli bir  
mektupla, taraflara, AĐHS’nin 29 § 3. maddesi uyarınca, bavurunun hem esaslarına hem de  
kabuledilebilirliğine ilikin karar vereceğini bildirmitir.  
OLAYLAR  
I. DAVA OLAYLARI  
1
6. 1993 yılında, inter alia, otoyol inaatından sorumlu bir Devlet kuruluu olan Devlet  
Karayolları Genel Müdürlüğü, bavuranlara ve diğer birkaç kiiye ait olan Ankara’daki bir  
arsanın bir bölümünü kamulatırmıtır. Bir uzmanlar kurulu bavuranlara ait arsanın değerini  
takdir etmive böylece tespit edilen miktar kamulatırma gerçekletiğinde ödenmitir.  
7. 28 Aralık 1993 tarihinde, yirmi bir ortak mal sahibi ile birlikte bavuranlar, Ankara  
Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açmıve artan tazminat talebinde bulunmulardır.  
8. 14 Eylül 1994 tarihinde, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi, davacılara, 15 ubat  
1993 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 5.305.080.000 Türk Lirası (TL) (yaklaık  
126.200 Euro (Euro)) ek kamulatırma tazminatı artı mahkemenin karar tarihinde geçerli olan  
yasal oranda faizin ödenmesine karar vermitir. Bavuranlara ödenmesine karar verilen  
tazminat miktarı 2.269.264.010 TL’dir (yaklaık 53.980 Euro).  
9. 30 Ocak 1995 tarihinde, Yargıtay ilk derece mahkemesinin kararını onamıtır.  
10. 17 ubat 1998 tarihinde, yönetim, davacılara toplam 13.208.453.000 TL (yaklaık  
53.900 Euro) ödemitir. Bavuranlar 5.649.955.705 TL (yaklaık 23.000 Euro) almıtır.  
II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK VE UYGULAMA  
11. Đlgili iç hukuk ve uygulama 23 Eylül 1998 tarihli Aka – Türkiye kararında (Reports  
of Judgments and Decisions 1998-VI, §§ 17-25) ortaya konmaktadır.  
HUKUK  
1. 1 NO.’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
12. Bavuranlar, arsalarının kamulatırılmasına müteakiben aldıkları ek kamulatırma  
tazminatına ilikin olarak kendilerine yetersiz faiz ödenmiolduğundan ve yetkililerin  
kendilerine ilgili miktarları ödemeyi geciktirmiolmasından ikayetçi olmulardır.  
Bavuranlar, 1 no. ’lu Protokol’ün 1. maddesine istinat etmilerdir, sözkonusu madde  
öyledir:  
“Her gerçek ve tüzel kiinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.  
Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koullara ve uluslararası hukukun  
genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.  
Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek  
veya vergilerin ya da baka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli  
gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”  
2
A. Kabuledilebilirlik  
13. Hükümet, bavuranların, Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin 35 § 1. maddesinin  
gerektirdiği gibi, iç hukuk yollarını tüketmemiolduklarını ileri sürmütür, zira Borçlar  
Kanunu’nun 105. maddesi uyarınca mevcut olan haktan uygun ekilde yararlanmamılardır.  
Bu hüküm uyarınca, kayıpların gecikme faizi miktarını aolduğunu göstermiolsalardı,  
ek kamulatırma tazminatı ödemesindeki gecikmeler sonucu maruz kalındığı iddia edilen  
kayıplar için tazminat hakları olabilirdi.  
14. AĐHM, Aka – Türkiye davasında (yukarıda anılan, §§ 34-37) benzer bir ön itirazı  
reddettiğini gözlemler. imdiki davada bundan farklı bir karar vermek için bir neden  
görmemektedir ve dolayısıyla Hükümet’in itirazını reddeder.  
15. Đçtihadında yer alan ilkelerin (bkz., diğer içtihatların yanı sıra, yukarıda belirtilen  
Aka kararı) ve elindeki bütün delillerin ıığında, bavurunun, esaslara ilikin inceleme  
gerektirdiği ve bavuruyu kabuledilmez saymak için hiçbir gerekçe olmadığı kararını verir.  
B. Esaslar  
16. AĐHM, bu davadaki konularla benzer konular ortaya koyan bazı davalarda, 1  
No.’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmitir (bkz. Akku– Türkiye, 9  
Temmuz 1997 tarihli karar, Reports 1997-IV, s. 1317, § 31, ve, yukarıda anılan, Aka, s. 2682,  
§§ 50-51).  
17. Hükümet tarafından sunulan olayları ve iddiaları incelemesi üzerine, AĐHM,  
önceki davalardaki kararlarından sapmasını sağlayacak hiçbir ey olmadığını  
değerlendirmitir. AĐHM, yerel mahkemeler tarafından ödenmesine karar verilen ek  
kamulatırma tazminatının ödemesindeki gecikmenin, kamulatırma makamına isnat  
olunabileceğine ve mal sahibinin kamulatırılmıarsanın kaybına ek olarak kayba maruz  
kalmasına sebep olduğuna karar verir. Bu gecikmenin ve ilemlerin süresinin bütün olarak  
sonucunda, AĐHM, bavuranların, kamu yararı gerekleri ve mal ve mülk dokunulmazlığına  
saygı gösterilmesini isteme hakkının korunması arasında muhafaza edilmesi gereken adil  
dengeyi bozan, kiisel ve haddinden fazla sıkıntı yaamak zorunda kalmıolduklarına karar  
vermitir.  
18. Sonuç olarak, 1 No.’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmitir.  
II. AVRUPA ĐNSAN HAKLARI SÖZLEMESĐ’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
19. AĐHS’nin 41. maddesi öyledir:  
“Mahkeme ibu Sözleme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek  
Sözlemeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği  
takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
3
A. Maddi ve manevi tazminat  
20. Bavuranlar, maddi zarar karılığında genel toplamda 175.000.000 Euro tazminat  
talep etmilerdir. Ayrıca, 70.000 Euro manevi zarar tazminatı talep etmilerdir.  
21. Hükümet onların taleplerine itiraz etmitir.  
22. AĐHM, Akkukararında (yukarıda anılan, ss. 2683-84, §§ 55-56) olduğu gibi aynı  
hesaplama yöntemini kullanarak ve ilgili ekonomik verileri göz önünde tutarak, bavuranlara,  
ortaklaa, 80.000 Euro maddi tazminat ödenmesine karar verir.  
23. AĐHM, bavuranların uğradığı herhangi bir manevi zarara karı, ihlal tespitinin  
balı baına yeterli bir tazmin oluturduğunu değerlendirir.  
B. Mahkeme masrafları  
24. Bavuranlar, ayrıca, yerel mahkemelerde ve AĐHM’de yapılan mahkeme  
masraflarına karılık 36.000 Euro talep etmitir.  
25. Hükümet onların taleplerine itiraz etmitir.  
26. Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi içtihadına göre, bavuran, ancak mahkeme  
masraflarının zorunlu olarak ve gerçekten yapıldığı ve miktarının makul olduğu kanıtlandığı  
durumda mahkeme masraflarının ödenmesi hakkına sahiptir. Bu davada, sahip olduğu  
bilgileri ve yukarıdaki kriterleri göz önünde tutan AĐHM, yerel ilemlerdeki mahkeme  
masrafları talebini reddeder ve AĐHM’deki ilemler karılığında 1.000 Euro tazminat  
ödenmesine karar vermeyi makul değerlendirir.  
C. Gecikme faizi  
27. AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere  
uygulağı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun  
olduğuna karar verir.  
BU SEBEPLERLE AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 1 No.’lu Protokol’ünün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
4
3. a) Sorumlu Devlet’in, bavuranlara, ortaklaa, aağıdaki miktarları artı ödeme gününde  
tabi olabilecek her türlü vergiyi, AĐHS’nin 44 § 2. maddesine göre kararın kesinletiği  
tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme günündeki kur üzerinden Yeni Türk Lirası’na  
dönütürmek üzere ödemesine:  
(i) 80.000 Euro (seksen bin Euro) maddi tazminat;  
(ii) 1.000 Euro (bin Euro) mahkeme masrafları;  
b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin aılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için  
yukarıdaki miktarlara Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli faizinin üç puan  
fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
4. Bavuranın adil tazmin talebinin kalanının reddine  
KARAR VERĐR.  
Đngilizce olarak hazırlanmıve Mahkeme Đç Tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3. maddesi  
uyarınca 20 Aralık 2005 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
S. DOLLÉ  
Sekreter  
J.-P. COSTA  
Bakan  
5