Sözkonusu mirasçılar, baꢀvuranın eꢀi Raziye Özkan (Özgen) ile Durkadın Özgen, Ümmehani
Özgen, Fatma Özgen, Huriye Özgen ve Osman Özgen’di.
12 Aralık 1978 tarihinde Yargıtay, bu kararı bozmuꢀtur.
27 Nisan 1979 tarihinde, Yargıtay, karar düzeltme baꢀvurusunu reddetmiꢀtir.
Davayı iadeten görmekte olan Kadastro Mahkemesi, 18 Haziran 1986 tarihinde, tapu
kaydında geçtiği ꢀekliyle, taꢀınmazın hudutlarının, dar vadilerden oluꢀtuğuna, bu nedenle de
değiꢀmez olarak değerlendirilemeyeceğine, öyle ki tapu kaydında tanımlanan alanın değiꢀmiꢀ
ve daha geniꢀ bir alanı kaplar hale gelmiꢀ olmasının mümkün olduğuna kanaat getirmiꢀtir.
Yeni bilirkiꢀi raporlarının ve tanıkların dinlenmesinin ardından, Mahkeme, kadastro kaydı
2
dıꢀında kalan 6.917 m lik kayalık bölge haricindeki ihtilaflı taꢀınmazın baꢀvuranlar adına
tescil edilmesine karar vermiꢀtir.
10 Mayıs 1988 tarihinde, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin, ihtilaflı taꢀınmazın zamanaꢀımı
yoluyla iktisaba konu olup olamayacağını araꢀtırmadığına kanaat getirerek, incelemenin
yetersiz yapıldığı gerekçesiyle bu kararı bozmuꢀtur.
18 Eylül 1989 tarihinde, Yargıtay, karar düzeltme talebini reddetmiꢀtir.
Davayı iadeten inceleyen Kadastro Mahkemesi, 29 Mayıs 1991 tarihinde yeni bilirkiꢀi raporu
ıꢀığında, Kadastro Mahkemesi, ihtilaflı taꢀınmazın 81.335 m2 geniꢀliğindeki kısmının,
zamanaꢀımı yoluyla iktisap uyarınca 1981 yılında ölen Bekir Özkan’ın mirasçılarının ve
Rüꢀtü Özgen’in adına müꢀterek olarak tescil edilmesine karar vermiꢀtir. Mahkeme ayrıca
Hazine’nin talebini kısmen haklı bulmuꢀ ve 52.945 m2 lik alanın da Hazine adına tescil
edilmesine karar vermiꢀtir. Bekir Özkan’ın mirasçıları Emine Özkan, Duran Özkan, Ömer
Özkan, Osman Özkan ve Ummahani Özkan’dı.
13 Haziran 1994 tarihinde, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını kısmen onamıꢀ ve
kanıtların değerlendirilmesinde ve hesaplamada hata yapıldığı gerekçesiyle de kararı kısmen
bozmuꢀtur. Yargıtay, 100 dönüme kadar olan alanlar için davalıların zamanaꢀımı yoluyla
iktisaptan yararlanma hakkına sahipken baꢀvuranlara verilen alanın yetersiz olduğunu
belirtmiꢀtir. Davalıların, zamanaꢀımı yoluyla iktisap uyarınca ek olarak 59.385 m2 lik alan
üzerinde hakları bulunmaktaydı.
15 Aralık 1995 tarihinde, Yargıtay, baꢀvuranların yaptığı karar düzeltme talebini, ilk derece
mahkemesinin kararını onayladığı kısım için reddetmiꢀ, buna karꢀın, kararını bozduğu kısmı
için kabul etmiꢀtir. Bu bağlamda Yargıtay, ihtilaflı taꢀınmazın sulanabilir bir alan olduğunu,
bu nedenle de 13 Haziran 1994 tarihli kararında belirtildiği gibi 100 dönümlük alana değil 80
dönümlük alana tekabül ettiğini belirlemiꢀtir. Böylece, Yargıtay, böylece bu konudaki kararını
düzeltmiꢀtir.
Davayı iadeten yeniden gören Kadastro Mahkemesi, 5 Mayıs 2000 tarihinde Yargıtay’ın
kararına uymuꢀ ve ek bilirkiꢀi raporunu göz önüne alarak kadastro planında ve bilirkiꢀi
raporunda belirtilen sulanabilir alandan 39.385 m2 lik bir bölümün baꢀvuranlara ek olarak
verilmesi gerektiğine kanaat getirmiꢀtir. Taꢀınmazın geri kalan kısmı, Hazine’ye verilmiꢀtir.
3