B. Esas
Hükümet, ihtilaflı müdahalenin yasa ile öngörüldüğünü, demokratik bir toplumda gerekli
olduğunu ve kamu düzeninin korunması gibi meꢁru amaç izlediğini savunmaktadır.
Hükümet’e göre, devletin bu konuda takdir yetkisi bulunmaktadır ve baꢁvuran hakkında
önceden verilen çok sayıdaki cezaların ardından uygulanmıꢁtır. Ayrıca Hükümet, radyo
yayınlarının etkisi göz önüne alındığında, ifade özgürlüğünü kullanırken baꢁvurana önemli
görev ve sorumluluklar düꢁtüğü kanaatindedir. Son olarak Hükümet, izlenen amaç göz önüne
alındığında otuz gün süreyle yayınların durdurulmasının baꢁvuranın ifade özgürlüğü hakkına
yönelik orantılı bir müdahale oluꢁturduğunu savunmaktadır.
Baꢁvuran, sözkonusu iddiaya karꢁı çıkmaktadır. Baꢁvuran, öncelikle, 3984 sayılı Kanunun 4
b) ve 33. maddelerinin, AĐHS’nin 10. maddesinin öngördüğü öngörülebilirlik koꢁullarını
karꢁılamadığını iddia etmektedir. Baꢁvuran, bilahare, hiçbir yorum katmadan aktardığı
haberin yazılı basında geniꢁ ꢁekilde yer aldığını ve bunlardan hiçbiri hakkında herhangi bir
ceza kovuꢁturmasının baꢁlatılmadığını ifade etmektedir. Son olarak, baꢁvuran, otuz gün süre
ile yayınların durdurulması tedbirinin bilgi ve fikir verme özgürlüğüne yönelik keyfi bir
müdahale oluꢁturmasından ꢁikayetçidir.
AĐHM, öncelikle, ihtilaflı tedbirin, AĐHS’nin 10/1 maddesi ile güvence altına alınan
baꢁvuranın ifade özgürlüğü hakkına yönelik bir müdahale oluꢁturduğu hususunun taraflar
arasında ihtilafa neden olmadığını kaydetmektedir.
AĐHM, müdahalenin öngörülebilirliğine iliꢁkin baꢁvuranın itirazına rağmen, Özgür Radyo
(no:1) kararında tespit ettiği üzere, sözkonusu müdahalenin yasa ile öngörüldüğünü ve
AĐHS’nin 10/2 maddesi anlamında kamu düzeninin korunması gibi bir meꢁru amaç izlediğini
gözlemlemektedir. AĐHM, mevcut davada farklı bir görüꢁü benimsemek için hiçbir neden
görememektedir.
Müdahalenin “demokratik bir toplumda gerekli olup olmamasının” incelenmesi AĐHM’ye
düꢁmektedir. Bu bağlamda AĐHM, konuya iliꢁkin içtihadından doğan genel ilkelere atıfta
bulunmaktadır (Bkz, Handyside- Birleꢁil Krallık, 7 Aralık 1976, Özgür Radyo (no:1), Radyo
France ve diğerleri-Fransa, baꢁvuru no: 53984/00 ve Radyo Twist, A.S. –Slovakya, baꢁvuru
no: 62202/00…). AĐHM, mevcut davadakine benzer sorunları ortaya koyan davaları
incelediğini ve AĐHS’nin 10. maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaꢁtığını hatırlatmaktadır
(Özgür Radyo (no:1) ve Özgür Radyo-Ses Radyo Televizyon Yayın Yapım ve Tanıtım A.ꢁ.-
Türkiye (no:2), baꢁvuru no: 11369/03, 4 Aralık 2007).
Mevcut davada AĐHM, öncelikle, ihtilaf konusu yayının, yazılı basında yer alan ve hakkında
hiçbir kovuꢁturma baꢁlatılmayan bir makaleyi yorumsuz olarak aktarmaktan ibaret olduğunu
tespit etmektedir. Bilahare AĐHM, sözkonusu yayında baꢁvuranın, alıntı yapıldığını belirterek
ve alıntı yapılan gazetenin adını ve yayınlandığı tarihi vererek ihtiyatlı davrandığını tespit
etmektedir; AĐHM, bu noktada gazetecilerden sistematik olarak ve açıkça, yapılan alıntının
içeriği ile aralarına mesafe koymalarını istemenin, belli bir dönemde var olan olay ve fikirler
konusunda basının toplumu bilgilendirme görevi ile bağdaꢁmadığını hatırlatmaktadır (Bkz,
Thoma-Lüksemburg, baꢁvuru no: 38432/97). Son olarak AĐHM, her ne kadar sözkonusu
yayın sırasında okunan bazı cümlelerin anlatılan olaya düꢁmanlığa sevk eden bir anlam
yüklemiꢁ olsa da sözkonusu bölümlerin alıntısı, ꢁiddet kullanımına, silahlı direniꢁe veya
baꢁkaldırıya yönelik bir övgü niteliği taꢁımamaktadır ve kin içeren bir söylem sözkonusu
4